enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,2690
EURO
53,5644
ALTIN
6.277,08
BIST
13.938,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
27°C

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

DSM-5 kriterlerine göre antisosyal kişilik bozuklukları sınıflandırılması itibariye B grubu kişilik bozuklukları tanı kriterleri arasındadır …

Antisosyal Kişilik Bozukluğu
25.03.2022
24
A+
A-

DSM-5 kriterlerine göre antisosyal kişilik bozuklukları sınıflandırılması itibariye B grubu kişilik bozuklukları tanı kriterleri arasındadır. Belirti kümelerinden üç ya da daha fazlasının olması durumda konulan tanının belirtilerinde, tutuklanmasına yol açan tekrarlayıcı eylemlerde bulunuyorsa, yasal yükümlülüklerine uymuyorsa, sık sık yalan öyleme takma isimler ya da kendi şahsi çıkarları için ya da zevki için sahtekârlık yapıyorsa, dürtüselliği ve geleceği tasarlamada problemli ise, sık sık kavga ve dövüşlere katılıp, başkalarının hakkına el uzatmada sinirli ve saldırgan ise, kendi güvenliği ya da bir başkasının güvenliğini hiçe sayıyorsa, sürekli bir işinin olmaması ve parasal yükümlülüklerini yerine getiremiyorsa, başkalarını incitme, kötü davranması sonucu vicdan azabı çekmiyorsa hekimler tarafından bu tanı konulmaktadır. Kişi için onsekiz yaşının altında önce davranım bozukluğu olduğuna ilişkin kanıtlar mevcuttur ki kişinin en az onsekiz yaşında olması gerekmektedir.

Antisosyal kişilik bozukluğu bireyler ergenlikte oluşan davranış bozukluğuyla hem de yetişkinlikte ayrı derecede sorumsuz ve sosyal alanlardaki tehlikeli davranışlar ile göze çarpmaktadır. Böyle yapıda bulunan kişiler genellikle psikiyatri kliniklerinde, hapishanelerde, ıslah evlerinde ya da özel hekimlerce tedavileri yürütülmektedir. Kişi için tedavi olma eğilimi genelde dış kaynaktan gelmektedir. Aile yakınları, işverenler, öğretmenler daha sıklıkla adli hukuk sistemi gibi kişi veya mercilerce gergin kişilerarası ilişkisi sebebiyle ya da kabul görmesi mümkün olmayan davranışlarıyla bu yapıdaki kişileri tedaviye gitmesi gerektiğiyle alakalı zorlamalarda bulunmaktadır. Mahkemelerce bu yapıdaki kişilere ya terapiye ya da hapishaneye gitmesi yönünde tercihler sunmakta ve bu seçim doğrultusunda şartlı tahliye ile psikoterapiye gidilmesini ve psikoterapi devamlılığı bu şekilde sağlanmaktadır.

Antisosyaller gönüllü olarak gerçekçi olmayan fiziksel rahatsızlıklarıyla alakalı ayakta tedavi merkezilerine başvurabilir ve tedavi hizmetlerinden yararlanabilmektedir ya da yeşil reçete ile satılan ilaçlara ulaşmak için psikiyatri kliniklerine gelebilmekteler. Antisosyaller diğer insanların haklarını hiçe sayan ve ihlallerde bulunan bir şekilde tarif edildiğine göre sosyal problemler de beraberinde gelmektedir. Tanım itibariyle bu davranışların vuku bulduğu ve suçla eşlik eden durumlarda toplumu derinden tehdit etmektedir.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişiler psikoterapisi ile iyileşir mi sorusu süregelen bir durumdur. Bu sorunun yanıtını çoğu analistler yarar görmeyeceği konusunda görüş bildirmişlerdir. Psikoterapiyle ilgilenmenin süperego gerektiğine ilişkin bilgilerin olması, empati eksikliği ve toplu normlarını kabul etmemesine ilişkin durumun olması, ikinci durum ise, antisosyal kişilik bozukluğu bireyin tedavi motivasyonunun olmamasından kaynaklanması, üçüncü durum ise antisosyal kişilik bozukluğu bireyin sınırları belirgin olmayan, genetik olarak belirlenmiş bir bütün olduğuna ve belli sayıda ilişkili davranış olmadığına işişkin yaygın kanaattir.

DSM-1, sosyopatik kişilik rahatsızlık tanısın, başını sürekli derde sokan, sorumluluk duygusunun olmadığı bireyleri, ahlaki açıdan, farklı(anormal) çevrelerde yaşayan cinsel sapkınlıkları da dahil etmekteydi.

DSM-2, antisosyal kişilik bozukluğu tanılı hastaların durumlarını gözden geçirerek bireylere, sosyal değerlere sadakat göstermeyen, aşırı bencil, sorumsuz, doyumsuz suçluluk duyma ya da bunlardan ders almayan sahip kişiler olduğunu belirtmiştir.

DSM-3, onbeş yaşından önce başlayan davranışlarında yalan söyleme, hırsızlık, kavga, otoriteye karşı direnme ve aşırı cinsel davranışlar, alkol bağımlılığı ve uyuşturucu madde kullanımını içeren özellikler yazılmıştır.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.