enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9247
EURO
52,6490
ALTIN
6.844,59
BIST
14.328,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Açık
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
19°C

KAYGI

Kaygı ve korku genellikle birbirine karıştırılan duygulardır. Bilindiği üzere kaygı, kötü bir şey olacağına dair duyulan endişe, üzüntü ve huzursuzluk halidir. Bir kişi yolda yürürken üzerine havlayarak koşan bir köpek görürse bu korku olurken, bir kişi evden çıkarken ya köpek karşıma çıkarsa diye düşünüp korku yaşıyorsa bu aslında korku değil kaygıdır. Anlaşılacağı üzere korkuyu yaratan olay, durum açık ve nesneldir. Kaygı, korkudan daha uzun sürer. Aşırı kaygılı çocuklar genellikle çok hareketlidirler. Çünkü vücutlarında adrenalin salgısı yüksektir. Aşırı kaygılı çocuklarda kendilerini koruma duygusu yüksek olduğu için saldırganca davranışlar sergileyebilirler. Korkuları vardır ve gece sıklıkla korkuyla uyanabilirler. Bu nedenle yanlarında bir kişiyle birlikte uyumak isterler. Bu da zamanla o kişiye bağımlı olma durumunu arttırabilir. Öz güven duyguları yeterince gelişmemiştir. Bazılarında konuşma bozukluğu da gözlenebilmektedir.

KAYGI
27.08.2025
3
A+
A-

ÇOCUKLARDA KAYGININ NEDENLERİ

Kaygı genetik ve çevresel faktörlerin bileşimidir. Atalarında kaygı bozukluğu varsa, çevresindeki kişiler kaygılı kişilerse çocukta bu durumdan etkilenecektir.

Çocuk ortamda yalnızlaşma duygusunu hissediyorsa,

Yetenekleri, becerileri, ilgi alanları küçümseniyorsa,

Kendisini iteklenmiş, ötekileşmiş hissediyorsa,

Çocuğun yapamayacağı yükler üzerine veriliyorsa,

Çocuktan beklentiler fazlaysa,

Aşırı derecede korunarak bağımlı bir kişilik yapısı geliştirilmeye çalışılıyorsa,

Kendini yeterince ifade edemiyor, anlaşılamıyorsa

Çocuğa fırsat verilmiyorsa, bağımsız hareketleri engelleniyorsa,

Baskı, otorite ve ceza uygulanıyorsa,

Anne-baba dışında herkes güvenilmez algısı oluşturulduysa,

Aile tarafından terk edilecek korkusu varsa kaygı durumları görülme olasılığı artar.

Araştırmalar gösteriyor ki; eğitim ve gelir seviyesi yüksek olan ailelerin çocuklarında kaygı bozukluğu daha çok olmakla birlikte, ilk çocuklarda, tek çocuklarda ve erkeklere oranla kız çocuklarda daha yüksektir.

Kaygı düzeyi orta seviyelerde olması çok önemlidir. Kaygı seviyesi hiç olmayan birisi motivasyonunu sağlayamaz ve gerekli şekilde öğrenemez. Kaygıyı üst seviyede yaşayan birisi ise kavrayamama, hatırlayamama, işerini yapamama vb durumlar gözlemlenir. Genellikle çaresiz ve güvensiz hissederler.

Çocukluk yıllarının kaygıları yetişkinlik dönemindeki kaygılara temel oluşturur. Aşırı kaygı çocuğun günlük yaşamını, okul serüvenini de etkileyecektir. Öğrenmedeki verimi düşecek, bağımlı kişilik geliştirmelerine sebep olacaktır. Değişik davranış bozukluğu getirmesiyle beraber, sosyal hayatındaki uyumunu bozacaktır.

Bu sebeple; çocuklarla korku ve kaygıları hakkında konuşmak, onlara fırsat vermek, gelişim yaşına uygun beklentilere girmek, güvendiğimizi, yanlarında olduğumuzu hissettirmek, yapabileceklerine olanak tanımak ve fırsat vermek oldukça önemlidir.

Çocuğunuzdaki kaygı bozukluğu sizin ve onun günlük yaşamını etkileyecek bir boyuttaysa bunun için uzman yardımı almanız gerekmektedir.

(Bu içerik Değişik Platformlar taranarak alıntılanmıştır)

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.