Baş ağrısı hemen herkesin zaman zaman yaşadığı bir şikâyettir. Yoğun çalışma temposu, stres, uykusuzluk ya da migren gibi birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Ancak bazı durumlarda baş ağrısının nedeni gözlerle ilgili bir sağlık sorunu da olabilir …

Baş ağrısı hemen herkesin zaman zaman yaşadığı bir şikâyettir. Yoğun çalışma temposu, stres, uykusuzluk ya da migren gibi birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Ancak bazı durumlarda baş ağrısının nedeni gözlerle ilgili bir sağlık sorunu da olabilir.
Bunlardan biri de halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom hastalığıdır.
Elbette her baş ağrısı göz tansiyonu anlamına gelmez. Ancak uzun süredir devam eden, nedeni tam olarak açıklanamayan veya görmede değişikliklerle birlikte görülen baş ağrılarında göz muayenesi yaptırmak önemlidir.
Göz tansiyonu nedir?
Göz tansiyonu, görme sinirine zarar verebilen önemli bir göz hastalığıdır. Hastalık ilerlediğinde görme alanında kayıplara neden olabilir ve tedavi edilmediği durumlarda kalıcı görme kaybına kadar ilerleyebilir.
En önemli özelliklerinden biri ise çoğu zaman uzun süre belirti vermeden ilerlemesidir. Bu nedenle birçok kişi hastalığının farkına ancak rutin göz muayenesi sırasında varır.
Hangi belirtiler göz tansiyonunu düşündürebilir?
Göz tansiyonu çoğu kişide uzun süre hiçbir şikâyete yol açmayabilir. Ancak bazı hastalarda;
Geçmeyen veya sık tekrarlayan baş ağrıları,
Göz çevresinde ağrı veya baskı hissi,
Zaman zaman bulanık görme,
Özellikle akşam saatlerinde görmenin zorlaşması,
Ani gelişen görme azalması,
Gözde şiddetli ağrı ile birlikte mide bulantısı
gibi belirtiler görülebilir.
Bu şikâyetler yalnızca göz tansiyonuna özgü değildir. Ancak özellikle uzun süre devam ediyorsa veya sık tekrarlıyorsa göz sağlığı açısından değerlendirilmesi faydalı olacaktır.
Asıl tehlike belirti vermemesi
Göz tansiyonunu önemli kılan en büyük özellik, çoğu zaman sessiz ilerlemesidir.
Kişi günlük yaşamında normal gördüğünü düşünebilir. Oysa hastalık yavaş yavaş görme sinirini etkileyebilir. Görmede belirgin kayıp fark edildiğinde ise oluşan hasarın geri döndürülmesi mümkün olmayabilir.
Bu nedenle göz tansiyonunda erken tanı, tedavinin en önemli basamağını oluşturur.
Göz tansiyonu nasıl anlaşılır?
Toplumda yalnızca göz tansiyonunun ölçülmesinin yeterli olduğu düşünülür. Oysa göz tansiyonu tanısı, kapsamlı bir göz muayenesiyle konulur.
Muayene sırasında göz içi basıncı değerlendirilirken, görme sinirinin durumu ve gerekli görülen diğer tetkikler de birlikte incelenir. Böylece hastalığın varlığı ve tedavi gerekip gerekmediği daha doğru şekilde değerlendirilebilir.
Tedavisi mümkün mü?
Bugün göz tansiyonunun kontrol altına alınmasına yönelik farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır.
Hastalığın durumuna göre göz damlaları, lazer uygulamaları veya cerrahi tedaviler planlanabilir. Buradaki amaç, oluşabilecek görme kaybını önlemek ve hastalığın ilerlemesini durdurmaktır.
En başarılı sonuçlar ise hastalık erken dönemde tespit edildiğinde elde edilir.
Kimler düzenli göz muayenesi yaptırmalı?
Her bireyin belirli aralıklarla göz muayenesi yaptırması önemlidir. Özellikle;
40 yaş ve üzerindekiler,
Ailesinde göz tansiyonu bulunanlar,
Diyabet veya yüksek tansiyon hastaları,
Yüksek miyopisi olan kişiler,
göz kontrollerini düzenli yaptırmalıdır.
Erken teşhis görmeyi korur
Geçmeyen baş ağrıları her zaman göz tansiyonundan kaynaklanmaz. Ancak göz tansiyonu, uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiği için düzenli göz muayeneleri büyük önem taşır.
Unutulmamalıdır ki göz tansiyonunda kaybedilen görme geri getirilemeyebilir. Bu nedenle şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemek yerine, düzenli kontrollerle hastalığın erken dönemde tespit edilmesi, görme sağlığını korumanın en etkili yoludur.
(Bu içerik Değişik Platformlar taranarak alıntılanmıştır)