enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9247
EURO
52,6490
ALTIN
6.844,59
BIST
14.328,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Açık
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
19°C

Somut Dönem Çocuğuna Ölüm Kavramı Nasıl Anlatılmalıdır?

Bugünkü yazımda 11 yaşına kadar süren somut dönemde bir yakınını kaybeden çocuğa ölüm kavramı nasıl açıklanır? ve bu konuda var olacak olan …

Somut Dönem Çocuğuna Ölüm Kavramı Nasıl Anlatılmalıdır?
12.04.2022
59
A+
A-

Bugünkü yazımda 11 yaşına kadar süren somut dönemde bir yakınını kaybeden çocuğa ölüm kavramı nasıl açıklanır? ve bu konuda var olacak olan ebeveyn tutumları nasıl olmalıdır? konularını irdeleyeceğiz.

Ölüm varoluşumuzun belki de en gerçek noktalarından biridir. Hepimizin hayatta kesin olarak emin olduğu tek şey bir gün ölecek olmamızdır. Yetişkinler için bile varoluşsal olarak anlamlandırması oldukça zor iken bunu bir de çocukların gözünden düşünmek ayrı bir bakış açısı gerektirir.

Somut dönem çocuğu gerçekliği en görülebilir, duyulabilir ve hissedilebilir haliyle algılar. Bu yüzden öğretilen ve yaşantılanan her şey doğanın bir parçasıymışçasına somut olarak aktarılır. Ölüm ise çocuğun algılayacağı en soyut kavramlardan biridir.

Ölümün varlığı çocukta kimi zaman suçluluk duygularını uyandırabilir. Buna engel olmak amacıyla çocuk da kafa karışıklığına yol açacak kaçınmalardan (cevap vermemek, ölümün varlığını inkar etmek,  “O uyuyor” demek vb.) kaçınmak gerekir. Bununla birlikte çocuk var olan durumu ve duygusunu daha anlamlandıramadan sert bir şekilde olan yüzleştirmelerden de kaçınmak gerekir. (“O gitti”, “Artık yok”)

Böyle bir durumda ölümü çocuğa nasıl açıklarız? 

  • Bunu öncelik olarak ebeveynin veya bakım verenin yapması gerekir. Okulda çalışan öğretmenler veya uzak akrabaların söylememesine gayret edilmelidir.

  • Çocuğa bu durum olabilecek en açık ve anlaşılır ifadelerle açıklanır. Bu konuda doğada gerçekleşen bitki veya hayvan ölümlerinden de örnekler verilebilir. (Bitkiler gözümüze güzel gelen canlılardır yaşarlar, solarlar, değişirler ve ölürler. (Tüm canlılar için örnek verilebilir.)

  • Değişim doğanın bir parçasıdır. (Gündüz güneş çıkar, gece güneş gider, tırtıllar kelebek olur.)

  • Her şeyin bir başlangıcı ve sonu vardır. Her gün birisi doğar, her gün birisi ölür. Birisi öldüğünde bedeni artık çalışmaz. Artık nefes almaz, kalbi durur. Artık düşünmez ve hissetmez. Yemek yemez, ihtiyaçlarını karşılamaz ve uyumaz. İnsanlar birçok sebepten ölebilirler. Kimileri artık çok yaşlı oldukları için, kimisi çok hastalandıkları için, kimileri beklenmedik durumlardan dolayı ölebilirler.

  • Bu süreçte çocuğun tüm duygulanımını ve duygusal değişimlerini dikkate alıp ona uygun olarak açıklamalarınızı yapmaya devam edebilirsiniz.

  • “Şuan aklından ne geçiyor?” çocuğun düşüncelerini anlayabilmek için güzel bir sorudur.

  • Eğer bilmediğiniz bir konuda size bir soru yöneltiyorsa “Bilmiyorum ama bunu araştıracağım” diyebilirsiniz.

  • Öyküler ve çocuk belgeselleri de bu konu da yardımcı olabilecek araçlardır.

  • Çocukların sorularına cevap verilmelidir bu durum onların anlamlandırmaya çalıştığını gösterir fakat vereceğimiz cevap kısa ve net ifadelerden oluşmalıdır.

  • Çocuğun yaşam düzeni birden değiştirilmemelidir. Mümkün olduğunca ölüm yaşanmadan önceki hayatına devam ettirilmeye çalışılmalıdır.

  • Somut dönem çocuğu henüz soyut konuları yeterince anlamlandıramadığından ötürü “Cennete gitti”, “O Bizi izliyor”) gibi açıklamalar çocuğun kafasının karışmasına sebep olabilir, bu konularda daha çok soru sorabilirler ve tam olarak anlayamayabilirler. Bu açıklamaları 12 yaştan önce getirmek onu endişelendirebilir.

  • “Yas, anormal bir duruma verilen normal bir tepkidir.”

  • Yas döneminde ölen kişi için çocuğun bir günlük, bir hatıra defteri tutması, onun için bitki yetiştirmesi, onun hakkında konuşması, birlikte yaşadığı anıları aktarması gibi etkinlikler bu süreci sağlıklı atlatmakta fayda sağlayabilirler.

  • Çocuk eğer istemiyorsa cenazeye götürülmemelidir ama bu çocuğun psikolojik tepkisine ve mizacına göre değişiklik gösterebilir.

  • Durumu oldukça normalleştirmek, herkesin ölen kişiyi özlediğini söylemek çocuğun kendini yalnız hissetmemesini sağlar.

  • Çocuğun duygularını olabildiğince dışa vurmasını sağlamak böyle bir durumda çok etkilidir. Bunun için çocuk ile birlikte “Şuan ne hissediyorum?” oyunu oynayabilirsiniz. Örneğin; Bir kağıda mutlu, kızgın, üzgün ve korkmuş yüzler çizilir “Bana hissettiğin duyguyu söyle ve ardından seç bakalım” denir. Çocuğun seçimine göre üstüne konuşulur ve kaygıları giderilmeye çalışılır.

  • Yas süreci sadece aileyi kapsamayan bir süreçtir bu konuda okuldan da destek alınmalı ve çocuğun (tırnak yeme, alt ıslatma gibi) oluşabilecek problemlerine karşı duyarlı olmak gerekir.

  • Bu dönemde bir uzmandan destek alınması her zaman için faydalıdır.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.