enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,8248
EURO
53,4784
ALTIN
6.687,67
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C

Açıklanamayan İnfertilite (Nedeni Bilinmeyen Kısırlık) ve Stres

İnfertilite vakaları, kadın faktörlü, erkek faktörlü, her iki partnere de bağlı ve de açıklanamayan infertilite olarak gruplandırılmaktadır …

Açıklanamayan İnfertilite (Nedeni Bilinmeyen Kısırlık) ve Stres
22.03.2022
50
A+
A-

İnfertilite vakaları, kadın faktörlü, erkek faktörlü, her iki partnere de bağlı ve de açıklanamayan infertilite olarak gruplandırılmaktadır. Modern bilimsel çalışmaların herhangi bir sebep bulamadığı, tespit edilmiş herhangi bir tıbbi sorunun bulunamadığı infertilite türü açıklanamayan ya da nedeni bilinemeyen infertilite olarak adlandırılmaktadır.

İnfertilite hastalarının yaklaşık %10-15’i bu tanıyı almaktadır. Bu tanıyı almak çiftler üzerinde yıkıcı bir etki yaratmaktadır. Nasıl bir neden bulunamaz? Yine başladığınız noktaya geri dönmüşsünüzdür. 2-3 yıl öncesine belki de… Kendinizi tekrar karanlıkta bulmuşsunuzdur. 21.yy’da böyle bir tanıyı almak, Orta Çağ’da vebaya yakalanmak gibi hissettirir. Anksiyeteniz (kaygılarınız) artar; çünkü kimse nedenini tanımlayamaz. Bir şeyler yapabilmek için gücünüz kalmamış gibi hissedersiniz. Umutsuzluk hisleriniz beraberinde depresyonu getirebilir. Bu, şaşırtıcı bir durum değildir; çünkü anksiyete ve depresyon açıklanamayan infertilitede görülen en baskın duygusal tepkilerdir.

Durumu aileniz ve arkadaşlarınızla konuşmak çok daha zor gelir; çünkü açıklayacak bir şey bulamazsınız, verecek cevabınız yoktur. Bu durumları yaşıyor olmak sadece sizin bu sıkıntıya sahip olduğunuz anlamına gelmez. Yürütülen bir araştırma, açıklanamayan infertiliteye sahip hastaların, diğerlerine göre daha fazla sosyal zorlanma yaşadıklarını ortaya koymuştur. Diğer bir çalışma, açıklanamayan infertilite hastalarının tüp bebek tedavilerinden birkaç yıl sonra bile hala ailelerine ve çevrelerine bu durumun nedenini açıklayamamaları yüzünden gerginlik yaşadıklarını bulgulamıştır.

Nedeni bilinmeyen infertiliteyi stresle açıklayabilir miyiz?

Bunun için öncelikle stresin vücudumuzda ne gibi değişiklikler yarattığını, doğurganlığımıza olan etkilerinin neler olduğunu bilmemiz gerekir.

Stres sırasında adrenalin hormonu salgılanır. Bu hormon aynı zamanda stresli durumlardan, tehlikeden kaçmamızı da sağlar. Aynı zamanda adrenalin hormonu, doğurganlık için önemli olan progesteronun kullanılmasına da engel olur. Bunların dışında, stres altındayken vücudumuz daha fazla prolaktin hormonu salgılar bu da gebelik oluşmasına engel olabilir.

Vücudumuz çok ağır bir stres altındayken hamile kalmamamız gerektiğini bilir. Onun önceliği, bizi tehlikenin dışında tutmaktır. Yoğun stres altındayken, yani tehlike etrafımızdayken, beynimiz, fetüsün bakımını sağlayabileceğimiz konusunda bize tam olarak güvenemez. O durumda üreme lüks bir tutkuya dönüşmüştür. Ama beyin bize “dur” der, stresin yarattığı etkileri vücutta yaşatmaya yönelir. Kaslarımızda gerilimler oluşur, göz bebeklerimiz genişler, çevrede olup bitene karşı aşırı duyarlı hale geliriz, kan basıncımız artar, kalp atış hızımız artar. Bütün bunlar da bedeni yorar. Vücudumuz, hamilelikte yorgun ve sıkıntılı olmamamız gerektiğini bilir. Bu yüzden gebe kalmamıza engel olabilir. Ayrıca bu belirtiler (kan basıncının artması, kalp atış hızının artması, gözbebeklerinin büyümesi vb.) stres anında harekete geçen sempatik sinir sistemi tarafından ortaya çıkarılır. Ve bu sistem harekete geçtiğinde rahme ve yumurtalıklara daha az kan akışı sağlanır bu da üreme fonksiyonlarının görevini aksatabilir.

Bütün bunlarla birlikte “Acaba stres ile baş edemiyor muyum?” sorusu ile fazlaca baş başa kalmak da stres düzeyini arttıran, tüm sorumluluğu üzerimize yükleyen ve üreme sistemimizi bu kısır döngü içerisinde etkileyen bir faktördür.

Araştırmalar, infertilite konusunda çalışan uzmanlar tarafından psikolojik danışmanlık almanın, bu durumun belirsizliğiyle baş etme konusunda yardımcı olacağını söylemektedir. Danışmanlık almak ayrıca hastaların kontrol edilebilir diğer yaşam alanlarına odaklanmalarını ve iyi hissetmelerini sağlayabilir.

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.