enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,3323
EURO
53,8589
ALTIN
6.168,06
BIST
13.943,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Pazartesi Açık
30°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Açık
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C

Anneden Mahrum Kalan Çocuğun Dünyası

0-3 yaş arasındaki yıllar kişiliğin ve ruh sağlığının temellerinin atıldığı sürecin en kıymetli dönemidir. Bu yıllarda çocuk annesinden sevgi ve …

Anneden Mahrum Kalan Çocuğun Dünyası
15.04.2022
54
A+
A-

0-3 yaş arasındaki yıllar kişiliğin ve ruh sağlığının temellerinin atıldığı sürecin en kıymetli dönemidir. Bu yıllarda çocuk annesinden sevgi ve ilgi göremez ise ileriki yıllar telafisi olmayan eksiklikler yaşayabilir. Bu yüzden birçok gelişmiş ülkede doğumdan sonra anneler bir yıl izinli sayılırlar. Ayrıca üç yıl ücretsiz izin hakları mevcuttur. Çünkü bu yaşlarda çocuğa yapılacak yatırım her şeyden üstün tutulmaktadır.

İlk üç yaşta annenin göstereceği şefkat ilgi ve bakım sadece çocuğa değil annenin kendisine de gereklidir. Çünkü annelik fıtri bir davranış olduğu kadar yaşanarak, tadılarak öğrenilen bir vasıftır. Annelik kadının şahsiyetin geliştirir ve onu olgunlaştırır.

Deneylerin diliyle anne-çocuk ilişkisine ve çocuk ruh sağlığına bakalım birazda. Annelerinden ayrı kalan çocukların ne gibi davranışlarda bulunacağını araştırmak üzere birçok deney yapılmıştır. Fransız pedagoglardan Dr. Spitz’in yüz yirmi üç çocuk üzerinde gerçekleştirdiği deney oldukça ilgi çekicidir. Araştırmacı değişik yaştaki çocukları belli zaman periyotlarında annelerinden ayırarak davranışlarını kaydetmiştir. Elde ettiği sonuçlar şöyle sıralanmaktadır;

-Bir ay müddetle annesinden ayrılan süt çocuğu devamlı mızmızlanır, ağlar, kendisine kim yakınlaşır, ilgi gösterirse ona sarılır ve bırakmak istemez. Eğer bu devrede çocuk annenin yerini alacak iyi kalpli biriyle karşılaşırsa fazla bir ruh çöküntüsüne uğramadan ona alışır. Bu kadın süt veren birisi ise çocuğun ona alışması daha kolay olur.

-Çocuğun anneden ayrı kalış müddeti iki ayı geçerse davranışlarında değişiklikler görülmeye başlar. Artık kendine yaklaşan kim olursa olsun ilgi duymaz, yabancılardan kaçar, ona yaklaşmak istenildiğinde korku belirtileri gösterir, ümitsizce haykırır, iştahı azalır, çocuğu yatıştırmak ve memnun etmek zordur.

-Anneden ayrı kalışı üç ayını doldurunca çocuk yas tutma dönemine girer. Hiç kimseye ilgi duymadığı gibi yabancılara karşı korku belirtileri de göstermez, ağlayıp sızlanmaz, derin bir sessizliğe gömülür. Kendi iç dünyasına çekilir. Beslenmesi ve uyku düzeni bozulur, yürüyüşü uyurgezer gibidir, uyaranlara karşı tepki gösteremez, sık kaza yapar, yaraları geç iyileşir, vücut direnci düşüş gösterdiğinden çabuk hastalanır.

-Dördüncü ayında durum daha da vahimleşir. Yüz ifadesi donuklaşır, benzi solar, gözlerini sabit bir noktaya dikip saatlerce oturur, geceleri çığlık atarak uyanır, ağlamaları bağırma şeklindedir.

Deneyden çıkan netice ebeveynin çocuk üzerindeki etkisini vurgulamaktadır. Ayrıca çocuk anneden ne kadar erken yaşta ayrılırsa o kadar erken sorun yaşama ihtimali o kadar erken yaşta başlayacaktır.

Araştırmalarda anne kucağından uzak yabancı elinde büyüyen çocuklarda ruh sağlığının ağır yaralar aldığı anlaşılmış bulunmaktadır. Çocuğun maddi ihtiyaçları en modern şekilde yerine getirirse de çocuk yeterli ruh olgununa ulaşamamakta ve kişilik gelişimi sekteye uğramaktadır.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.