İnsan olmak, kendini tanımak o kadar zor ki. Üstelik kendi dünyanı, varoluşunu bilemeden öteki ile yan yana gelmek… Bir ilişki yaşayabilmek için kendine bakabilmek, iyi ve kötü parçalarını tanıyabilmek, yaşam amacını, ideallerini, hayallerini bilebilmek, arzularını fark etmek gerekir. Yan yana ama ilişki kuramayan o kadar çok insan var ki? Evli, sevgili, arkadaş, dost, fark etmiyor. Günümüz insanı, hem kendiyle, hem diğeri ile hem doğa, hem hayvan, hem nesneler ile uzay boşluğunda temassız bir şekilde yaşayıp gitmekte… Markalı çantalar, ayakkabılar, lüks mekanlar, bindiği araba, yaşadığı muhit, mesleği, sosyal medya beğenileri vs. üzerinden kendini ve diğerlerini tanımlamakta.

Peki bütün bu tanımladığın şeyler dışında bir sen varsa içeride? Derinlerde…
Üstünü örtüyoruz o tanımlanan nesnelerle, kavramlarla…Çoğu insan bunu yapıyor ve giderek artan bir ivme ile de yapmaya devam edecek. Çünkü kendine bakmak, anlamak ve yüzleşmek cesaret ister. Ama kavramlara nesnelere tutunmak çok kolay.
Kendini tanımak insanı bütünleştirir ve tüm dünyaya karşı güçlü kılar. Yaşamda gerçek hazzı ve huzuru tattırır. Başına gelen her şeyle kolaylıkla başa çıkabilmeni sağlar. Sen gerçek olmaya başladıkça eski sistemin çöker ve daha gerçek ve doyumlu ilişkiler yaşamaya başlarsın.
Peki sen cesur musun yoksa kolaya kaçanlardan mısın?
(Bu içerik Değişik Platformlar taranarak alıntılanmıştır)