enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0408
EURO
53,0791
ALTIN
6.409,16
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C
Perşembe Açık
27°C

Hamileyken Meme Kanseri Ameliyatı Yapılabilir!

“Hamilelerde meme kanseri ameliyatları, gebeliğin her döneminde yapılabilir. Ameliyat sonrası kemoterapi, radyoterapi ve endokrin tedavisi …

Hamileyken Meme Kanseri Ameliyatı Yapılabilir!
02.04.2022
84
A+
A-

“Hamilelerde meme kanseri ameliyatları, gebeliğin her döneminde yapılabilir. Ameliyat sonrası kemoterapi, radyoterapi ve endokrin tedavisi almayacak hastalar çocuklarını emzirebilirler.”

Meme kanseri dünyadaki her kadının kâbusu… Kansere bağlı kadın ölümlerinde de ikinci sırada. Sekiz kadından biri, ömrünün bir döneminde meme kanseriyle karşılaşabilir. Meme kanseri 50 yaşından sonra daha sık görülmesine rağmen 30 ve 40’lı yaşlarda da azımsanmayacak kadar çok hastada görülmektedir.Doğum yapmamış veya ilk doğumunu 35 yaşından sonra yapmış olan kadınlarda meme kanseri oranı, doğum yapanlara oranla 1.7 kata varan derecede daha fazla görülebilmektedir. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Eser, günümüzde hem meme kanserindeki genel artış, hem de kadınların daha geç anne olması nedeniyle hamileyken kanserle karşılaşma olasılığını arttırdığını söyledi, önemli bilgiler verdi.

KABULLENMEK ZOR AMA GÜÇLÜ OLUN

Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyon 300 bin doğum gerçekleşmektedir. Ülkeler ve toplumlar bakımından farklılık gösteren meme kanserinin hamilelik döneminde görülme sıklığı ortalama 10 bin doğumda bir olarak görülür. Tüm meme kanserleri düşünüldüğü zaman çok az bir kadının gebe iken meme kanseri tanısı alıyor olması iyi bir olasılık. Ancak genç yaşta ve hele de bebek sahibi olmak gibi mutlu bir olay arifesinde böyle bir tanının konması, hem hasta hem de hasta yakınları tarafından kabullenilmesi oldukça zor, psikolojik olarak yıkım etkisi yapan durumdur. Doğru yönlendirilme ve doğru tedavi planlaması, özellikle de bebeğin korunması açısından çok önemlidir.

NE YAZIK Kİ TANIDA GEÇ KALINABİLİYOR

Hamile hastalarda yaşın genç olması ve radyasyon nedeniyle tarama mamografilerinin çekilmiyor olması, kitlenin küçüklüğü, kanseri yakalama şansını elimizden almaktadır. Hamilelikte memelerin büyümesi, doku yoğunluğunun artması gibi değişiklikler, oluşan bir kitlenin ele gelmesini de zorlaştırır. Bu durum kanserin genellikle daha büyük bir kitle, dolayısıyla daha ileri bir evrede tespit edilebilmesine yol açar. Ayrıca hamile kadınlarda ve süt veren kadınlarda kansere bağlı kitleleri, halk tabiri ile ‘süt düğümlenmesi’ diye adlandırılan, memede sütün zor boşaldığı ve süt dolu bir kistik kitle şeklini aldığı galaktoselden ve emziren kadınlarda oluşan iyi huylu urlardan muayene ve ultrasonografi ile ayırmak oldukça zordur.

BEBEĞİNİZDEN VAZGEÇMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ

Tanı konulan hamile hasta ve yakınlarında ilk akla gelen durum bebeğin varlığının tedavi önünde bir engel olduğu kaygısıdır. Bu inanışla birçok aile bebeği aldırmak isteyebiliyor. Günümüzde hamileliğin hangi döneminde tanı konulmuş olursa olsun bebeği almadan, hamileliğin dönemine göre memeye yapılacak ameliyat şeklinde, verilecek kimyasal tedavi ilaçlarının seçiminde ve radyoterapi zamanlamasındaki değişikliklerle meme kanseri tedavisi oldukça başarılı bir şekilde yapılabilir. Hamile hastalarda meme kanseri ameliyatlarını hamileliğin her döneminde yapılabilmek mümkündür. İleri evrede tanı almış veya meme koruyucu cerrahiye hazırlık nedeni ile önce kimyasal tedavi gereken hastalara da hamileliğin 4. ayından sonra kemoterapi ilaçları verilebilmekte, ameliyat doğum sonrasına dahi ertelenebilmektedir. Ancak tüm kemoterapi ilaçları gebelikte kullanılamaz. Gebelikte kullanılabilen kemoterapi ajanları seçilerek tedavi yapılabiliyor. Tabii ki bazı riskleri var. Ancak kabul edilebilir oranlarda.

HAMİLE OLMAYANLARDAN BİR FARKI YOK

Çocuğu aldırmak ancak çok ileri evrede teşhis edilmiş, kemoterapinin yan etkilerini kaldıramayacak ek hastalıkları olan ve tümörün gebelikte uygulanması sakıncalı olan endokrin tedavi gerektiren biyolojik özellikte olduğu nadir durumlarda gerekebilir. Hamile iken meme kanseri olan kişi doğumunu yaptıktan sonra kemoterapi, radyoterapi veya endokrin tedavisi almayacaksa ve süt salgısı mevcutsa emzirebilir. Ancak hastaların çoğunda doğum sonrası da en çok radyoterapi olmak üzere tedaviler devam ettiği için emzirme pek mümkün olmaz. Kısacası gebe hastaların tedavisi içerisinde meme cerrahı, medikal onkolog, radyolog, radyasyon onkoloğu, psikolog ve patoloğun bulunduğu meme konseylerinde tartışılarak kararlaştırılmalıdır. Günümüzde uygulanan tedavi yöntemleri ile bebek korunarak aynı evredeki hamile olmayan hastalarla aynı sonuçların elde edilmesi mümkündür.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.