enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,7046
EURO
55,0051
ALTIN
6.584,66
BIST
13.889,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
31°C
Pazar Az Bulutlu
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
30°C

Kopenhag Moda Haftası Sona Erdi: Peki Danimarka Stili Ne Anlatıyor?

Kopenhag Moda Haftası’nın 20. yıl kutlamalarının ikinci ayağı, İskandinav minimalizmini korurken daha kişisel, romantik ve deneysel bir moda dilinin de mümkün olduğunu gösterdi.

Kopenhag Moda Haftası Sona Erdi: Peki Danimarka Stili Ne Anlatıyor?
07.08.2026
0
A+
A-

Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight

Kopenhag Moda Haftası’nın İlkbahar/Yaz 2027 sezonu 3-6 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşti. 20. yıl kutlamalarının ikinci bölümünü oluşturan haftada OpéraSport, Marimekko ve Baum und Pferdgarten gibi markalar takvime geri dönerken, Collina Strada ve Institution by Galib Gassanoff gibi yeni isimler de Kopenhag’da ilk kez yer aldı. Bu sezonun genelinde İskandinav minimalizmi yine öne çıktı. Ancak geçen sezonlara kıyasla daha romantik, daha renkli ve daha kişisel bir yaklaşım vardı. Bazı tasarımcılar daha gösterişli koleksiyonlar sunarken, bazıları sade silüetleri nostaljik ve feminen detaylarla bir araya getirdi. Yani Kopenhag stili değişmedi, biraz daha genişledi.

Minimalizm ve Romantizm
“Danimarka stili bugün ne demek?” sorusunun en basit cevaplarından biri hâlâ canlılık. By Malene Birger’in koleksiyonu bunun iyi örneklerinden biriydi. Markanın yaratıcı direktörü Emilie Martinsen-Kønigsfeld’in ailesinin şehir dışındaki evinde gerçekleşen şov, markanın altı yıldan uzun bir aradan sonra Kopenhag Moda Haftası takvimine dönüşünü de kutladı. Tassel detaylı funnel-neck ceketler, akışkan peplum üstler ve büyük bel kemerleri, markanın sade yaklaşımına biraz daha hareket kattı.


By Malene Birger

Skall Studio’da ise romantik bir yaz havası vardı. Tereyağı sarısı ve çizgili poplin elbiseler vintage dokuma sepetlerle tamamlandı. “La Piscine” adını taşıyan koleksiyon, Jacques Deray’ın 1969 tarihli filminden ve Jane Birkin’in stilinden ilham aldı. (Euro Summer furyası devam ediyor.) Bu koleksiyonda Kopenhag’ın sevdiği sade yaz elbisesine biraz Fransız sineması ve 1960’ların yaz stilinden bir dokunuş eklendi.


Skall Studio

Kopenhag’ın Dışından Gelen Hikayeler
Bu sezon Kopenhag Moda Haftası’nın dikkat çeken taraflarından biri de farklı kültürlerden gelen tasarımcıların haftan��n estetiğine dahil olmasıydı. Milano merkezli Institution by Galib Gassanoff, Danish National Gallery’de sunduğu koleksiyonla haftanın öne çıkan gösterilerinden birine imza attı. Son yıllarda yükselişte ve moda dünyasının radarında olan markanın koleksiyonunda, önceki sezonlarda kullandığı dönüştürülmüş halı etekler yer almadı ancak podyum zemini olarak kullanıldı. Onun yerine bele oturan trençkotlar, geniş omuzlu blazer’lar ve uzun, pilili pamuklu elbiseler vardı. Gassanoff, koleksiyonda Gürcistan’ın zanaat geleneklerinden ve kendi kültürel geçmişinden yararlandı. Gürcistan’da üretilen yün iplikler kullanılırken, tetri isimli para birimi de payetlerin yerine kullanılan bir detay olarak karşımıza çıktı. Koleksiyonun en ilginç tarafı, bu referansların klasik gardırop parçalarıyla birlikte kullanılmasıydı. Gassanoff, kendi geçmişini Kopenhag’ın sade estetiğiyle bir araya getirdi.


Institution by Galib Gassanoff

Biraz Daha Eğlence
Haftanın son gününde Nicklas Skovgaard ve Collina Strada, daha maksimal koleksiyonlarla öne çıktı. Nicklas Skovgaard’ın gösterisinde modeller vintage otomobillerle şov alanına geldi. 1960’ların girl-group kültüründen, özellikle The Shangri-Las ve The Supremes’ten ilham alan koleksiyonda pötikareli babydoll elbiseler ve çantalar dikkat çekti.


Nicklas Skovgaard

Kopenhag Moda Haftası’nın uluslararası konuk tasarımcısı Hillary Taymour ise Collina Strada için “Delirium in Bloom” isimli koleksiyonunu su kenarında, günbatımında sundu. Yaylı çalgılar dörtlüsünün eşlik ettiği defilede modeller tül, sim ve metalik detaylar taşıyordu. Taymour’un alışılmış maksimalist yaklaşımı bu kez daha feminen ve yumuşak bir görünüm kazandı. Sürdürülebilirliğe önem veren markanın koleksiyonunda yalnızca tasarımcının stüdyosunda kalan atıl kumaşlar kullanıldı. Krem rengi şifon ve tüllerle başlayan koleksiyon, daha sonra pembe, yeşil ve bebek mavisi tonlarına geçti. Patchwork, dip-dye, kurdeleler ve asimetrik formlar koleksiyona hareket kattı. Payetli üstler, metalik mini etekler ve büyük kargo şortlar ise Taymour’un daha eğlenceli tarafını gösterdi. Burada romantik parçalar ile markanın alışılmış daha dağınık ve deneysel estetiği bir arada kullanılmıştı.


Collina Strada

Kopenhag Stili Nereye Gidiyor?
Kopenhag Moda Haftası’nın İlkbahar/Yaz 2027 sezonunda tek bir trendden söz etmek zor. Minimalizm hâlâ önemliydi. Ancak yanında romantik elbiseler, 1960’lar referansları, renkler, el işçiliği ve daha deneysel silüetler de vardı. Caro Editions’ın final gösterisi bu çeşitliliğin iyi bir özeti oldu. 1980’lerden ilham alan renkli ve eğlenceli tasarımlarıyla tanınan marka, modelleri podyumda kol kola yürüttü.


Caro Editions

Kopenhag stili hâlâ rahat, işlevsel ve sade. Fakat artık bunun yanında hâlâ fazlasıyla renk, romantizm ve kişisel stil var.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.