enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9246
EURO
52,5884
ALTIN
6.783,35
BIST
14.335,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Az Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Açık
21°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
17°C

Bir Anlama Sanatı Olarak Psikiyatri

Gerek günlük yaşamda, gerekse eğitim ve iş hayatında kişilerin ruh sağlığına zarar veren sayısız etmen vardır. İletişim araçlarından edinilen her …

Bir Anlama Sanatı Olarak Psikiyatri
31.03.2022
50
A+
A-

Gerek günlük yaşamda, gerekse eğitim ve iş hayatında kişilerin ruh sağlığına zarar veren sayısız etmen vardır. İletişim araçlarından edinilen her türlü enformasyon ve çevresel etkenler gibi… Düşünün ki, bir kişiye evde ailesi, okulda öğretmenleri, sokakta tanıdıkları; kitle iletişim araçlarında izledikleri, dinledikleri ve okudukları hep yanlış beslenme önerilerinde bulunuyor, üstelik bu gıdalar da çevre kirliliğinden nasibini alıyor vs…Bu kadar yanlışın içinde o kişinin sağlıklı bir bedene sahip olmasının zorluğunu tahmin edebilirsiniz.

İşte, ruh sağlığımız da benzer şekilde yanlışlar, müdahaleler, travmalar ve toplumsal olayların etkisiyle yaralar alabiliyor çoğu zaman… Yaşam boyu karşılaştığımız güçlüklerin çoğunda olduğu gibi psikolojik sorunların da çözümü, oluşması kadar kolay olamıyor ne yazık ki… Sorunu fark etmek veya tanıyı koymak yetmiyor; ki bunu çoğu kez iyi bir arkadaş veya ilgili bir aile bireyi bile yapabilir. Sorunun kişiye özgü bileşenlerini ve kişinin kendi gerçekliğindeki tezahürünü görebilmek; yani kişiyi anlamak gerekir.

Anlaşılmak günümüz insanının en büyük açlığı belki de… Ancak anlama yetisini çocuklarımıza ve insanlarımıza kazandırma yönünde hiçbir çabamız yok. Belki de bilmediğimizden, insan bilmediği bir şeyi öğretemez çünkü…
İyi niyetlilerimiz, anlayışlı olmaya çalışarak (yakınını kaybetmiş birinin kırıcı bir söylemine anlayış gösterme gibi), daha gayretlilerimiz ise empati yaparak yardımcı olmaya çalışır. Empatide kılavuzumuz “Benim başıma gelseydi, ben olsaydım ne yapardım?” gibi şeylerdir. Oysa her yara farklı kişilerde farklı acılara sebep olabilir. Kimini de acıtmaz bile… Anlamak, karşınızdaki insanı onun koşullarıyla değerlendirme ve hissettiklerinin o kişi için ne manaya geldiğini görebilmektir. Empati, sorunu kendi dilimizde okuma; anlamak da sorunu sorunun sahibinin diliyle okumadır.

Yeryüzündeki insan sayısı kadar dil var bence; Betül’ce, Levent’çe, Selin’ce, Alex’çe… Betül’ce öğrenmeden onu anlamak mümkün olabilir mi? İşte, işini iyi yapan bir psikiyatrın Betül’ce öğrenerek (yansız, ön yargısız, sabırla dinleyerek ve anlamaya çalışarak) işe başlaması gerektiğine inanıyorum. Betül Hanım’ın da Betül’ceyi öğrenmesinin yolunu açarak (yakınmalarını açık ve ayrıntılı aktarması) onun işini kolaylaştıracağını düşünüyorum.

Anlama ve anlaşılabilme dileğiyle…

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.