enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9049
EURO
53,5419
ALTIN
6.705,40
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C

Kaygıya Bir De Buradan Bakın

Kaygıyı her zaman “kötü bir şey” olarak tasvir ederiz. Kaygı aslında çevremizde bulunan tehditlere karşı alarm mekanizmamızdır. Evrimsel olarak …

Kaygıya Bir De Buradan Bakın
20.08.2022
43
A+
A-

Kaygıyı her zaman “kötü bir şey” olarak tasvir ederiz. Kaygı aslında çevremizde bulunan tehditlere karşı alarm mekanizmamızdır. Evrimsel olarak bize zarar verebilecek durumlara karşı uyanık olmamızı sağlayacak bir unsurdur.

Hayatta kalabilmemiz için gereklidir. Ancak burada sağlıklı ve sağlıksız kaygıyı ayırt etmemiz gerekir.

Sağlıklı kaygı gerçekçi bir tehlike durumu olduğunda devreye girerken, sağlıksız kaygı tehlike olmadığı durumlarda alarm mekanizmasının sürekli çalması ve bunun sonucunda arızalanması olarak düşünülebilir. Kafanızın içinde sürekli çalmaya devam eden bir alarm sesinin varlığını düşünün. Ne kadar rahatsız edici değil mi? Tehlikenin olmadığı durumlarda devreye giren bu alarm mekanizması kişiyi oldukça rahatsız eder ve artık baş etmekte zorlandığınız bir sorun haline gelebilir.

Çoğu zaman kaygımızın neden kaynaklandığını anlayamayız, bu da kaygımızı kontrol etmeyi zorlaştırır. Bununla birlikte kaygı bizi potansiyel felaketlere karşı uyarır ve tehlikeyi önlemek için harekete geçmemizi ve ya en azından bunun için hazırlanmamıza hizmet eder. Peki gerçekten karşılaştığımız bir durum ile ilgili kaygılanıp kaygılanmayacağımıza nasıl karar vereceğiz? Gelin birlikte bakalım.

Öncelikle bizde kaygı yaratacak bir durum ile karşılaştığımızda ve alarm mekanizması tetiklenmeye başladığında dikkat etmeli ve kendimize şunu sormalıyız: Tehlikede olduğumu gösteren işaretler neler, buna dair kanıtı var mı? Zihnimiz genellikle bu işaretlerin varlığına bizi inandırmaya çalışacaktır, bu durumda kendimize dışardan bir göz ile bakarak daha rasyonel alternatif argümanlar bulmaya çalışabiliriz. Mesela yaşadığınız durumun bir arkadaşınızın başına geldiğini ve ona tavsiye verdiğinizi hayal edin. Arkadaşınıza neler söylerdiniz? Muhtemelen bulacağınız argümanlar kaygınızı rahatlatacak ve duruma farklı bir bakış açısı geliştirmenize katkı sağlayacaktır.

Düşünce, duygu ve davranışlarımızın birbirini tetiklediğini göz önüne aldığımızda düşünce sistemimizde yapacağımız bu değişiklikler duygularımızın ve dolayısıyla davranışlarımızın değişmesini sağlayacaktır. Bu ipuçları daha iyi hissetmenizin anahtarıdır.

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.