enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,3503
EURO
53,4728
ALTIN
6.889,72
BIST
15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
25°C

Kıl Dönmesi

KIL DÖNMESİ(PİLONİDAL SİNÜS) En sık kuyruk sokumunda görülen hastalık erkeklerde 3-4 kat fazla görülür. Hastalık en çok 17-25 yaşları arasında …

Kıl Dönmesi
02.04.2022
39
A+
A-

KIL DÖNMESİ(PİLONİDAL SİNÜS)

En sık kuyruk sokumunda görülen hastalık erkeklerde 3-4 kat fazla görülür. Hastalık en çok

17-25 yaşları arasında görülür.

Pilonidal sinüsün doğuştan mı yoksa sonradan mı olduğu halen tartışmalıdır.

kılların batması sonucu olabileceği gibi kıl kökü boşluklarının (follikül) bir tıkaç ile tıkanıp,

iltihap oluşturması sonucu da hastalık gelişebilir.

Pilonidal sinüs tedavi edilmesi gereken, hastayı ve çevresini rahatsız eden bir durumdur.

Tedavi seçenekleri çok tartışmalıdır. Tedavilerin başarısı hastalığın tekrar (nüks) oranı ile

değerlendirilir. Aynı çeşit tedavinin çeşitli yayınlarda çok farklı başarı oranları

bildirilmektedir.

Ameliyatsız pilonidal sinüs tedavileri arasında en yaygın bilineni gümüş nitrat ve fenol gibi

koroziv maddelerin lokal uygulanması ile yapılan tedavisidir. Bu tedavi yöntemlerinin

sonuçları genellikle yüz güldürücü değildir. Hastalık sık olarak tekrarlamaktadır.

Pilonidal sinüs hastalığında şikayeti olmayan (asemptomatik) hastalara tedavi yaklaşımı

belirgin olmayıp, semptomatik (akıntı, kanama, infeksiyon ve apse) hale gelen hastalarda

gerekli konservatif tedavi sonrası çoğunlukla cerrahi yöntemler önerilmektedir.

Cerrahi tedavi seçenekleri üç grupta incelenebilir:

1-Primer kapama: sinüs çıkarılıp yara dudaklarının karşılıklı dikilmesidir. Nüks oranı

ameliyatsız yöntemlere göre daha iyi ancak ameliyat yöntemlerinden kötüdür. Lokal anestezi

ile yapılabilir.

2-Açık bırakma: Eksizyon sonrası açık bırakarak (sekonder iyilesme) sürekli pansumanlarla

2-4 ay içinde iyileşme sağlanır. Nüks oranı primer ameliyattan daha iyi, yamalı (flepli)

yöntemlerden daha kötüdür.

3-Yamalı (flepli) ameliyatlar: pilonidal sinüs bölgesi çıkarıldıktan sonra oluşan boşluk

hastanın kendi kalça dokusundan oluşturulan flep ile kapatılır. Son yıllarda uluslararası bilim

çevrelerinde popüler olan Limberg flep ve ayrıca Karydakis flep ile V-Y flep rotasyonu gibi

ameliyat çeşitleri bu gruptadır. Başarı oranları en iyi yöntemlerdir. Gerilim olmadığından ağrı

çok azdır.

Cerrahi yöntemin seçiminde en önemli unsur nüks oranları olmak üzere pansuman sıklığı,

anestezi seçimi, yandaş hastalıkları, cerrahi yöntemin komplikasyon oranları gibi faktörler ön

plana çıkmaktadır.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.