Konuşmak, içimizde biriken duyguları hafifletir ve zihnimizi düzenler. Anlaşıldığımızı hissetmek yalnızlığı azaltır, paylaşmak ise iyileşmenin ilk adımıdır. Çünkü insan, en çok anlatabildiğinde rahatlar.
Yöneticilik, belki de pekçok kimsenin hayallerini süsleyen bir makamdır. Herkes, sizin önünüze çıkarken ceketinin düğmelerini ilikleyecek, hafif büzülecek. Siz o yanınıza işi için gelen kişinin bu durumundan egonuzu iyice tatmin edeceksiniz ...
Günümüzde ihmal ediliyor olsa da hekimliğin temeli ve başarısının ölçüsü olması gereken alan koruyucu (preventif) tıptır. Hekimler, hastaları tedavi etmek için harcadıkları çabanın çok daha fazlasını hastalanmalarını engellemek konusunda ...
Psikolojik yardım almaya başlamak çoğu insan için kolay değildir. Birine iç dünyanı açmak cesaret ister. Bu yüzden insanlar terapiye girerken önce şunu bilmek ister:
Çoğu insan ayrıldığı partnerin aynısını bir sonraki ilişkide yeniden seçtiğini fark eder. Hikâye değişir gibi olur fakat roller, acılar, çatışmalar ve hayal kırıklıkları hiç değişmez. Size şanssızlık veya kader gibi gelen bu durum şanssızlık değildir. Karşınıza çıkan insanlar hep “aynı tip” olduğu için de değildir. Sert gerçek şudur; biz geçmişte tanıdığımız duyguyu yeniden üretiriz. Sağlıklı olanı...
Deprem düşük frekanslı bir titreşim olduğundan değişik yarım daire kanallarındaki otolitleri etkileyerek vertigoya sebep olmaktadır. BPPV repozisyon manevraları ile hızlıca tedavi edilebilmektedir.
Hayır diyemediğin sınır koymadığın her an kendinden ödün vermiş olursun. İnsanlarla ilişkilerindeki sınırlar sana yön gösterecek. Sınırları dengede tutmak bunu başarabilmende yardımcı olacak.
Ön yargı, son yargı, kalıp yargı, yargı.. Ne çok seviyoruz yargılamayı. Arka bahçeye bakmadan eve değer biçiyoruz. “Düşünmek zordur, bu yüzden çoğu insan yargılar.” C.G. Jung
Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkanına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkalda Napolyonu müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşman askerlerini de “ az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı” diye savuşturmuş. Bir süre sonra Napolyon’un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon’a sormuş:...
İnsanları iyiler ve kötüler diye ayırmayı bırakalı çok oldu... İlkel yanlarını törpülemeye gayret eden veya etmeyen, edemeyen insanlar diyebiliriz ancak.