Kireçlenme (Osteoartrit), eklemlerde görülen bir hastalık olup, kıkırdak dokunun zamanla yıpranması ve aşınması sonucu ortaya çıkar. Kıkırdak; eklemleri birbirine bağlayan, kemiklerin uçlarını kaplayan, pürüzsüz ve elastik bir dokudur. Bu doku, kemiklerin birbirine sürtünmesini önleyerek eklemlerin rahat hareket etmesini sağlar. Kireçlenme (Osteoartrit), bu kıkırdak dokunun incelmesi ve yıpranmasıyla, kemiklerin birbirine sürtmesine ve ağrıya yol açar. Diz kireçlenmesi tedavisinde, diz içine yapılan enjeksiyonlar sıkça tercih edilen yöntemler arasındadır. Bu yazımızda, son birkaç yıl içerisinde diz kireçlenmesi tedavisinde kullanılmaya başlanan “eklem içi hidrojel enjeksiyonu” hakkında bilgi vereceğiz. Bu yöntem, bilimsel adıyla “poliakrilamid hidrojel” (PAAG) olarak anılmaktadır. Halk arasında ise “sıvı diz protezi” olarak bilinmektedir. Hidrojel enjeksiyonunun nasıl uygulandığını ve gerçekten bir etki sağlayıp sağlamadığını öğrenmek için yazımızın devamını okuyabilirsiniz.

Diz Kireçlenmesi Tedavisinde Yöntem Seçiminde Etkili Faktörler
Diz kireçlenmesi tedavisinde hangi yöntemin seçileceği, birkaç farklı faktöre bağlıdır. Bunlar arasında hastalığın evresi, hastanın yaşı, genel sağlık durumu, ağrı seviyesi ve yaşam tarzı gibi etmenler bulunmaktadır.
Tüm bu faktörler, doktor ve hasta arasındaki görüşmeler sonucu değerlendirilir ve en uygun tedavi yöntemi belirlenir.
Diz Ağrısı Değerlendirme Testi

Hidrojel Nedir ve Kullanım Alanları Nelerdir?
Diz eklem kireçlenmesi tedavisinde yeni yöntem olarak kullanılan hidrojeller, ilk olarak 1960 yılında gündeme gelmiştir. İlk kullanımları ise kontakt lenslerin üretiminde olmuştur. Hidrojeller, yüksek miktarda suyu içine çekebilen ve bu sayede şişme özelliği gösteren akıllı biyomalzemelerdir.
Hidrojeller genellikle jöleye benzer, elastik ve esnek bir kıvama sahiptirler. Yüksek su içeriğine sahip oldukları için canlı dokuya çok benzer bir yapıya sahiptirler. Bu nedenle vücut içerisine enjekte edildiğinde yabancı bir cisim olarak algılanmamaktadır. Vücutla uyumlu olan yapısı, tıp alanında kullanılmaya başlamasında büyük bir etken olmuştur. Ancak hidrojeller sadece tıpta değil, farklı birçok alanda kullanılmaktadır. Eczacılık, kozmetik, kimya, tarım ve gıda hidrojellerin kullanıldığı diğer alanlardır.
Hidrojellerin tüm kullanım alanlarını içermese de tıptaki en önemli uygulamaları aşağıda listelenmiştir:

Bu kullanımların yanı sıra hidrojeller, son zamanlarda diz kireçlenmesi tedavisinde gündeme gelmiş, ülkemizde de uygulamaları başlamıştır. Peki hidrojel enjeksiyonları, diz kireçlenmesi tedavisinde gerçekten etkili mi? Bu etki ne kadar sürüyor? Sonraki başlıklarda bu konular ele alınacaktır.
Diz Kireçlenmesinde Hidrojel Tedavisi
Eklem içine enjekte edilen poliakrilamid (PAAG) hidrojel enjeksiyonunun diz kireçlenmesi tedavisinde kullanılması oldukça yenidir.
