enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,8964
EURO
53,4313
ALTIN
6.620,56
BIST
13.703,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
28°C
Perşembe Açık
29°C
Cuma Az Bulutlu
27°C

Panik Atakta Bayılma ve Yardımsız Kalma Korkusu

Panik bozukluk tanısı olan kişilerden bir kısmı atak esnasında bayılacağı korkusunu yaşar. Belli ortam ve koşullarla karşılaşıldığında bayılıp …

Panik Atakta Bayılma ve Yardımsız Kalma Korkusu
23.03.2022
67
A+
A-

Panik bozukluk tanısı olan kişilerden bir kısmı atak esnasında bayılacağı korkusunu yaşar. Belli ortam ve koşullarla karşılaşıldığında bayılıp kalma korkusuna eşlik eden, bayıldıktan sonra yardımsız kalma, insanların çiğneyip üzerinden geçmesi, fiziksel hasara uğrama, soyulma gibi çeşitli inanç ve felaket senaryolarından söz edilebilir. O halde öncelikle panik atak esnasında bayılma ihtimalinin ne kadar gerçekçi olduğu incelenmelidir.

Bayılmaya neden olan etmenler, tansiyon düşüklüğüne dayalı bayılma, biyolojik ya da organik kökenli ani bayılmalar şeklinde ele alınabilir. Kansızlık, metabolik rahatsızlıklar, damarlardan salınan biyokimyasal faktörler gibi organik kökenli bayılmalarda kişi önceden bayılacakmış hissine ilişkin belirtiler yaşamadan ani bir bayılma yaşar, bilinci anlık olarak kapanır, bayılma esnasında olanları hatırlayamaz ve bu nedenle baştan tedbir almaya dahi vakit bulamaz. Kalp ve damarların yetersiz fonksiyonu sonucu tansiyon düştüğünde ise nabzın yavaşlamasıyla yeterli kan ve oksijenin beyne ulaşmaması bayılmaya neden olmaktadır.

Bayılma riskini oluşturan bu unsurlar karşısında panik atak esnasında yaşanılan fiziksel belirtiler incelendiğinde farklı bir tablo karşımıza çıkmaktadır. Panik atakta solunumun hızlanması, kalpteki çarpıntıyla birlikte tansiyonun yükselmesi, titreme, terleme, uyuşma ve karıncalanmalar, baş dönmesi gibi belirtiler kişinin kendisini daha fazla ayakta duramayarak bayılacakmış gibi hissetmesine yol açar. Nitekim yıllarca bu korkuyu yaşayan kişilerin geçmişi incelendiğinde bu tablonun kişiyi bir kez dahi bayıltmamış olduğunu görebilmek mümkündür.

Atak esnasında adrenalin salgılanması kişide uyarıcı etki yapar, yere düşme yaşanması gerçek bir bayılmanın aksine panik ataktağınki tehlikeli değil temkinlidir, kişi çevresinde olup biten karşısında cevap vermekte zorlansa dahi etrafındaki konuşmaları duyabilir. Yine bayılmanın aksine kişi kendisine verilen ağrılı uyaranlara tepki verebilir, epilepsi nöbetindeki dil ısırma benzeri durum görülmezken kişi dudaklarını, ellerini ya da başkalarını ısırabilir. Ayrıca epilepsi nöbetindeki bayılma süresine karşın panik atak atak 15-20 dakikadan başlayıp saatlerce uzayabilen bir durum olarak çok daha uzun sürebilmektedir.

Dolayısıyla panik atağın vücutta yarattığı fizyolojik belirtiler kişiyi bayıltabilecek bir nitelik taşımazlar. Fakat kişinin panik atağını tetikleyen etkenin psiko-sosyolojik bir stres faktörü olduğu unutulmamalıdır. Konversiyon bozukluğu tanısının tabloya eşlik ettiği bazı insanlar, herhangi bir organik sorunları bulunmamalarına rağmen psikolojik bir stres yükü karşısında panik atak benzeri bir nöbet geçirerek bayılma tepkisiyle karşılık verirler.  Konversif kişiler içlerindeki sıkıntıyı somutlaştırıp dışsallaştırmada sorun yaşayarak bunu derinden hisseden, başkalarının olumsuz söz ve davranışlarından son derece etkilenip yoğun duygular yaşayan, arzu ve isteklerini kısıtlayarak başkalarının haline acıyıp ilgi göstermesine ihtiyaç duyan, psikolojik dayanıklılığı zayıf kişilerdir. Bu kişiler ailevi ve çevresel sorunlarla başa çıkmada zorlandıklarında bayılma ve kendinden geçme haliyle sorunlardan geçici şekilde uzaklaşarak aşırı yüklenerek zorlanan sitemi rahatlatan bir sigorta işleviyle kendilerini korumaya alırlar. Genellikle bu durum insanlarla bir aradayken gerçekleşir. Kişinin ihtiyaç duyduğu sevgi ve ilgiyi ancak bayılma ile alabildiğini öğrenmesi üzerine bilinçdışı olarak geliştirdiği bir sistemdir. Dolayısıyla bu durum ayrı bir tanı olarak sınıflandırılmaktadır ve panik atak tablosu ile karıştırılmamalıdır.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.