Bel fıtığı veya lomber disk herniyasonu toplumda sıkça görülen hastalıktır. Aslında kendi başına bir hastalık olmayıp disk eklemlerinde …

Bel fıtığı veya lomber disk herniyasonu toplumda sıkça görülen hastalıktır. Aslında kendi başına bir hastalık olmayıp disk eklemlerinde dejenerasyon sonucunda ortaya çıkan bir kaç hastalıklardan biridir.
Normalde omurga 26 kemikten oluşmaktadır. Bu kemikler birbirlerinin üzerinde yerleşiyorlar. İki komşu kemik üç eklem vasıtasıyla bir birilerine bağlı. Bu eklemler ön-ortada büyük disk eklemi ve yan-arkalarda iki adet faset eklemlerinden oluşuyorlar.
Bel fıtığı omurganın ön orta kısmında yerleşen disk ekleminde bozulma ile başlar. Bu eklemin büyük kısmını oluşturan nucleus pulposus denilen kıkırdak dokusu bozulur. Dejenerasyon denilen bu süreçte doku niteliğini kaybeder, su oranı azalır. Bu aşamasında, hastaların çoğu bel ağrılarından şikayet eder. Bu durumda hastalara dejeneratif disk hastalığı veya siyah disk hastalığı gibi tanılar konulur. Dejenerasyon devam ederse bozulmuş nucleus pulposus parçalanır ve oluşmuş parçalardan biri fıtıklaşıp omurganın içinden geçen sinir köklerine bası yapabilir. Bu durumda bacaklarda sinir basısına bağlı ağrı, uyuşma, güç kaybı gibi şikayetler ortaya çıkar. Diğer hastalarda bariz fıtık oluşmadan dejenerasyon devam eder. Dejenerasyonun ileri aşamalarında nucleus pulposus tamama yakın veya tamamen kaybolur. Bu durumlarda kemiklerin birbirinin üzerine oturmasına bağlı olarak omurga kanalında darlık ortaya çıkar. Bu hastalığa lomber dar kanal denir. Bazı durumlarda nucleus pulposus dokusunu kaybına bağlı kemik kayması da ortaya çıkabilir.
Görüldüğü gibi lomber disk dejenerasyonu sadece bel fıtığı değil bir kaç hastalığın oluşması için zemin yaratıyor. Dolayısıyla bütün hastalara aynı tedavi uygulanamaz. Hastanın durumuna ve hastalığın aşamasına göre seçici davranılması gerekiyor. Genelde bu hastalıkta ön planda kronik (sürekli) ağrı olduğundan hastaların hayat kalitesi etkileniyor. İlaç tedavisi, fizik tedavi gibi yöntemler çok fazla ağrısı olmayan hastalarda uygulanabiliniyor. Fakat sinir dokusu hasar görüyorsa veya şiddetli ağrılar tedaviye yanıt vermiyorsa cerrahi tedavi ön plana çıkıyor. Yapılan ameliyat hastanın yaşına, şikayetlerine ve hastalığın aşamasına göre değişiyor. Ameliyatta hedefler sinir dokusunu korumak, üzerindeki baskıyı kaldırmak ve gerekirse omurganın sabitliğini sağlamaktır.