enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,2690
EURO
53,5644
ALTIN
6.277,08
BIST
13.938,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
22°C
İstanbul
22°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Açık
25°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
28°C

Yeme Bozuklukları Nedenleri

Yeme Bozukluklarına Psikoanalitik Bir Bakış Psikoanaliz, yeme bozukluklarını farklı yönlerinden değerlendirmektedir. Dinamik kurama göre yeme …

Yeme Bozuklukları Nedenleri
A+
A-

Yeme Bozukluklarına Psikoanalitik Bir Bakış

Psikoanaliz, yeme bozukluklarını farklı yönlerinden değerlendirmektedir. Dinamik kurama göre yeme bozuklukları ile nesne ilişkisi arasında önemli ölçüde bağlantı kurulabilmektedir. (Aydın&Maner,2007) Sosyal algının bozulmasının temellendirildiği nokta ise bir boyutta dinamik yaklaşımla açıklanabilmektedir.
Freud’a göre kişiler yemeği cinsellikle bağdaştırır ve yemek ile olan ilişkileri kendilerinin cinsel deneyimlere verdikleri tepkiler ile ilişkilendirilir. (Özakkaş& Çorak, 2010) Bireylerin gebe kalma arzu ve korkularına karşı geliştirdikleri yeme fantazileri oral fiksasyonun temel örneklerindendir. (Aydın& Maner,2007) Yemeği alabildiğine ağza tıkıştırma ve daha sonrasında ise kusma, fiksasyon geçirilmiş oral dönemin belirtileridir.

Oral dönemde arzu nesnesi ile güvenli bağlantıyı kuramayan ve çatışmalı bir dönem geçiren birey fikse ettiği dönemi yiyecekler ile çözümlemeye çalışır.Yiyecekler oral yolla alınır. Acı oral dönem deneyimleri bireyleri en kolay oral yolla karşılanabilen nesneye karşı düşmanca veya saplantılı bir tutum sergilemeye iter. Kişiler yemeği çok sever, yemekten nefret eder, tıkınır, kusar, ister veya istemez. Nesneye yüklediği anlam ile açıklanabilmektedir.****

Yemeğe karşı geliştirilmiş katı tutumlar, yemeğe düşmanca tavır ve kendini baskı altında hissetme ise anal dönem fiksasyonu ile açıklanabilmektedir. (Aydın&Maner,2007)  Anal dönemde (1,5-3 yaş) oldukça baskı gören çocuk katı tutumlar ve kendini korumaya yönelik davranışlar geliştirebilmektedir.Kişi kendini bu kötü gördüğü durumlardan korumak amacı ile kendi formülasyonunu üretmekte ve savunmalar oluşturmaktadır.

Bireylerin anal dönemde baskı görmeleri düşmanca tavır geliştirmelerine sebep olabilmektedir. Anal dönemde baskı gören ve kötü deneyimler yaşayan çocuklar ebeveynlerine ve kendilerine ceza vermek için dışkılarını tutmakta veya tuvalet yapma konusunda olabildiğince serbest davranabilmektedir. Anal dönem fiksasyonu geçirmiş bireyler, yeme bozuklukları yaşayabilmekte ve yaşadıkları kötü tecrübeleri yiyecekler aracılığı ile ifade edebilmektedir. Yiyeceği içinde tutma (tıkınma) ve daha sonrasında cezalandırma (kusma) dışkılamasında bulunmaktadırlar. 

Bir çalışmada çocukluk çağındaki aşırı ebeveyn kontrolünün, fizik istismarı olgunlaşmamış savunmaları geliştirdiği ortaya çıkmıştır. (Özakkaş&Çorak, 2010)  Baskıcı ebeveynler çocuklarını sürekli kontrol altında tutmaya çalışır. 

Sosyal çevre eleştireleri,baskıcı aile tutumu, özyetersizlik hissi, yargıcı tutumlar kişileri strese  sürükler.Kendilerini yargılanmayacak bir dünyanın içinde hayal eden kişiler, onları yargılamayacak varlıklara yani yiyeceklere yönelirler. Kısır döngü başlamış olur.

Baskıcı ve kontrolcü aileler çocuklarını bireyselleşmekten uzaklaştırır ve gelişime izin vermezler. Baskı gören çocuklar benliklerini geliştiremedikleri gibi alacakları kararlar konusunda da yetkinlik sahibi olamazlar. Kişiler o denli kendilerinden uzaklaşır ki kontrol edebilecekleri tek nokta yiyecekler ve vücutlarıdır. Kişiler yaşam kontrollerini ellerinde tutamadıklarından dolayı olgunlaşmamış ego savunmaları geliştirerek kendilerini korumaya yönelirler.
Vücut ve yiyecek kontrolü bu kişiler için yetkinlik alanı olabilmektedir. Bireyler vücutlarına istediklerini yapabilecekleri için araç olarak kullanabilmektedirler. Bireyselleşme aracı olarak vücutlarını kullanırlar.. Kendilerinin bir ifade biçimi olan yeme, yememe, tıkınma ve kusma davranışı kişiler için yaşamda bir söz hakkı bir ifade biçimi haline gelmektedir.

Vücutlarını kontrol etmek kişilerde otorite gücü hissi uyandırır ve bu otokontrol durumu bir yerden sonra yer değiştirir. Kişiler bedenlerini ve dürtülerini kontrol edemez hale gelir. Kontrol merkezi hastalığın alışkanlık evresi olmaktadır. (Özakkaş, Çorak, 2010) Bu durum kişi de büyük bir stres yaratır. Olgunlaşmamış savunma mekanizmaları ile hareket eden birey,  tolere edemediği ruh halinden kurtulmak için gıdayı atarak bu duygu durumundan kurtulmaya çalışır.
Kişi bedenselleştirme, inkar, eyleme vurum, yalıtma, rasyonalizasyon  gibi savunma mekanizmaları ile kendini bağımlı olduğu bu rahatsız edici durumun stresinden uzaklaştırmaya çalışır.
 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.