enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8530
EURO
52,7048
ALTIN
6.884,99
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Çok Bulutlu
14°C
Cuma Hafif Yağmurlu
16°C

2025 Paris Erkek Moda Haftası: Zıtlıkların Uyumuyla Yeni Bir Stil Tanımı

Dior’dan Dries Van Noten’e Paris Erkek Moda Haftası’nda öne çıkan anlara geri dönüp bakıyoruz.

2025 Paris Erkek Moda Haftası: Zıtlıkların Uyumuyla Yeni Bir Stil Tanımı
10.07.2025
4
A+
A-

Androjen silüetler, kontrastlarla kurulan harmoniler, sokaktan saraya uzanan defileler…

Paris Erkek Moda Haftası bu yıl, lüks modanın yalnızca estetik değil, işlevsellik bakımından da modern çağla senkronize olmaya çalıştığını açıkça ortaya koydu. Tasarımlar hâlâ erişilmesi güç fiyat aralıklarında dolaşsa da (Jonathan Anderson tasarımlı 200 bin euro değerindeki paltoyu görmüşsünüzdür) podyumda görünen çoğu parça, günümüzün çok yönlü erkeklerine hitap eden giyilebilir ve dönüştürülebilir formlar sundu.


Dior

Erkek ve kadın giyiminin keskin çizgileri bu sezon daha da silikleşti. Celine’den Dries van Noten’a kadar birçok marka androjen formlar, akışkan silüetler ve cesur kumaş paletleriyle maskülenliğe yeni bir tanım getirdi. Cinsiyet kodlarının ötesine geçen tasarımlar, günümüz erkek stilinin daha kapsayıcı, daha bireysel bir yorumuna alan açtı.


Celine, Dries van Noten

Sezonun ortak teması, kontrastların bir araya gelişiydi diyebiliriz. Şık ceketler, pijama rahatlığındaki şortlarla kombinlendi; hacimli üstlerin altına ince altlar yerleştirildi. Bu zıtlıklar, yalnızca biçimsel değil; kumaş, doku ve hatta renklerde de kendini gösterdi. Klasik ile gündelik, ciddi ile eğlenceli aynı görünümde buluştu. Wales Bonner, bu anlamda sezonun en gerçekçi ve rafine yorumlarından birini sundu; eşofman altlarıyla kombinlenen zarif ceketler ve transparan gömlekler, sokaktan sahneye geçişin doğal bir anlatısıydı.


Wales Bonner

Sezonun en dikkat çeken unsuru ise aksesuar kullanımıydı. Jonathan Anderson önderliğindeki Dior defilesinde büyük ölçekli papyonlar, gömlekten içeri iliştirilmiş kravatlar ve fularlar öne çıkıyordu. Farklı çanta tasarımları ve markaların klasik modellere getirdiği yenilikçi yorumlar da aksesuarları ön plana çıkaran detaylar arasındaydı.


Dior

Prada, Dior ve Saint Laurent gibi moda evleri; hardal sarısı, çimen yeşili ve bordo gibi baskın renkleri korkusuzca kullanarak renk blokları ile koleksiyonlara enerjik bir ifade kattı. Minimalizmden maksimalizme geçilen bu dönemde, canlı tonlar ile büyük boy ya da çok sayıda aksesuarın birlikte kullanımı, görünümün etkisini ikiye katladı.


Saint Laurent

Dries Van Noten’in yeni kreatif direktörü Julian Klausner’in önderliğinde, desenlerin ve dokuların geri dönüşü net bir şekilde hissedildi. Özellikle kimlik taşıyan sırmalı kumaşların pareo formunda ya da asimetrik bluzlara dönüştürülerek kullanılması, klasik aksesuarların modern bir bağlamda yeniden yorumlanmasına alan açtı. Dior’dan Dries Van Noten’e, Louis Vuitton’dan Celine’e uzanan çizgide, aksesuarlarda görülen cesur ve maksimalist yaklaşım son derece heyecan vericiydi.


Louis Vuitton, Prada

Lüks moda endüstrisinin yaşadığı küresel yavaşlama, bir şekilde moda haftalarında da kendini belli ediyordu. Tasarımlar daha sade, daha çok yönlü ve daha az teatraldi. Sloganlar, yerini yapı değişimine ve detaylara bırakırken (Willy Chavarria dışında), kıyafetlerde modülerlik ve fonksiyonellik öne çıktı. Bu durum, yalnızca estetik bir değişim değil, sektörel bir adaptasyonun ipuçlarını da taşıyordu.


Willy Chavarria

Paris Moda Haftası’nın en eğlenceli anlarından biri ise içerik üreticisi Lyas’ın davetiye alamadığı Dior defilesi için kendi izleme partisini düzenlemesiydi. Bu fikirle, moda haftasının samimi ve yaratıcı hikâyelerinden birini yarattı. Bu olay, Jonathan Anderson’ın dikkatini çekti ve Lyas, Anderson ile tanışma fırsatını da buldu.

Paris Moda Haftası, önümüzdeki sezonlar için içimizde bir heyecan bırakarak, yerini Couture Moda Haftası’na devretti.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.