enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1817
EURO
53,1100
ALTIN
6.634,62
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
14°C
Salı Hafif Yağmurlu
16°C

Neden Organik Sertifikalı Kozmetikler?

Sentetik bazlı kozmetikler yoluyla vücudumuzda biriken zararlı katkı maddeleri zaman içerisinde cilt hastalıklarına, erken yaşlanmaya, alerjilere …

Neden Organik Sertifikalı Kozmetikler?
A+
A-

Sentetik bazlı kozmetikler yoluyla vücudumuzda biriken zararlı katkı maddeleri zaman içerisinde cilt hastalıklarına, erken yaşlanmaya, alerjilere yol açarak uzun vadede sağlığımızı bozuyor. Organik sertifikalı kozmetikler insan bedenine tam uyumlu bileşenler içerir, çevreyi ve insan sağlığını korur. Doğal içerikli ürünler olarak adlandırılan ve sertifikasız kozmetiklerin birçoğu sentetik veya petrol bazlı kimyasallar kullanılarak formüle edilmektedir. Özellikle paraben, parfüm, silikon gibi maddeler içeren bu ürünler uzun vadeli kullanımda cilt enfeksiyonlarına, cildin erken yaşlanmasına ve bedende toksik birikime yol açmaktadır. Organik kozmetiklerde ise bedenle tam uyumlu ve hiçbir yan etkiye sahip olmayan bitki özleri ve organik yönetmeliğine uygun bileşenler kullanılmaktadır.

En büyük organımız olan cildimiz yoluyla vücudumuza sentetik yabancı maddeler (toksinler) girdiğinde, bunların bir kısmı vücut içinde toksik birikim yaparak zaman içerisinde çeşitli hastalıklar veya erken yaşlanma olarak bize geri döner. Son zamanlarda kurşun gibi ağır metallerin renkli makyaj malzemelerinde ‘yanlışlıkla’ kullanıldıklarını, hoş ve keskin kokan, bol renkli kişisel bakım ürünlerinde benzol türevi astıma ve alerjilere yol açan zararlı sentetiklerin bulunduğunu, hatta ağır metallerin ve zararlı kimyasalların ‘istenmeyerek’ bu ürünlerin üretim aşamasına dahil olduğunu okuyoruz.

WWF (Dünya Doğal Hayatı Koruma Derneği) bedenimizdeki hormon dengesini bozan ve doğal ortamda çok uzun süreler bozulmadan kalan toksik kimyasalların tüketici sağlığını olumsuz yönde etkilediğini belirtiyor.

Farkına varmadan içinde yaşadığımız bu sentetik hayat bizi ve bebeğimizi her gün kullandığımız çeşitli bakım ürünleri ve gıdalar yoluyla tehdit etmeye devam ediyor. Örneğin kozmetiklerde koruyucu olarak yaygın bir şekilde kullanılan parabenin çocuklarda hormonal değişimlere neden olabildiği ve ergenlik çağı fonksiyon bozukluklarına yol açtığı yapılan araştırmalar ile ortaya çıktı. Doğum sonrası emzirme dönemi de bu açıdan çok önemli. Hamilelik döneminde yaşantımıza içki ve sigara gibi toksik etkili maddeleri nasıl sokmuyorsak, kullandığımız kozmetiklere de aynı özeni göstermeliyiz.

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.