enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,8248
EURO
53,4784
ALTIN
6.687,67
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Açık
30°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Açık
27°C

Geştalt Terapi Yaklaşımı’nda Fenomenolojik Bakış Açısı

Fenomen (görüngü) sözcüğü Fransızca kökenlidir ve “Duyularla algılanabilen şey” anlamına gelmektedir (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fenomen …

Geştalt Terapi Yaklaşımı’nda Fenomenolojik Bakış Açısı
13.04.2022
169
A+
A-

Fenomen (görüngü) sözcüğü Fransızca kökenlidir ve “Duyularla algılanabilen şey” anlamına gelmektedir (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fenomen). Fenomenoloji ise Edmund Husserl tarafından kurulan bir felsefe akımı ya da yöntemidir. Bu akım mutlak gerçeği reddetmektedir. Çünkü gerçeklik daima kendisine yönelmiş olan bir bilinç tarafından algılanmaktadır. Yani gerçeklik kendisine yönelen bilinç tarafından görülen, algılanan ve bilincine varılan bir şeydir. Öyle ise, dünya deneyimlerinin tamamı, bilinç tarafından kurulmuştur. Fenomenolojik yaklaşıma göre, bir durumu oluşturan çeşitli olasılıklar, o anda o durumun oluşmasında rol oynayan kişi tarafından tecrübe edildikleri öznellik ile çalışılmalıdır. Tek bir nesnel ya da mutlak doğruya ulaşmak mümkün değildir; sadece gerçekliğin öznel yorumlarına ulaşılabilir (Mackewn, 2004, sy. 58 – 59). Fenomenolojik bakış açısı ile disiplinlerin inceleme alanı nesnel olgulardan öznel algılara yönelmiştir. Bu felsefi akım birçok düşünürü ve farklı disiplinlerden bilim insanlarını etkilemiştir (Keskin, 2002). Gestalt Terapi Yaklaşımı da fenomenolojik bakış açısından etkilenen yaklaşımlardan biridir.

Varoluşsal olarak insanoğlunun tecrübelerinin evrensel ya da nihai bir anlamı yoktur. Ancak insanoğlu anlam arayışı içindeki bir varlıktır; bu nedenle bireyler yaşadıkları tecrübelerin ya da çevrelerinin çeşitli yönlerine anlamlar yüklerler. Bireyin algıladığı çevresine yüklediği bu anlamlar o bireye özgüdür. Yani fenomenoloji; kişinin, kendisini ve çevresini kendine özgü bir şekilde algılama ve anlama biçimi olarak tanımlanabilir (Estrup, 2000; akt. Daş, 2014, sy. 12). Fenomenolojik bakış açısına göre önemli olan bir olayın durumun ya da nesnenin genel olarak taşıdığı anlam değil; o kişi için o an ve mekanda taşıdığı spesifik ve öznel anlamdır (Mackewn, 1999, 60; akt. Daş, 2014, sy. 12). Her şeyin anlamı o kişiye ve içinde bulunduğu duruma, ana özgüdür (Daş, 2014, sy. 13).

Fenomenolojik yaklaşımın Gestat Terapi Yaklaşımı’na katkıları kuramsal alanla sınırlı kalmamıştır. Gestalt Terapi Yaklaşımı’nın uygulamalarında da fenomenolojik bakış açısının etkileri görülmektedir. Fenomenolojik bakış açısına göre her şeyin anlamı o kişiye ve içinde bulunduğu duruma, ana özgü olduğu için; Gestalt Terapi Yaklaşımı’nda asla yorumlara ve genellemelere yer verilmez. Çünkü yorumlamanın ve genellemenin temelinde “kişiye özgülük” değil “herkese özgülük” vardır (Daş, 2014, sy. 13). Fenomenolojik bakış açısını terapi ortamına yansıtabilmek amacı ile bir Gestalt terapisti o ana kadar edindiği eski yorum ve varsayımlardan uzaklaşıp o andaki tecrübelere odaklanmalı ve onları temel almalıdır. Görüşme sırasında, genelleme ve yorumlamalar yapmak yerine, danışan ile ortak yaratılan çevrenin çeşitli boyutlarına dikkati çekmeli ve bunları betimlemelidir (Mackewn, 2004, sy. 60). Örneğin terapist danışanın oturma biçimini betimleyerek bu oturma biçiminin anlamını danışana sorabilir. Çünkü bir kişinin o anda öyle oturuyor olmasının; üşüyor olması, kızgın olması, utanıyor olması, yalnız hissediyor olması gibi pek çok nedeni olabilir. O kişinin o anda öyle oturmasının o kişi için taşıdığı anlamı ancak o kişi bilebilir (Daş, 2014, sy. 13).

Fenomenolojik bakış açısı ile hareket eden Gestalt terapistinin dikkat etmesi gereken bir nokta daha bulunmaktadır. Terapist o andaki tecrübelerin farklı boyutlarının her birine (düşünce, duygu, bedensel duruş, danışmanın kendi duyumları vb.) eşit derecede önem vermelidir. Yani bu boyutların her birini bir öncelik sıralaması gözetmeden belirtmelidir (Mackewn, 2004, sy. 61).

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.