Ağrı, kanser hastalarının %30-45’inde erken dönemde ortaya çıkabilirken, geç dönem hastalarının %75’inde bir sorun olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu ağrıların şiddeti %40-50 hastada orta-ciddi olarak tanımlanırken, hastaların %25-30’unda ağrılar …

Ağrı, kanser hastalarının %30-45’inde erken dönemde ortaya çıkabilirken, geç dönem hastalarının %75’inde bir sorun olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu ağrıların şiddeti %40-50 hastada orta-ciddi olarak tanımlanırken, hastaların %25-30’unda ağrılar ciddi ve dayanılamayacak kadar şiddetli olabilmektedir.
Günümüzde birçok farklı tedaviye rağmen hastaların %46’sı ölüm anında yeterli ağrı tedavisini alamamaktadır. Bu nedenle hastanın yaşam kalitesini artırmak için kanser ağrısının etkili tedavisi çok önemlidir.
Kanser ağrılarının % 70’i hastalığın neden olduğu ağrılardır. Kanserin yerine göre şiddeti değişebilmektedir.
Kanser tipi / Ağrılı hasta oranı (%)
Kemik 85
Oral kavite 80
Genitoüriner 75
Meme 52
Akciğer 45
Gastrointestinal 40
Lenfoma 20
Lösemi 5
Kanser hastasında kansere bağlı ağrı nedenleri
Kemik invazyonu,
Sinir kökleri ve pleksuslara bası,
Tümörün sinir dokusuna infiltrasyonu
Vasküler infiltrasyon ve tıkanıklık,
Fasya, periost ve diğer ağrıya hassas yapıların infiltrasyonu
Müköz membran ve diğer ağrıya hassas yapıların enfeksiyon ve inflamasyonu
Kanser ağrısı hastalığa bağlı olabildiği gibi çeşitli tedavi yaklaşımlarına bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir.
Kanser hastasında kanser dışı ağrı nedenleri
Cerrahiye bağlı ağrı
Kronik ağrılar (mastektomi sonrası ağrı, torakotomi sonrası ağrı, fantom ağrısı, lenfödeme bağlı ağrı)
Kemoterapiye bağlı ağrı
Radyoterapiye bağlı ağrı
Akut (gastrointestinal, mukozit, miyalji, eklem ağrıları, kardiyomiyopati, pankreatit ve ekstravazasyon sonucu ortaya çıkan ağrılar)
Kronik (periferik nöropati, steroid psödoromatizmasi, aseptik kemik nekrozu ve postherpetik nevraljiler)
Çeşitli çalışmalarda kanser ağrısı çeken hastaların %50-80’inde ağrıya yönelik tedavinin yetersizliği üzerinde durulmaktadır. Oysa ki basit farmakolojik yöntemlerle kanser ağrısı çeken hastaların %90’ında başarı sağlamak olasıdır.
Kanser ağrısının tedavisinde bazı engeller de vardır. Bunların en başında hastada ilaç bağımlılığı korkusu gelmektedir. Bu çekince hekimlerde de psikolojik ve fiziksel bağımlılığın karıştırılması, farmakolojik tolerans konusunda bilgisizlik ve abartılı yan tesir beklentisi şeklinde kendini göstermektedir.
Konstipasyon(kabızlık) gibi opioid yan etkilerine proflaktik ve terapötik yaklaşımların yetersiz kalması da kanser hastalarında tedaviye uyumu engellemektedir.
Hasta değerlendirmesi mutlaka hasta, ailesi ve sağlık personelinin işbirliği ile yapılmalıdır. Tedavi yöntemi belirlenirken kararın hasta ve ailesi ile birlikte verilmesi, tedaviye hastanın aktif katılımının sağlanması, yan etkiler konusunda hastanın bilgilendirilmesi tedavi planı öncesi değerlendirmede büyük önem taşımaktadır.
Ağrı yeri, şiddeti, karakteri, artıran ve azaltan faktörler, davranışsal yanıtlar ve tedavi hedeflerinin belirlenmesi gereklidir. Klinik değerlendirmede ayrıntılı öykü ve fizik incelemenin yanında psikososyal değerlendirme de yapılmalıdır.
Tedavide farmakolojik yaklaşımlar, nörolitik bloklar, kognitif ve davranışsal yaklaşımlar ve intraspinal analjezik ve ko-analjezikler ( adjuvan) kullanılabilmektedir.
Şekil 1: Dünya Sağlık Örgütü’nün üç basamaklı ağrı tedavisi önerileri