enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9248
EURO
52,7852
ALTIN
6.889,91
BIST
14.375,40
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C

Dur, Fark et, Harekete Geç!

Son 1 yıldır hayatımız birçok yönden değişmek zorunda kaldı. Maalesef daha önce hiç karşılaşmadığımız bir durum olduğu için de adapte olmakta …

Dur, Fark et, Harekete Geç!
13.04.2022
41
A+
A-

Son 1 yıldır hayatımız birçok yönden değişmek zorunda kaldı. Maalesef daha önce hiç karşılaşmadığımız bir durum olduğu için de adapte olmakta zorlanıyoruz.

PANDEMİ!

Neredeyse bir sendrom olarak bile adlandırılabilecek düzeye ulaştı sıkıntılar. Ama ben isim vermekten mümkün olduğu kadar kaçınma taraftarıyım. Çünkü tek bir sebebi olmayıp, dışarıdan anlaşılamayan, objektif testlerle de ölçülemeyen fonksiyonel rahatsızlıklar isimlerle etiketlendiği zaman, kişiler bu ismi dış kontrol odağı olarak görüp kontrolün kendilerinde olabileceği ihtimalini göz ardı ediyorlar. Ve öğrenilmiş çaresizlik içinde bu etiketle yaşamaya bağımlı oluyorlar.

Değiştirebileceğimiz şeyler için neden sadece izleyici olalım?

Nelere sebep oldu bu pandemi?

• Dijital dünyaya tam bağımlılık

• Zorunlu asosyallik

• Çoğu kişi için evden-işe, işten-eve geçen monoton sürecin daha da monotonlaşıp zamanın sadece evde geçmesi

• Hastalık kaygılarıyla tetiklenen ve sürekli alarm durumundaki vücudumuzu tüketen bir sinir sistemi

• Minimal fiziksel aktivite ve üstüne üstlük dengeyi daha da bozan artan fiziksel yüklenmeler (Daha çok ev işi-ve bunun fiziksel bir aktivite sanılması-, daha rahatsız ergonomik olmayan çalışma ortamları vs.)

Sonuçta neler oldu?

• Tüketen ve sakinleşemeyen sinir sistemi yüzünden bitmeyen, sabah ilk kalktığımızda bile hissedeceğimiz yorgunluklar.

• Artan yüklenmeler ve azalan fiziksel aktiviteler ile bozulan omurga dolaşımı ve geçmeyen ağrılar.

• Önceden de ara ara hissettiğimiz ama sinyallerini görmezden geldiğimiz fonksiyonel sebepli ağrıların artarak kendini daha sık göstermesi.

Neler yapabiliriz?

• Sabah ilk kalktığında alarmı duyup sinir sisteminin alarmını da hemen harekete geçirme! Yıllar önceden yaptığın ve unuttuğun gerinme var ya onu yapma zamanı 🙂 Sadece 2-3 dakikanı alır.

Ayağa kalk ve bir nefes alıp kolları yükselt gökyüzüne, bacaklarınla yere köklendiğini de hissederek. Nefes ver uzunca ve indir kollarını yavaşça tüm bedeninde gevşemeyi hissederek.

• Gün içinde tüm telaş ve zihinsel yüklenmeler arasında unuttuğun bedenin ve kendin için “STOP” zamanlar yarat. Kendine bir döndüğün, nefes alıp vererek varlığını farkettiğin, otomatik pilottan çıkıp sadece şu An da kaldığın zamanlar. 4-5 kez alarm kurup yapabilirsin bence veya hatırlatıcı bir işaret olabilir sürekli göz önünde olan.

• Şöyle bir 15 dakika sadece adımlarının, kol salınımlarının farkına vararak yapacağın bir yürüyüş.(Markete giderken, işe giderken olan hedef odaklı bir yürüyüşten farklı olsun ama 🙂

• Akşam evde 10 dakika açtığın dilediğin bir müzikle serbestçe ritme kapılarak kendinle dans et 🙂

Günlük sadece yarım saati kendine, zihnine, bedenine ayırmış oldun. Kendine yapacağın bu iyiliği bence çok görme.

Biliyoruz ki; değişime adapte olabildiğimiz sürece varız!

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.