enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,3532
EURO
53,5211
ALTIN
6.875,62
BIST
15.062,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
22°C
İstanbul
22°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C

Sağlıklı-Dengeli-Bilinçli Beslenme

Günümüz tam bir tüketim çağı; Bu tüketim çılgınlığına kendimizi bırakırsak, sağlığımızı eninde sonunda kaybedeceğimiz aşikar. Kronik …

Sağlıklı-Dengeli-Bilinçli Beslenme
06.04.2022
47
A+
A-

Günümüz tam bir tüketim çağı; Bu tüketim çılgınlığına kendimizi bırakırsak, sağlığımızı eninde sonunda kaybedeceğimiz aşikar. Kronik hastalıklarımızın çok daha erken yaşlarda başlaması ise bu durumun en dikkat çeken göstergelerinden biri. Kaybedeceğimiz şey sadece sağlığımız olmakla da kalmayacak; muhtemelen cilt hastalıkları ve erken yaşlanmaya da mahkum olacağız. Hem iç, hem de dış güzelliğimizin olmazsa olmazı ise midemizden geçiyor. Bu demek oluyor ki; çağımızdaki ‘üretim kirliliğine’ ( =zararlı/zararsız satılan herşeyin üretilmesi) karşı biz de bilgilenmeli ve bilinçli tüketimi hayatımıza sokmalıyız.
İnsan olduğumuz gerçeğini de düşünürsek, hayatın akışı içinde sağlıksız herşeyden uzaklaşamayacağız elbet. Herşeye rağmen uzaklaştıramadığımız şeylerin olumsuz etkilerini en aza indirebilmek için tedbirlerimizi alabilmeliyiz. Sonuçta gerek doğa, gerekse bedenimiz bir problemle karşılaştığında bunu kompanse edebilmeyi/zararlı etkileri en aza indirebilmeyi bilir. Aynı şekilde bir dini kaide olan ‘ çoğunu yapamadığımız şeylerin hepsinden vazgeçemeyiz’ fetvasınca; ‘nasılsa bataklıktayız, amaaan neyse’ diyemeyiz. Mesela bedenimizde, aldığımız fazla kalori ve atılamayan ağır metaller, bedenimizde çok az aktif görevi olan yağ dokusunda depolanır. Dolayısıyla metabolizmamız/bedenimiz korunmuş olur. Bizim de yediklerimizi ve bedenimizi tanıyıp, kompanzasyon mekanizmalarını uygulayabilmemiz gerekmekte. Mesela ağır bir yemek yediğimizde, lokmalarımızı çok çiğnemeli, yemekle beraber yeterli lifli gıdayı alabilmeli, yemek sonrasında hafif hareketler/egzersiz yapabilmeliyiz. Karbonhidratlı besinleri çok tükettikten 2 saat sonrasında ciddi bir egzersiz yapabilmeliyiz. Özellikle proteinli gıda tüketirken aynı öğünde tek çeşitle yetinmeliyiz. Ayrıca toplumumuzda yaygın olan, akşam yemeklerinden (sıklıkla da ağır bir yemek olur) sonra yenilen hamur işleri, tatlı, çerez ve meyvelerden vazgeçmeli ve bunları aç karnına tüketmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Yeterli su içmeyi ve haraketi günlük işlerimizin arasına yerleştirebilmeliyiz. Bunlar gibi küçük ama etkili tüyoları öğrenip, hayatımıza sokmalıyız ki; estetik görünümlü, kilosuz ve en önemlisi sağlıklı bir bedene sahip olabilelim. Unutmayalım ki; en önemli varlığımız bedenimiz. Ve ona güzel baktığımız müddetçe de bizi yarı yolda bırakmayacaktır.
‘Sana gelen her iyilik Allah’tandır, sana gelen her kötülük ise nefsinin arzusuna uymandandır…’(Nisa;79)(Allah bize her zaman iyilik yapmak ister ama kötülükleri ve hastalıkları biz kendimize yaparız.)

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.