enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,3817
EURO
54,2849
ALTIN
6.166,49
BIST
13.501,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Perşembe Parçalı Bulutlu
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Az Bulutlu
30°C

DEPRESYONDA MISINIZ? ANKSİYETE BOZUKLUĞUNUZ MU VAR?..(I)

Günlük modern yaşantıda, hangimiz anksiyete bozukluğu yada depresyonik durumlar yaşamıyoruz?.. Hemen hemen hepimiz, bu duygu dalgalanmalarına …

DEPRESYONDA MISINIZ? ANKSİYETE BOZUKLUĞUNUZ MU VAR?..(I)
06.04.2022
41
A+
A-

Günlük modern yaşantıda, hangimiz anksiyete bozukluğu yada depresyonik durumlar yaşamıyoruz?..

Hemen hemen hepimiz, bu duygu dalgalanmalarına bir şekilde maruz kalıyoruz.Fakat bu maruz kalmalar çok sık olmadığı sürece ve de en önemlisi, sosyal hayatımızı patolojik düzeyde olumsuz etkilemediği sürece, masumdurlar ve hemen tedavi gerektirmezler.Hatta, içgüdülerimizin ve hayatın zorluklarına karşı verdiğimiz savaşa dayanma direncinin artmasına bile yardımcı olurlar; dozunda ve kıvamında oldukları sürece….!

İnsanoğlu, gerçekten çok güçlü ruhsal savunma ve tedavi edici mekanizmalar ile donatılmış bir varlıktır. Hatta, tek varlıktır…

Örneğin, hiçbir hayvan, ruhsal travmayı tam olarak algılayamaz; algılasa bile, o travmayı atlatmaya çalışacak bir mekanizmayı devreye sokamaz.

Çünkü, ruhsal savunma mekanizmaları yoktur.Sadece kısmi ve çok yüzeysel tepki verirler. Ama biz insanlar öyle miyiz?…

Sevdiğimiz kişinin, hiç beklemediğimiz ve ummadığımız bir şekilde bize karşı oluşturacağı bir davranış biçimi bile, bizde; ani kırgınlığa, üzüntüye ve hatta, bir süre sonra; olayı kafamızda ve iç dünyamızda sürekli büyütmemiz nedeniyle (ki; buna içinden konuşma denir..), kızgınlık,öfke ve küskünlük duygularına yol açabilir.Eğer, bu duyguyu çok patolojik düzeyde yaşamamışsak, hemen aklımızı ve ruhumuzu beraberce işbirliğine sokarak (yani,ruhsal savunma ve tedavi edici mekanizmaları devreye sokarak); fazla abartılı tepki vermeme yoluna gideriz.Tüm bunlar doğal tepkilerdir.

Böyle yapmayıp da, tam tersine filmi sürekli geriye sararak,tekrar tekrar izlemek; izlemenin sonucunda da, sürekli üzüntü,sıkıntı hatta öfke yaşayıpi, sosyal ve biyolojik hayatımızı allak-bullak etmek; kesinlikle ve kesinlikle tıbbi tedaviyi gerektirir…Artık ok yaydan fırlamıştır, ruhsal savunma ve tedavi edici mekanizmalar yetersiz kalmaya başlamıştır…Yaniiii…depresyon, anksiyete bozukluğu yada panik atak olarak adlandırdığımız, aslında birbirinin kardeşi ve kuzeni olan bu hastalık tabloları ortaya çıkmıştır..!!!!

Size, tırnaklarınızla vücudunuzu tırmalayın desem; kesinlikle, hiçbiriniz bunu yapmazsınız. Hatta bana kızıp; deli gözüyle bakarsınız dimi?..

Peki, hiç kimse demediği halde; neden en önemsiz şeyleri kafanıza takıp; sürekli aynı filmi defalarca geriye sarıp izleyerek, ruhunuzu travmaya uğratırsınız, yaralarsınız?

Ruhunuz bedeninizden daha mı az değerli?…

Evet, hepinizden bunun cevabını bekliyorum…

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.