Hidrojel, vücut biyolojisi ile uyumlu olduğu için steril bir jel olarak diz eklemine enjekte edilebilmektedir. Bu jelin %97,5’i steril su, %2,5’i ise poliakrilamid adlı maddeden oluşur. Poliakrilamid, hidrojelin biyolojik olarak bozulmasını önler. Bu nedenle insan vücudu tarafından emilemez ve parçalanamaz.

Hidrojel enjeksiyonu, diz eklemi boşluğuna uygulanır ve sinovyal dokuyla bütünleşir. Böylece sinovyal membran kalınlaşır. Peki bu ne anlama gelir? Diz eklemi, küçük sinovyal hücrelerden oluşan özel ince bir zarla (sinovyum) kaplıdır. Sinovyal zar, eklemdeki doğal kayganlaştırıcı sıvının üretiminden sorumludur. Eklem sıvısı olarak da bilinen bu sinovyal sıvı, diz hareketlerinin rahatça gerçekleştirilmesinde etkilidir. Eklemde bir sorun olduğunda, sinovyal zarın iltihaplanması, yani sinovit, gelişir.
Hidrojel enjeksiyonu; sinovyal zarın yüzeyini kaplayan stabil ve uzun ömürlü bir tabaka oluşturarak, sinovyal iltihabın azalmasına yardımcı olabilir.
Hidrojel, sinovyal zara yapıştıktan sonraki birkaç hafta içinde, komşu eklem kapsülüne de entegre olmaya başlar ve iskele işlevi görür. Yani eklem içinde bir tür yastık oluşturarak, eklemin yük taşımasına yardımcı olur. Ayrıca hidrojel, eklem kapsülünü güçlendirir ve daha elastik hale getirir.
Hidrojel Enjeksiyonu Nasıl Uygulanır?
Hidrojel enjeksiyonu, klinik bir ortamda ve steril koşullar altında uygulanan bir işlemdir. Hidrojel, iğne ile diz ekleminin içine enjekte edilerek uygulanır. İşlemin başında enfeksiyon riskini azaltmak için hastaya tek doz antibiyotik verilir. Ayrıca işlem sırasında oluşabilecek ağrıları hafifletmek için az miktarda lokal anestezik (belirli bir bölgeyi uyuşturan ilaç) kullanılabilir.
Hidrojel iğnesi öncesinde, enjeksiyonun yapılacağı en uygun bölgenin ve diz eklemindeki mevcut sıvı düzeyinin belirlenmesi için ultrason taraması yapılabilir. Eğer diz eklemi içerisinde fazla miktarda sıvı bulunuyorsa, hidrojel enjeksiyonu öncesi boşaltılması gerekir.

Hidrojel Enjeksiyonu Sonrası
Hidrojel enjeksiyonundan sonra herhangi bir yan etkinin olup olmadığından emin olmak için hasta 10-15 dakika boyunca izlenmelidir. Lokal anestezinin etkisi geçtikten sonra hafif eklem ağrısı ve şişliği yaşanabilir. Bu durumda bazı ağrı kesicilere devam etmek gerekebilir.
Enjeksiyondan sonra, diz en az 2-3 gün dinlendirilmelidir. İltihaplanma ve alevlenme riskini en aza indirmek için yorucu aktivitelerden kaçınılmalıdır. Örneğin, koşu ve uzun yürüyüş gibi dizin aktif kullanıldığı aktiviteler yapılmamalıdır.
Enjeksiyonun faydası, genellikle uygulamadan 4 hafta sonra fark edilmeye başlar. Hidrojel iğnesinin tam etkisini göstermesi ise 12 haftaya kadar sürebilir. Hidrojel vücut tarafından parçalanmadığı için ağrıları daha uzun süre rahatlattığı öne sürülmektedir.
Ortopedi doktoru ve fizyoterapist, sonraki süreçler için her hastaya özel bir egzersiz programı önerir ve ek tedaviler konusunda rehberlik sağlar. Çünkü diz kireçlenmesinin tedavisinde bütünsel bir yaklaşım benimsenir ve bazı tedavi yöntemleri bir arada kullanılır.
Hidrojel Enjeksiyonunun Yan Etkileri Nelerdir?
