enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,2690
EURO
53,5644
ALTIN
6.277,08
BIST
13.938,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
22°C
İstanbul
22°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Açık
25°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
28°C

Depresyona Yatkınlık

Depresyona yatkınlıkta çocukluğun ciddi etkileri ve çocukluk döneminde arzulanıp elde edilemeyen sevgi nesnesi ve bununla ilgili gelgitli öfke …

Depresyona Yatkınlık
20.03.2022
41
A+
A-

Depresyona yatkınlıkta çocukluğun ciddi etkileri ve çocukluk döneminde arzulanıp elde

edilemeyen sevgi nesnesi ve bununla ilgili gelgitli öfke-sevgi çatışmaları, sonucunda da

yoğun ve içinden çıkılamaz suçluluk belirgindir. Özellikle çocukluk döneminde yaşanan ve

çocuğun kendi değeriyle ilişkilendirdiği hayal kırıklıkları ve bununla ilişkili olarak öz-değer

algısında ciddi yaralanmalar mevcuttur. Bu da kişilerin kendilerini iyi hissettikleri dönemler

olsa bile, çözümlenmediği sürece, bazı tetikleyicilerle bu yaraların bir anlamda tekrar

canlanması ve kişinin yetersizlik, terk edilmişlik, anlamsızlık algılarıyla beraber yoğun

değersizlik içerisinde depresyona yaklaşmasına neden olur.

Ayrıca depresyonda bastırılmış ve/veya yanlış kaynaklara yönlendirilmiş öfkeler mevcuttur.

Fakat bu öfkeler uygun şekilde yaşanamadığı için ya hayatın kendisine yönlendirilip hayattan

neredeyse nefret etme boyutunda kendini gösterir, ya da kişinin kendisine yönlendirilir ve kişi

sürekli kendini suçlar, eleştirir, hatalarını arar ve en ufak bir hatasını bulduğu anda kendisini

acımasızca eleştirmeye ve hatta yıpratmaya başlar. Bir anlamda hayal kırıklıklarına bağlı

öfkeler de üzüntüye dönüştürülür ve kişinin hüznü ele alamayacağı boyutta kat kat artmış

olur.

Böyle bir depresyon yatkınlığı olduğu ve bu ele alınmadığı sürece kişinin hayatı boyunca

farklı durum ve olgularla tetiklenecek ve kişiyi ve etrafındakileri zorlamaya ve yıpratmaya

devam edecektir. Bu durumda yapılması gereken bu konuda uzman bir psikoterapistten

kaliteli bir psikoterapi hizmeti almaktır. Böylece depresyona yatkınlık kişinin en savunmasız

olduğu alandan çıkıp kişinin en iyi yönetebildiği ve en donanımlı olduğu tarafı olacaktır.

Böylece kişi depresyonunun tekrarlamasından korkmak yerine kendini bu alanda çok daha

güçlü, kontrollü ve sonuç olarak da kişinin depresyon yatkınlığı kendini özgüvenli

hissedebildiği bir tarafı halini alacaktır.

Depresyon her ne kadar yaygınlıkla kullanılan bir terim halini aldıysa ve sıradan bir

durummuş gibi görülse de aslında ciddi bir rahatsızlıktır ve tedavi gerektirir. Hatta ileri

durumlarında kişiyi intihara kadar götürebilir. Bu nedenle depresyonun diğer doğal üzüntü

hallerinden ayrıştırılarak belirlenmesi ve tedavi edilmesi gereklidir.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.