Polen, güneş ve değişen nem dengesi… Kış soğuğunda yıpranan cilt baharla birlikte farklı bir stresle karşı karşıya kalıyor. Uzmanlara göre bu dönemde yapılacak küçük ama doğru dokunuşlar, cilt sağlığını korumanın anahtarı.

Bahar, cildimiz için pek de romantik bir mevsim değil. Aksine dengelerin en hızlı bozulduğu, cildin en çok tepki verdiği dönemlerden biri. Bir yanda güçlenen güneş, diğer yanda artan polen ve değişen nem… Eğer cildiniz son günlerde “farklı” davranıyorsa bunun bir nedeni var. Kış aylarının kurutucu etkisinin ardından bahara geçiş cilt için ciddi bir adaptasyon süreci anlamına geliyor. Düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun saatler cilt bariyerini zayıflatırken, baharla birlikte artan sıcaklık, değişen nem oranı ve yoğunlaşan güneş ışınları ciltte yeni sorunlara zemin hazırlıyor. Üstelik ağaç ve çimen polenleri ile küf sporları gibi alerjenlerin artışı da tabloyu zorlaştırıyor. Tüm bu faktörler kuruluk, hassasiyet, kızarıklık, lekelenme ve akne gibi problemleri tetikleyebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, bu geçiş döneminde bakım rutinlerinin mutlaka güncellenmesi gerektiğini vurguluyor: “Kışın uygulanan yoğun ve besleyici bakım rutinlerinin bahar aylarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi cildin bu sürece daha sağlıklı uyum sağlaması için çok önemlidir.”
Launchmetrics Spotlight
Uzmanından Uyarılar
Bahar ayları, cilt için riskli olduğu kadar doğru bakım uygulandığında yenilenme fırsatı da sunuyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu’na göre anahtar nokta, cildin ihtiyaçlarını mevsime göre yeniden değerlendirmek ve bakım alışkanlıklarını buna göre güncellemek. Küçük ama bilinçli adımlar ciltte gözle görülür bir fark yaratabiliyor. Peki, bu adımlar neler? Kendisinden öğrendik.
1 Cildinizi Günde İki Kez Temizleyin
Bahar aylarında artan sıcaklık ve nem oranı cildin sebum üretimini artırabiliyor. Bu durum gözeneklerin tıkanmalarına ve akne oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Dr. Cemşitoğlu bu nedenle sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez, cilt tipine uygun nazik bir temizleyici ürünle cildin temizlenmesi gerektiğini belirterek “Cilt pH’ına yakın temizleyicilerin tercih edilmesi cilt bariyerinin korunmasına yardımcı olur. Özellikle akşam temizliği makyaj, güneş koruyucu ve gün boyunca biriken çevresel kirletici etkenlerin uzaklaştırılması açısından önemlidir” diyor.
2 Güneşten Korunmayı Rutin Haline Getirin
Bahar aylarında UV ışınlarının yoğunluğu artmaya başlıyor ve bu durum ciltte fotoaging (ışığa bağlı yaşlanma) ile pigmentasyon artışına, yani cilt lekelerinin gelişimine yol açabiliyor. Bu nedenle her gün geniş spektrumlu (UVA ve UVB korumalı) ve SPF 50 içeren bir güneş koruyucu kullanımı büyük önem taşıyor. Dr. Name Cemşitoğlu “Güneş koruyucular sadece plajda değil, günlük yaşamda da uygulanmalı ve dış ortamda uzun süre kalınacaksa 2-3 saatte bir yenilenmelidir” bilgisini veriyor.
Launchmetrics Spotlight
3 Mevsime Uygun Nemlendirici Kullanın
Cilt bariyerinin sağlıklı olması, çevresel faktörlere karşı cildin direncini artırıyor. Ancak kış aylarında kullanılan yoğun ve yağ bazlı nemlendiriciler bahar aylarında bazı cilt tiplerine ağır gelebiliyor ve gözeneklerin tıkanmalarına neden olabiliyor. Dolayısıyla bahar aylarında daha hafif yapılı, su bazlı veya jel formundaki nemlendiricilerin tercih edilmesi öneriliyor. Hyalüronik asit, gliserin ve seramid içeren ürünler cildin nem dengesini korumaya ve bariyerini güçlendirmeye katkı sağlıyor.
4 Haftada 1-2 Kez Peeling Yapın, Ancak…
Mevsim geçişlerinde, cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler cildin mat ve cansız görünmesine yol açabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, cilt sağlığı için haftada 1-2 kez nazik peeling uygulamalarını önerdiklerine işaret ederek “Peeling cildin üst tabakasındaki hücre yenilenmesini destekleyerek daha pürüzsüz görünmesine yardımcı olur. Özellikle AHA veya PHA içeren hafif eksfoliyanlar, yani ciltten nazikçe ölü tabakayı arındıran asit içerikli peelingler kontrollü şekilde kullanılabilir” diyor. Ancak aşırı peeling uygulamalarının cilt bariyerine zarar verebileceğini belirten Dr. Name Cemşitoğlu, bu nedenle peeling yönteminin hekimin önerileri doğrultusunda uygulanması gerektiği uyarısında bulunuyor.
5 Günde 2-2,5 Litre Su İçin
Yeterli sıvı alımı vücudun genel metabolik fonksiyonlarının yanı sıra cilt sağlığı için de önem taşıyor. Özellikle bahar aylarında artan fiziksel aktivite ve terleme nedeniyle vücudun sıvı ihtiyacı da artabiliyor. Su tüketimi tek başına etkili olmasa da sağlıklı bir cilt bakımını destekliyor. Günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketimi hücrelerin nem dengesini, bir başka deyişle cilt sağlığı için gerekli olan su miktarını karşılamasıyla cildin daha canlı görünmesine katkı sağlayabiliyor.
6 Cilt Bariyerini Destekleyen İçerikleri Tercih Edin
Mevsim geçişleri bazı kişilerde cilt hassasiyetini artırabiliyor. “Bu nedenle cilt bakım ürünlerinde bariyer onarıcı içeriklerin bulunması fayda sağlayabilir” diyen Dr. Name Cemşitoğlu şu bilgileri paylaşıyor: “Güçlü bir cilt bariyeri cildin çevresel stres faktörlerine karşı daha dirençli olmasını sağlar. Seramidler, niasinamid, panthenol ve hyalüronik asit gibi içerikler cildimizin üst tabakasında bariyer fonksiyonunu destekleyerek ciltten su kaybını azaltmaya yardımcı olur.”
7 Cildi Tahriş Edebilen Ürünlerden Kaçının
Alkol oranı yüksek tonikler, yoğun parfüm içeren kozmetikler veya aşındırıcı peeling ürünleri bazı ciltlerde hassasiyeti artırabiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde cilt bariyeri daha kırılgan hale gelebileceği için bu tür ürünlerden kaçınılması öneriliyor. Dermatolojik olarak test edilmiş, hassas ciltlere uygun ve minimal içerikli ürünlerin tercih edilmesi cilt sağlığı açısından daha güvenli olabiliyor.