enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0970
EURO
53,1464
ALTIN
6.418,53
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
25°C
Perşembe Açık
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
27°C

Anksiyete Çiçeği

Hüzün koymayın bu mevsimin adını Annem sonra çok ölür Ölürse alıç ağaçlarının üstüne güneş geçmez. Ve kimseler bilmez Ceviz ağaçlarının …

Anksiyete Çiçeği
12.04.2022
48
A+
A-

Hüzün koymayın bu mevsimin adını

Annem sonra çok ölür

Ölürse alıç ağaçlarının üstüne güneş geçmez.

Ve kimseler bilmez

Ceviz ağaçlarının duygusal olduğunu.

Bütün kelimeler tavuk gibi gagalardı 

Bütün yılanlar uskumru gibi bedenimde

Bir hoplardı bir zıplardı

Kaburgamdan akan kan, buğday tarlasına bulaşıyor

Iliklerime kadar kadınlar, erkekler ve bıldırcın yumurtaları 

Bir çubuk kraker gibi ikiye kırılıyorum

Ayağa kalksam göğsüm durduruyor

Nefesimde bir hayvan yaralı

Soluklarımda med-cezir, cezir-med

Sırtımda harpler 

Içimde bir öküz duygulanıyor

‘bir çocuk tedirgin’

Bir afet ağıyor

Dilim kitli, damağım tehl, basiretim bağlı, gönlüm lal

Ellerim, başım, kalbim sırtım ağlıyor.

Umut yok bu baharların gözbebeğinde

Erdem yok bahçelerde

ışıltı yok biber bitkisinde 

Içtiğim su

Kurumuş bir ağaçtan geliyor

Tevazu değil yaşadığım

Artarda gözümün önünde kayboluyur yaşam anahtarları

Savaşmak zafere götürmüyor

Mücadele etmeğe dargınım

Yemiş vermiyor kurtlu zeytin ağaçları

Taçlandırmıyor küçük kızların kumral başlarını,

Ne bu bahar ne de çiçekçiler

Durdurun artık bu atlı karıncaları

Durdurun 

Durdur babacığım, babam.

Hergün geldiler

Hergün beni boğup gittiler

Her gün ihbar 

Her gün beni depremlerde

Hergün cenazeler kalkıyor bizim evlerden

Imamsız, salasız, kalabalıksız

Beni hiçkimseler durdurup, hiçbir şeye tıkıyorlar

Yer yarılıyor bir bebeğin kalbini incitmekten korkuyorum

Ama cehennemden korkmuyurum 

Bir hüznün öğle vaktine

Ölü bir filin güneşi yıkadığı bir toprak dilimine

Etrafımda dans eden pazartesiler salılar

Geçe üç, öğleden sonra iki, ikindi vaktiler…

Çivilerde asılan duvar saatlerinde hep bir soru:

Ben ölürsem dünya yaşayacak mı?

Bendim muş ovasında yumurta soyup tuza bandıran 

Bendim vangölüne ayakkabımı düşüren

Bendim lisede aşıkken karnına iki yumruk yiyen

Façata, kravat, taş curcuna.

Bendim ekmek, peynir helva

Bendim mersin denizinde yani afroditin saçını yıkadığı yerde

Başka bir kadını düşünen

Bendim karaköy, bendim balat, bendim bendim bendim

Ama şimdi git gide eriyeceğim.

Git gide uzaklaşıyor arkadaşlarım, kardeşlerim ve çalılıklarım

Yavru bir filin coşkusunda  yaşadım,

bir alabalığın hafızasında öleceğim.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.