enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8632
EURO
52,8042
ALTIN
6.919,12
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Çok Bulutlu
14°C
Cuma Hafif Yağmurlu
16°C

Kabullenmeyi Ne Kadar Biliyoruz?

Yaşamımız içinde rahat bir şekilde öğrenemediğimiz ama keşfedebilirsek bize çok iyi gelen bir histir ‘kabullenmek’… Zor zamanlarımızda olumsuz …

Kabullenmeyi Ne Kadar Biliyoruz?
11.04.2022
49
A+
A-

Yaşamımız içinde rahat bir şekilde öğrenemediğimiz ama keşfedebilirsek bize çok iyi gelen bir histir ‘kabullenmek’… Zor zamanlarımızda olumsuz duygularımızla başa çıkmak için çoğunlukla inkarla karşılılık veririz ama her ne tepki verirsek verelim eninde sonunda tanışırız hepimiz bu duyguyla.

Peki, kabullenmek neden bu kadar zor, sen hiç sordun mu kendine? Kontrol duygumuzun yoğunluğundan mı, her şeyin kendi kontrolünde gerçekleşeceğine ve sonuçlanacağından çokça emin olduğundan mı?

Tüm yolları denedin ama bir yol daha var. Bazen sadece kabullenmek yeterlidir, akışa kendini bırakabilmek… İçinde akan nehre kendini bırakabilmek… İşte o zaman hep kendi kontrolümde olsun dediğin tüm çabaların ve bahanelerinle yüzleştiğin an… Bunca zaman kontrol ettiğin düşüncelerin artık sana karşı gelmekte ve sen artık kontrolün sende olmadığı gerçeğini görmek istemiyor musun?

Hayatının Akışı Ne Kadar Senin Elinde?

Kabullenmek, bilinenin aksine hiçbir şey yapamamak değil, kontrol etmeden bir şeylerin yaşamınızdan geçip gitmesine izin vermek ve bu sürece şahitlik etmektir aslında. Tıpkı doğumumuz gibi… Her süreçte bizi en iyi tanıyan yine kendimiziz aslında.

                Mutluluk, sevinç ve heyecan gibi olumlu duygularımız olduğu gibi öfke, hayal kırıklığı, kaygı gibi olumsuz duygularda bize aittir. Olumlu duyguları fark edip kabullenir ve sürece hemen dahil olurken olumsuz duygularımızı kabul etmek istemeyiz. Bizi gören yakınlarımızda üzgünken üzülme derken, aslında üzülmeye devam ederiz. Reddetmek kabul etmemek iyi gelmez ama ne yapacağımızı da bilmeyiz.

                Tıpkı bedenimizdeki bir yara gibi… Aslında olumsuz duygularımızın da bakıma ve görülmeye ihtiyacı var iyileşebilmesi için. Sen o yarayı her ne kadar koparır ve görmezden gelmeye çalışırsan o kadar çok kanar ve geç iyileşir. Olumsuz duygularda aslında bu yaralar gibi kabul edersen eğer bize neyin iyi gelip gelmediğini öğretir ve gösterir. Şimdi gözlerini kapat ve en son kötü hissettiğin bir anı hatırla. Tam olarak ne oldu? Aklından geçenler nelerdi? Ne hissettin? Kaygılandın mı mesela, öfkelendin mi? Şimdi kendine dön ve o duyguları yaşayan kendine şefkat duy, bazen kendimize dönüp o duygularımızı bulup kabul etmek bile iyileştirici olur. Acı da insan doğasının bir parçasıdır ve sen onu kabul edip şefkatle bakarsan iyileşir reddedip yok sayarsan kanamaya devam eder.

4 Altın Kural

1. Olumsuz duygular hissettiğin anlarda kendini dinle ve hissettiğin acı her neyse (Öfke, kaygı, üzüntü, utanç, suçluluk…) reddetmek yerine kabul et!
2. Yaşadığın bu duyguların zor oluşunu kabul et ama bu duyguları yaşayan tek kişinin dünyada sadece sen olmadığını unutma her fırsatta kendine hatırlat!
3. Kendini sakinleştirmek ve iyi hissedebilmeni sağlayacak neye ihtiyacın olduğuna odaklan!
4. İyi ve kötü tüm duyguların bize ait olduğunu kabul et ve bunların içinden geçip gitmesine izin ver!

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.