enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
20°C
İstanbul
20°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
21°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
18°C

Sindrella Kompleksi

“Ne istiyorum biliyor musun? Evleneceğim kişinin durumu çok iyi olsun. Ben de çalışayım ama zevk için yani zorunluluktan değil” ,“Ben zaten …

Sindrella Kompleksi
10.08.2022
43
A+
A-

“Ne istiyorum biliyor musun? Evleneceğim kişinin durumu çok iyi olsun. Ben de çalışayım ama zevk için yani zorunluluktan değil” ,“Ben zaten evlendikten sonra çocuk olana kadar çalışırım sonra bırakırım” , “Bir gün benim de hayatım değişecek/kurtulacak” İşte bunlar etrafımızdaki sindrellaların cümleleri…

Peki nedir bu Sindrella Kompleksi? Masaldan da hatırladığımız gibi zavallı külkedisi çok kötü bir hayat yaşarken, ortaya çıkan yakışıklı prens külkedisini bu zorlu hayattan çekip çıkarır ve mutlu mesut yaşarlar. Gerçek hayatta da kadınlar tıpkı bu masaldaki gibi bir kurtarıcı tarafından hayatlarının kurtarılmasını beklerler. Geçmişte şöyle bir göz gezdirirsek bu durumun ortaya çıkışını anlamak daha kolay olur. Kadınların daima naif, kırılgan, korunmaya ve bakıma muhtaç oldukları algısı ve bunun sonucunda ailelerin çocuklarına sorumluluk vermek, risk almayı öğretmek yerine onlara aşırı korumacı ve baskıcı yaklaşmaları sindrella olmanın temellerini atıyor. Bununla birlikte, toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitsizlikler –kadın işi/erkek işi ayrımları- ve evliliğin –bonus olarak çocuk sahibi olmanın- toplumsal bir başarı olarak görülmesi sonucu sindrellalarımız prenslerinin bir uzantısı haline geliyorlar. Tabii tüm bunlar bilinç düzeyinde değil de bilinçdışımızda tıkır tıkır çalıştığı için günlük hayatta pek farkına varamıyoruz. Fakat “Acaba ben öyle miyim” diye düşünenleriniz için birkaç özellik sıralayabilirim. Sorumluluk ve risk alma konusunda kendine yeteri kadar güvenmeme, başarısızlıktan korkma, özgür olmaktan –bahsettiğim şey tüm hayatının sorumluluğunun sadece kendinde olması- korkma ve dolayısıyla bir erkeğin kanatları altında olmanın kişide yarattığı huzur ve güven hissi diyebilirim. Eğer bu özellikleri okurken kendinizi yakaladıysanız şunu unutmayın; kadınları pasifize eden bu sendrom geçmişten günümüze bize empoze edilen sözel kurallardan fazlası değil ve değiştirilmesi pek tabii mümkün.

Son olarak, bu sözlerim aman sakın evlenmeyin, hayatınızda erkek olmasın ya da çocuk yapmayın olarak algılanmasın. Anlatmaya çalıştığım şey bunları hayatınızın birer amacı olarak görüp bunlara ulaşmanın da başarı demek olduğu yanılgısına kapılmamanız gerektiğidir ve bir erkeğin asıl görevi sizi finanse eden kurtarıcı bir prens olmak yerine siz zaten bunları yaparken sizi destekleyerek yanınızda duran bir hayat arkadaşı olmalıdır.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.