enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,7648
EURO
52,9255
ALTIN
6.947,90
BIST
14.252,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Az Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
14°C
Cumartesi Az Bulutlu
16°C
Pazar Çok Bulutlu
17°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C

Evlilik ve Çift Terapisi

EVLENENECEĞİM, EVLENİYORUM, EVLENDİİİİM!! Evet evet artık evlisiniz. Her şey nasıl da zor oldu öyle değil mi? Küçüklükten başlayıp size çizilen …

Evlilik ve Çift Terapisi
14.04.2022
48
A+
A-

EVLENENECEĞİM, EVLENİYORUM, EVLENDİİİİM!!

Evet evet artık evlisiniz. Her şey nasıl da zor oldu öyle değil mi? Küçüklükten başlayıp size çizilen rotayı izlediniz ve başardınız. Hatırlıyor musun, nasıl da hayaller kurardın? Muazzam bir gelin olacaktın, kuğu gibi salınacaktınız sevdiğinizle. Herkesin gözleri üzerinizde olacaktı. Hayran hayran izleyeceklerdi sizi. Herkesten çok size yakışacaktı bu gelinlik ve damatlık. İtiraf et, herkesten çok da size yakıştı. Herkesin gözü üzerinde, rüya gibi bir düğündü. Eee sonuçta yıllardır bunun olacağını söylemişlerdi. Küçükken oynadığın oyunlar bile evlilik üzerineydi. Sonra anne baba olacaktın. Yüzün kızardı değil mi? 🙂 Merak etme, utanmana gerek yok, daha bir süre evliliğin tadını çıkaracaksın. Henüz vaktin var. Şimdi bu anın, evliliğinin tadını çıkar. Siz daha çiçeği burnunda bir çiftsiniz. Tüm bunları sonuna kadar hak ediyorsunuz. Bu rüya gibi günleri yaşamak için çok fedakarlık yaptınız öyle değil mi? Yıllardır kurduğun, hayal ettiğin her şey tek tek gerçekleşecek. Bazı sorunları aşmak sizi ne kadar da yormuş. Neyse ki yanınızda her şeyi sizinle göğüsleyen eşiniz var. Aslında o sizin ruh eşiniz… Siz birbiriniz için yaratılmışsınız! Ve aşk… Aşk da tam böyle bir şey… Nasıl oluyor da aşkın evliliği öldürmesine izin veriyorlar anlamıyorsunuz değil mi? Siz bunu asla yapmayacaksınız!!

Hemen hemen bütün evliliklerin başlangıcı böyledir aslında… Peki nasıl oluyor da yıllarca hayal ettiğiniz, besleyip büyüttüğünüz duygularınız soluveriyor? Nasıl oluyor da emek emek işlediğiniz danteller lekeleniveriyor? Tüm suç eşinizde değil mi? Öyle yapmasaydı, bunları söylemeseydi, şunları döküp kırmasaydı…

Şimdi derin bir nefes alın, bir kez daha ve bir kez daha… En baştan tekrar başlayalım, tüm bu hayalleri sen mi kurmuştun, siz mi kurmuştunuz? Hani o isteksiz gülümseler, rızasız onaylamalar vardı hatırlıyor musun? İkinizin de ayrıntı olarak görüp, üzerini kapattığınız, hani konuşmamak en iyisi deyip sustuğunuz ve şimdi önünüze çıkan bir yığın sorun… Hani siz birbiriniz için yaratılmıştınız ya, bunu bir kez daha düşünmeye ne dersin?

Ahmet ALTAN’ ın da dediği gibi;

Fransızların o muhteşem heykeltraşı Rodin’e bir heykeli nasıl yaptığını sorduklarında tek bir cümleyle cevap vermişti.

-Taşın fazlasını atıyorum, geriye heykel kalıyor. Bir heykel taşın fazlası atılarak yapılıyor, peki insan nasıl yapılır?

Rodin’in heykel yapması gibi hepimiz de insanlar yaparız. Tanıdığımız, sevdiğimiz her insan aslında bizim yaptığımız insanlardır. Ve biz insanları Rodin’in heykellerini yaptığının tam tersini yaparak yaratırız. Bir insanla karşılaştığımızda o, küçük bir kil parçasıdır. Onun bütününü görmeyiz, bilmeyiz de. Alırız o küçük kil parçasını ve onu yoğurup kendi toprağımızdan bir şeyler katmaya başlarız, bacaklar yaparız ona, kollar sonra bir gövde, kendi kafamıza uygun bir kafa. Küçük kil parçasına kendi toprağımızı ekleyerek yaptığımız insan, ne kadar kendisidir, ne kadar bizdir onu hiçbir zaman kestiremeyiz. Heykelin ilk kil parçası ondandır, ama gerisi hep bizim toprağımızdır. Bizim kafamızda yaptığımız insanlar, kendilerinden çok bize benzerler. Zaman zaman heykelin içinden kendileri çıkıverirler, yaptığımız heykelin kolu, bacağı düşer, kafası yana yatar, birden sinirleniriz, “ neden sen benim yaptığım heykele benzemiyorsun?”, diye ya da “neden benim yaptığım heykeli bozuyorsun” diye.

İşte işler tam da burada karışıyor. O mükemmel evlilikte sorunlar, daha doğrusu gerçekler ortaya çıkmaya başladı. Ve artık eşimizi bir kez daha tanıyoruz…Şimdi ne kadarı sizsiniz, ne kadarı eşiniz bir kez daha düşünün…

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.