enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,2789
EURO
55,9898
ALTIN
6.718,65
BIST
14.229,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Açık
29°C

Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluğun görülme sıklığı %1-1,5 arasındadır. Kadın ve erkekte görülme sıklığı benzerdir. Herhangi bir yaşta başlayabilir fakat en sık …

Bipolar Bozukluk
31.03.2022
45
A+
A-

Bipolar bozukluğun görülme sıklığı %1-1,5 arasındadır. Kadın ve erkekte görülme sıklığı benzerdir. Herhangi bir yaşta başlayabilir fakat en sık 15-19 yaşları arasında başlar. Bipolar bozukluk , yineleyen manik , hipomanik, depresif ve karma dönemlerle seyreden süreğen bir hastalıktır. Bu dönemler farklı belirtiler ve bulgular içerir.

Manik/ Hipomanik Dönem; Özgüvende aşırı artış, kendini büyük göreme, önemli güçlerinin olduğu yönünde (dini, politik, ekonomik vb durumlarla ilgili ) düşünceler, uyumama veya uyku ihtiyacında azalma, her zamanki halinden daha bakımlı, daha süslü olma, çok konuşma, konuşmanın hızlı ve araya girilemeyecek kadar yoğun olması, konudan konuya atlama, cinsel istek ve arzuda artış, para harcama ve alışverişte artış, riskli yatırımlara girişme, çabuk tepki verme gibi bir çok belirti ve bulguyu içerebilir. Hipomani de belirtilerin şiddeti maniye göre daha azdır.

Depresif Dönem; Kederli olma, mutsuzluk, keyifsizlik, zevk alamama, ilgi kaybı, enerji kaybı, uykuda azalma veya aşırı uyuma, yorgunluk, bitkinlik, vücut ağrıları, baş ağrısı, kendine olan güvende azalma, suçluluk ve değersiz olma düşünceleri, tekrarlayan ölüm ve intihar düşünceleri, iştahta azalma veya artma, dikkatin azalması ve dikkatini toplayamama, içe kapanma vb. gibi pek çok belirti ve bulgu olabilmektedir. Bipolar bozuklukta görülen depresyon, tek başına görülen depresyondan bazı farklılıklar içerir. (Genellikle ani başlar ve ani sonlanır, Aşırı yeme, kilo alma, aşırı uyuma daha sık görülür, mevsimlerle ilişkili olma, daha erken yaşta başlama gibi )

Karma Dönem; Mani ve depresif dönemin bazı belirtilerinin birlikte olduğu dönemlerdir.

Bipolar bozukluk, hastalığın gidişi, sonlanımı ve tedaviye cevabı kişiler arasında büyük farklılıklar gösterse de yaşam boyu devam eden bir hastalıktır. Hastalığın dönemleri arasında çoğu hastanın belirti ve bulguları tam olarak düzelip normal işlevselliklilerine dönse de %20-30 civarındaki hastada, hastalığın belirtileri devam eder ve kişi tam olarak düzelme olmaz.

Bipolar bozukluğu olan hastaların çoğunda başka psikiyatrik rahatsızlıklarda olabilmektedir.

Hastalık tanısı konurken sebep olabilecek psikiyatrik ve diğer tıbbı hastalıkların dışlanması gerekir. Bipolar bozukluk hastalıta görülen dönemlere ve hastalığa sebep olan durumlara göre göre Bipolar-1 bozukluk, Bipolar-2 Bozukluk Bipolar-3 Bozukluk, Bipolar-4 Bozukluk, Siklotimi gibi alt tanıları mevcuttur.

TEDAVİ

Tedavide hedef, ortaya çıkan şiddetli belirtilerin yatıştırılması, tekrarlamaların önlenmesi ve kişinin hastalık öncesi dönemde olduğu gibi işlevselliğinin en iyi şekilde korunmaya çalışılmasıdır.

Hastalık döneminin, belirti ve bulguların şiddetine göre hastanın ayaktan veya hastaneye yatırılarak tedavisi planlanır. Özellikle manik dönemde olan bir hastanın ayaktan tedavi edilmesi pek mümkün değildir, hastaneye yatırılması kendisine ve çevresine verebileceği çeşitli zararların önüne geçilebilmesi ve tedavisinin sağlanması açısından çok önemlidir. Hastalığın tekrarlayıcı olması nedeniyle başlangıçtaki belirtiler yatıştırıldıktan sonra tekrarlamayı önleyici tedavi planlaması yapılır. Tedavi süresince hasta doktor ve ailenin işbirliği çok önemlidir. Bu hastaların psikososyal tedavi yaklaşımlarında, hasta ve ailelerinin hastalık ve tedavi ile ilgili eğitilmeleri ve bazı terapi seçeneklerini içerir, bu eğitimlerle hastalığın daha iyi tanınması, tetikleyici faktörlerin azaltılması, doktora başvurması gereken durumların bilinmesi ve ailenin hastaya yaklaşım biçiminin öğretilmesi ile hastalık sıklığını azaltmak ve tedavi uyumunu arttırmak hedeflenir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.