Öncül çalışmalar, poliakrilamid (PAAG) hidrojel kullanılarak yapılan diz içi enjeksiyonlarının, hastalar tarafından genellikle iyi karşılandığını göstermiştir. Ancak her tıbbi işlemde olduğu gibi bu yöntemin de bazı yan etkileri olabilmektedir. Hidrojelin olası yan etkileri aşağıdaki gibidir:
Yukarıdaki yan etkilerden herhangi biri görüldüğünde ya da beklenmedik bir durum yaşandığında, vakit kaybetmeden bir sağlık profesyoneli ile iletişime geçmek önemlidir.

Hidrojel Enjeksiyonu Kimlere Uygulanmaz?
Hidrojel enjeksiyonu, her ne kadar birçok hastaya fayda sağlayabilecek bir tedavi yöntemi olsa da, herkes için uygun olmayabilir. Aşağıdaki durumları yaşayan kişilerin, hidrojel enjeksiyonu tedavisine başvurmaması önerilir:
Bu ve benzeri durumları yaşayan kişiler, kendilerine uygun tedavi seçenekleri ve alternatif tedaviler için doktorlarına danışmalıdırlar.
Sonuç: Diz Kireçlenmesinde Hidrojel Tedavisi Gerçekten Etkili Midir?
Diz kireçlenmesi tedavisi için sürdürülen araştırmalar, ameliyat dışı tedavi yöntemlerine olan ilgiyi de artırmaktadır. Hastalar ve hekimler, ameliyatsız yöntemlere karşı umut beslemektedir ancak kireçlenmenin ilerlemesi durumunda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelebilir. Bu yöntemler arasında yer alan hidrojel diz içi enjeksiyonu, son yıllarda popülerleşmiş ve diz kireçlenmesini ameliyatsız bir şekilde iyileştireceği iddia edilmiştir.
Diz kireçlenmesinde hidrojel tedavisinin etkililiği konusunda yapılan çalışmalar ve klinik deneyimler, bu yöntemin bazı hastalarda ağrıyı azaltma ve eklem fonksiyonunu iyileştirme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Elde edilen verilere göre, bu olumlu etkilerin üç yıla kadar sürebildiği belirlenmiştir. Ancak, beş ve on yıllık takip çalışmaları hala devam etmektedir.
Hidrojel tedavisinin potansiyel faydaları umut verici olsa da uzun vadeli etkileri, yan etkileri ve genel etkililiği konusunda daha fazla veriye ve kapsamlı araştırmalara ihtiyaç vardır. Ayrıca hidrojel tedavisi her hastada aynı etkililiği göstermeyebilir. Bazı durumlarda cerrahi müdahaleye olan ihtiyacı erteleyebilir fakat tamamen ortadan kaldırmayabilir.
Ayrıca hidrojel tedavisinin bazı sınırlılıkları ve dezavantajları da bulunmaktadır. Hidrojel tedavisinin yüksek maliyeti ve belirli hastalarda yan etki riski bulundurması, tedaviye erişimi sınırlayan ve bazı hastalar için ekonomik bir yük oluşturan faktörler arasında yer almaktadır.
Sonuç olarak, diz kireçlenmesinin tedavisinde “herkese uyan tek bir çözüm” yoktur. Hidrojel tedavisi, belirli durumlar için etkili bir seçenek olabilir. Ancak en uygun tedavi yöntemi; hastanın özel durumu, yaşadığı semptomlar ve doktorunun önerileri doğrultusunda belirlenmelidir. Sizin için en etkili ve uygun tedavi hakkında daha detaylı bilgi almak için sağlık profesyonelleri ile iletişime geçmeniz önemlidir.
Diz kireçlenmenizin hangi seviyede olduğunu öğrenmek için diz ağrısı değerlendirme testini uygulayabilirsiniz. Size en uygun ve etkili tedavi hakkında bilgi almak içinse bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hidrojel tedavisi uygulama onayı almış mı?
Evet, PAAG (Polyacrylamide Hydrogel) Hidrojel, bazı bölgelerde diz osteoartriti tedavisinde kullanılmak üzere onay almıştır. Örneğin Hidrojel tedavisi, 2021’de Avrupa’dan CE belgesi için hak kazanmış ve diz kireçlenmesi tedavisinde kullanılmak üzere kabul görmüştür. Ancak, Amerika Birleşik Devletleri’nde bu tedavi yöntemi, gıda ve ilaç idaresi (FDA) tarafından hala değerlendirme aşamasında olup, etkinlik ve güvenirlik açısından incelenmektedir.
Hidrojel tedavisinin size uygun olup olmadığına karar vermek için bir ortopedi uzmanına danışmanızı öneririz. Ortopedi doktorunuz; dizinizin mevcut durumunu, genel sağlığınızı ve diğer faktörleri de dikkate alarak, size en uygun tedavi seçenekleri hakkında bilgi verecek ve yönlendirmede bulunacaktır.
Kireçlenmede eklem içine uygulanan hiyalüronik asit ile hidrojelin farkı nedir?
PAAG Hidrojel ve hyaluronik asit, diz kireçlenmesi tedavisinde kullanılan iki farklı maddedir. Her birinin özellikleri ve uygulanma şekilleri farklıdır.
Eklemin sinovyal (eklem içi zar) astarı ile bütünleşir ve parçalanmaz bir yapıdadır. Genellikle tek bir enjeksiyon ile uzun süreli bir etki sağlamaktadır.
Her iki tedavi yöntemi de diz kireçlenmesinin tedavisinde kullanılmakla birlikte; etkileri, uygulama sıklıkları ve maliyetleri bakımından farklılıklar gösterirler. Hastanın durumuna ve ihtiyaçlarına göre, doktor en uygun tedavi yöntemini belirleyecektir.
Hidrojel, kalça eklemi gibi diğer eklemlerin kireçlenmesinde kullanılabilir mi?
Bazı doktorlar, PAAG hidrojelini kalça ve omuz gibi diğer eklemlere uygulamış olsa da bu hidrojel şu an için yalnızca diz eklemindeki kullanımı onaylanmıştır. Dolayısıyla diğer eklemlere uygulanan hidrojel tedavisinin etkinliği, güvenilirliği ve potansiyel riskleri hakkında henüz yeterli bilgi bulunmamaktadır.
Hidrojel tedavim hakkında doktoruma/diş hekimime bilgi vermeli miyim?
Evet, hidrojel tedavisi gördüyseniz bunu doktorunuza veya diş hekiminize mutlaka bildirmelisiniz. Cerrahi veya dental işlemler sırasında, vücuttaki herhangi bir enfeksiyon diz ekleminize ulaşabilir ve buraya yerleşebilir. Hidrojel içine yerleşen enfeksiyon, antibiyotiklere karşı dirençli olabilir. Böylece eklem enfeksiyonu oluşabilir ve bu durumda diz eklemine cerrahi müdahale gerekebilir. Dolayısıyla, doktorunuzun ve diş hekiminizin mevcut sağlık durumunuz ve uygulanan tedaviler hakkında tam bilgiye sahip olması önemlidir.
Hidrojel, iltihaplı romatizmal eklem tedavisinde kullanılabilir mi?
Hidrojel, özellikle kireçlenme gibi dejeneratif eklem hastalıklarının tedavisinde kullanılmak üzere geliştirilmiştir. İltihaplı romatizmal hastalıklar, örneğin romatoid artrit gibi durumlar, genellikle sistemik iltihaplanmaya (inflamasyona) ve bağışıklık sisteminin anormal aktivitesine bağlı olarak gelişir. Bu tür durumlar için genellikle anti-inflamatuar ilaçlar ve diğer özel tedaviler kullanılır.
Hidrojel tedavisi, özellikle iltihaplı romatizmal eklem hastalıklarının tedavisi için tasarlanmamıştır ve bu konuda yeterli klinik veri bulunmamaktadır. Dolayısıyla romatizmal eklem hastalıklarında en uygun tedavi yönteminin belirlenmesi için doktorunuzun önerilerini takip etmek önemlidir.
(Bu içerik Değişik Platformlar taranarak alıntılanmıştır)