enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,7182
EURO
52,3797
ALTIN
6.762,88
BIST
14.047,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
18°C
Çarşamba Çok Bulutlu
17°C
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Çok Bulutlu
15°C

Hipertansiyon ve Damar Sistemi

Hipertansiyon vücutta oluşturduğu hasarların yaşamı tehdit etmesi nedeniyle önemli bir risk faktörüdür. Maalesef bu hasarların önemli bir kısmı …

Hipertansiyon ve Damar Sistemi
06.04.2022
107
A+
A-

Hipertansiyon vücutta oluşturduğu hasarların yaşamı tehdit etmesi nedeniyle önemli bir risk

faktörüdür. Maalesef bu hasarların önemli bir kısmı sinsi bir şekilde gelişir. Belirti verdiği

aşamada da geç kalınmış olabilir. Bu nedenle yüksek tansiyon, “sessiz katil” olarak ta

adlandırılmaktadır. Hipertansiyonun vücutta oluşturduğu hasarların önemli bir kısmını

damarların üzerinden yapar. En çok yaptığı değişiklik “damar sertliğine” neden olmasıdır.

Şimdi yüksek tansiyonun damarlar üzerinde ki etkilerinden kısaca bahsedelim.

Damar Sertliği

Vücutta kan, damar denilen borular sistemi içerisinde hareket ederek dokulara ulaşır. Damar

duvarı genellikle elastik bir yapıdadır. İçinde oluşan basınca göre genişler veya büzülür.

Damarın genişleme ve büzülmesini sağlayan birçok etken ve mekanizma vardır. Bu genişleme

ve büzülmeye neden olan en önemli faktör, damar içerisindeki basıncın derecesidir. Hasta

uzun süre yüksek tansiyona maruz kalırsa, damar duvarının üzerindeki basınç çok artar,

duvarı sertleşir, kalınlaşır. Sonuç olarak elastikiyet kaybı gözlenebilir. İşte yüksek kan basıncı

da uzun yıllar boyunca damarların duvarına basınç yaparsa elastikiyet kaybolur ve damarlarda

sertleşme gözlenir. Tıpta “aterosklerozis” denilen “damar sertliği” sonucunda ise damar

duvarının kayganlığı bozulur, üzerindeki zemin girintili çıkıntılı bir hal alır. Kayganlığı

bozulmuş, girinti çıkıntıları artmış damar duvarı üzerinde kan pıhtıları, kolesterol, kalsiyum

minerali ve diğer maddeler toplanarak, plaklar oluşmasına neden olabilirler. İşte damar

duvarında balmumuna benzeyen bu plaklar önceleri küçüktür, zamanla büyüyerek damarın

tıkanmasına nende olurlar. Bu balmumuna benzeyen plakların bir kısmı yumuşaktır ve

koptukları takdirde, emboli dediğimiz, hayatı tehdit eden durumlara yol açarlar.

Birazda emboliden bahsedelim. Emboliyi karlı havada dağdan kopan çığa benzetebiliriz.

Damar duvarına yapışmış plaktan çıkan küçük bir parça, damar içerisindeki akıma bağlı

olarak sürüklenmeye başlar. Sürüklenirken çevresindeki kan elemanları bu parçaya yapışır ve

daha da büyümesine neden olurlar. Kopan parçanın büyüklüğü damar çapına ulaşırsa, damarı

tıkayarak, o bölgeye kanın ulaşmasına engel olur. Bu durumda da o damarın beslediği bölgeye

oksijen ve besin maddeleri gidemez. Hücreler ve dokular, oksijen azlığına karşı çok

duyarlıdırlar, kısa bir süre sonra hayati fonksiyonlarını yitirmeye başlarlar. Nekroz dediğimiz,

ölü hücre topluluklarına dönüşürler. Biz hekimler damar tıkanması sonucunda oluşan klinik

tabloya genel olarak infarktüs deriz. Eğer kalp damarlarında bu durum oluşursa kalp

infarktüsü, yani kalp krizine, beyin damarlarında oluşursa beyin infarktüsü veya inme

dediğimiz kötü durumlara yol açarlar. Bir insanda kan basıncında ki aşırı oynamalar

embolinin oluşmasını kolaylaştırırlar.

Damar Duvarının Yarılması veya Çatlaması

Yüksek tansiyonun oluşturduğu hasarları yapan mekanizmalardan birisi de damar duvarının

yarılması sonucunda kanın dışarı çıkmasıdır. Damarların zayıf bir bölgesi yüksek basınç

altında kalırsa, damar çatlar ve kan dışarı çıkar. Bunun sonucunda o bölgeye kan gitmez.

Dokular beslenemez. Yukarıda anlattığımız gibi dokuların beslenme bozukluğuna bağlı klinik

durumlar ortaya çıkabilir. Ayrıca kanama devam ederse kan birikerek çevredeki dokulara

basınç yapar, onları ezerek faaliyette bulunmalarının engellenmesine neden olur. Yarılma

daha çok damar duvarının zayıf olduğu en küçük atardamar bölgesinde (arteriol) gözlenir. En

sık görüldüğü yer ise beyindir. Bu durum beyin kanamalarına yola açar. Ayrıca göz dibindeki

retina tabakasında ve diğer zayıf damarlarda da kanama gözlenebilir. Göz dibinde ki damar

çatlaması görme kaybına neden olabilir.

Yüksek tansiyon, büyük damarlardan en çok aort damarında yırtılmaya neden olarak hasar

yapabilir. Kalpten çıkıp, tüm vücuda kan dağıtan aort damarının yırtılması, ağır bir tabloya

yol açar ve acil müdahale gerekebilir.

Kılcal Damarlardaki Direncin Artması

Yüksek tansiyondaki hasarların önemli bir kısmından, çok ince damarlarda oluşan direnç

sorumludur. Vücuttaki ince damarlarda, yani kılcal damarlardaki direncin artması kanın

dokulardaki dolaşımını engeller. Ayrıca bu artış yüksek tansiyon oluşmasında da önemli bir

faktördür. Doku ve organlardaki hasarların görülmesinden de kılcal damar direncinin artması

sorumlu tutulmaktadır. Küçük damarlardaki direncin ölçülmesi çok zordur. Bazı deneysel

çalışmalar ile varlığı anlaşılmaktadır.

Demek ki yüksek tansiyon, damarlarda istenilmeyen hasarların oluşmasına yol açarak

organları bozmaktadır. Hipertansiyonun tedavisi ile bu hasarların oluşması önlenebilir ve

oluşmuş hasarlar geriletebilir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.