enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9019
EURO
53,3165
ALTIN
6.474,74
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
22°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C

İNVİSALİGN AMA NEDEN?

Son yıllarda erişkin ortodontisi hem hekimler hem de hastalar açısından değerlendirildiğinde, üzerinde oldukça yoğunlaşılan ve ilgi duyulan bir …

İNVİSALİGN AMA NEDEN?
07.04.2022
53
A+
A-

Son yıllarda erişkin ortodontisi hem hekimler hem de hastalar açısından değerlendirildiğinde, üzerinde oldukça yoğunlaşılan ve ilgi duyulan bir alandır.
1999’da yapılan başka bir çalışmaya göre, ortodontik tedavi görmek isteyen yetişkin hasta sayısında azalma olduğu ve biyolojik ya da teknolojik yeni buluşlar olmadan sayının artmayacağı bildirilmiştir. Erişkinler, örneğin; Amerika’da tedavi gören hastaların çok küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Ancak bu düşük oran, erişkinlerin ortodontik tedaviye olan ihtiyaçlarında bir azalma olduğu anlamına gelmez. Buttke ve Proffit’in yapmış olduğu bir araştırmaya göre, erişkinlerdeki malokluzyonların frekansının çocuklarda yahut adolesanlarda rastlanılandan hiçte az olmadığı, hatta eşit ve bazı durumlardaysa fazla dahi olduğu görülmüştür. Amerika’da erişkinlerde en sık rastlanılan problemler, çapraşıklık ve dişleri arasındaki açıklıklardır; çapraşıklık, erkeklerde %14 oranında , bayanlarda %24 oranında , dişler arasındaki açıklık ise, erkeklerde %13, bayanlarda %8 oranında karşı karşıya kalınan bir problemdir.
Erişkinler ortodontik tedaviye olan ihtiyaçlarına rağmen, sıklıkla standart ortodontik tedavi araçları olan bant, braket ve telleri kullanmayı reddederler. Bunun nedeni, ortodontik tedaviye bağlı ağrı, rahatsızlık korkusu ve estetik kaygılardır. Ayrıca erişkinler ortodontik tedaviye bağlı renkleşme ve kötü koku problemlerinden daha fazla rahatsız olmaktadırlar. Buna ek olarak, hijyen ve periodontal sağlık (dişeti ve çevre dokular), erişkin ortodontisini daha da karmaşık hale getirmektedir. Erişkinler kemik ve ataşman kaybına, adolesanlara oranla daha yatkındırlar.
Şunu da belirtmek gerekir ki; ortodontik tedavi görmek isteyen erişkin hastaların büyük çoğunluğu nüks vakalarıdır. Nüksün derecesi, tedavi sonrasındaki normal büyüme ve yaşlanmaya da bağlıdır. Ancak normal yaşla gelişen olaylar ve nükse bağlı olanlar arasında ayrım yapmanın kesin bir yolu yoktur. Nüks görülen hastaların bir kısmı, yeniden braket takmaktan çekinmektedir. Ancak eğer nüks çok ağır ise, sabit uygulamalar tedavi için tek seçenek olmaktadır.
Değişen dünya düzeni içerisinde erişkinler, dış görünüşlerinin profesyonel ve kişisel yaşamlarına etkisinin daha fazla farkına varmaya başlamışlardır. Bu noktada erişkin hasta bir ikilemle karşı karşıya kalmaktadır; hasta kendi tedavisi için gerekli ancak estetik olarak çok da tercih etmek istemeyeceği standart ortodonti mekaniklerini mi kullanacak ve yahut çevresini ve en başta kendisini yine en fazla estetik olarak rahatsız eden haliyle mi yaşamaya devam edecektir.
Bu bağlamda gelişen dijital teknolojilerin de yardımıyla modern ortodonti kuramı içinde, geleneksel bant, braket ve ark tellerine alternatif olabilecek, yeni bir sistem olan ve bir seri şeffaf, takılıp çıkarılabilir polimerik alignerların kullanılarak anomalilerin aşamalı olarak uzun vadeli bir öngörüyle tedavisi felsefesine dayanan ‘İnvisalign’ ciddi olarak yer almaya başlamıştır.
Erişkin ortodonti hastalarını yukarıda bahsi geçen ikilemden büyük oranda kurtaran estetik avantajlarından başka bu sistemin diğer başka avantajlarından da bahsedebiliriz; Oral hijyen uygulamalarına engel olmaması, yeme-içmede daha rahat olunması ve oluşabilecek dekalsifikasyon, çürük, dişeti iltihabı ve diğer periodontal rahatsızlıkların risklerini azaltması bunlar arasında sayılabilir.
Ayrıca klinisyen ve hasta için avantaj olarak bahsedebilecek bir diğer unsur da tedavi daha başlamamışken, tedavi sonu durumu görebilmek ve değerlendirmektir. Bu aşamada değişik görsel perspektiflerden yaklaşılarak, düşünülen olası tedavi değiştirilebilir veya geliştirilebilir. Bu görsel tedavi planı hastayla klinisyen arasında güçlü bir diyaloğu da beraberinde getirir, hastalar kendi kişisel tedavi planını, ağız yapısının, dişlerinin tedavinin hangi aşamasında ne durumda olacağını ve kapanışını rahatlıkla görüp bunu takip edebilirler, böylece kendi tedavi prosedürlerine en az hekim kadar sahip çıkma olanağına da sahip olurlar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.