“Artık canıma tak etti, imkânım olsa boşanacağım, her gün eşimi onu aldatmadığıma ikna etmekten yoruldum. Tüm iddialarına gerekli ispatlanabilir …

“Artık canıma tak etti, imkânım olsa boşanacağım, her gün eşimi onu aldatmadığıma ikna etmekten yoruldum. Tüm iddialarına gerekli ispatlanabilir cevapları vermeme rağmen önce ikna oluyor gibi olsa da kısa süre sonra kaldığı yerden beni suçlamaya devam ediyor. Bir telefon gelse, kapı çalsa, akrabadan birisi bir olay anlatsa hemen benim onu aldattığımın göstergesi olarak algılıyor ve beni hesaba çekmeye başlıyor, hiç yapamazsa laf sokuşturuyor. Bazen şiddete eğilimi olup vurmaya kalkışıyor. Akıl sır erdiremedim, nasıl olur da bu şekilde bağlantılar kurup bana iftira atıyor. O kadar bu konuyu tartıştık, sonuç kocaman bir sıfır. Bir de farkında olmadan eşime akıl verip, yangına körükle giden diğer insanlar (annesi, kardeşi, arkadaşı) var, akıllarınca benim böyle bir şey yapmayacağımı söylüyorlar, sonra da eşime hak veren konuşmalar yapıyorlar. Çok bunaldım, ben ne yapabilirim?”.
“Onun her dediğine dikkat ediyorum, evden çıkmıyorum, perdeler kapalı oturuyorum, evime misafir kabul etmiyorum. Amcamın yüzüne bakmadan konuşuyorum, gülmeyi bırakın o kadar düşük ses tonuyla konuşuyorum ki söylediklerim duyulmuyor. Sırf gönlü olsun diye telefonla konuşmuyorum, kapı çalsa bakmıyorum. Sonuçta hiçbir şey değişmiyor, hala onu ayakta uyuttuğumu ve başka insanlarla onu aldattığımı iddia ediyor, beni ikrar etmeye zorluyor. “Tamam, haklısın” desem kurtulacak mıyım? Hayır. Muhtemelen uyguladığı şiddeti daha artıracak ve ölümüm çare olacak. Ben bittim”.
“Anlattıkları akla ziyan, nasıl bir hayal gücüdür bu? Olmayacak varsayımlarda bulunuyor, kurguluyor sonra da ispata uğraşıyor. Sadece bana yapıyor, başkalarının yanında hiç renk vermiyor. Tüm garezi bana, hasta olduğuna inanmıyorum, çok zeki ve akıllı”.
“Ben ne yapabilirim?” sorusuna cevaplar: