enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,7264
EURO
53,4746
ALTIN
6.722,09
BIST
13.807,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
24°C
İstanbul
24°C
Açık
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
25°C
Cuma Parçalı Bulutlu
24°C

DEPRESYON YAŞLANMAYI HIZLANDIRIYOR

 DEPRESYON YAŞLANMAYI HIZLANDIRIYOR Depresyon insanlarda sadece ruhsal çöküntüye değil aynı zamanda fiziksel sağlığın bozulmasına da yol …

DEPRESYON YAŞLANMAYI HIZLANDIRIYOR
31.03.2022
43
A+
A-
  •  DEPRESYON YAŞLANMAYI HIZLANDIRIYOR

Depresyon insanlarda sadece ruhsal çöküntüye değil aynı zamanda fiziksel sağlığın bozulmasına da yol açıyor. Tedavi edilmeyen depresyon hastalarında kalp hastalıkları, diyabet ve bazı kanser türleri gibi hastalıklar daha sık görülüyor. Depresyon aynı zamanda hücre ömrünü kısaltarak erken yaşlanmaya da sebep oluyor. Psikiyatrist Dr. Hakan Karaş, tedavi edilmeyen depresyonun kişiler üzerindeki etkileri hakkında bahsetti. 

  • Depresyonda Olanlar Daha Çok Hastalanıyor

Kronik bedensel hastalıkların depresyonla ilişkisi iki yönlüdür, yani kronik hastalığı olanlar depresyona girmeye yatkın olduğu gibi depresyonu olanlarda da diyabet ve kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklar daha fazla gözlenir. Yakın zamanda yapılan genetik alanındaki araştırmalar depresyonun sadece kronik hastalıklara yol açmayıp hücre ömrünün de kısalmasına yol açtığını göstermiştir. Bu araştırma sonuçları depresyonda oluşan kronik hastalıkların da hücre ömrünün kısalmasına bağlı olabileceğini düşündürmüştür. Aynı zamanda depresyonun insanları nasıl yaşlandırdığı ve daha çabuk hastalandırdığı daha iyi anlaşılmıştır.

  •  Tedavi Edilmeyen Depresyon Ömrü Kısaltıyor 

Son yıllarda uzun süren ve ağır depresyonun yaşamı tehdit edici kronik hastalıklarla ilişkili olduğu ve daha erken ölümle ilişkili olduğu yönünde bazı araştırmalar yapıldı. ABD’de yakın zamanda yapılan bir çalışma ise depresyonun doğrudan hücre ömrünü kısaltabildiğini ve yaşlanmayı hızlandırdığını gözler önüne serdi. Bu çalışmada ağır ve kronik depresyonu olan kişilerde kromozomların uçlarında bulunan ve kromozomları koruyucu görev yapan “telomerler” adlı yapıların depresyonu olmayanlara göre daha kısa olduğu gösterildi. Telomerler insan hücreleri bölündükçe kısalırlar ve bir süre sonra belli bir kısalığa ulaştıkları için hücre bölünmesi durur. Hücre bölünmesi durduğu için de hücre yaşlanmaya başlar ve hücre ölümü gerçekleşir. Yani telomer insan hücresi için bir çeşit biyolojik saat gibidir ve ne kadar uzun ise hücre o kadar uzun yaşayabilir. Depresyon telomerlerin kısalmasına yol açarak hücre ömrünü kısaltır. Böylelikle depresyon geçiren kişiler kısalmış hücre ömrü nedeniyle hem daha hızlı yaşlanır hem de yaşlanma ile gelen hastalıklara daha yatkın olurlar. Yani depresyon sadece intihara yol açtığı için değil doğrudan ‘’ömürden ömür yiyor’’ demek mümkündür.

  •  Birçok Hastalığa ve Yaşlanmaya Karşı Koruyucu

Bu bilgiler doğrultusunda depresyon tedavisinin önemi daha net anlaşılmaktadır. Depresyonun tedavi edilmemesi kişileri; kalp hastalıkları, diyabet, bazı kanser türleri, MS hastalığı ve felç gibi hastalıklara daha yatkın hale getirir. Depresyonun tedavi edilmesi ise kişileri hem bu hastalıklardan hem de yaşlanmadan korur. Çünkü araştırmalar aynı zamanda şunu göstermiştir ki depresyonu olan birçok kişide tedavi başlandığı andan itibaren telomerler telomeraz enziminin aktivitesinin artması sayesinde uzamaya başlar.

  •  Ne Kadar Şiddetli Olursa Olsun Tedavisi Mümkün

Kişi depresyona girdiğinde depresyonun bir parçası olan ümitsizlik nedeniyle bu kasvetli ruh halinden hiçbir zaman kurtulamayacakmış gibi gelir. Oysa depresyonun şiddeti ne kadar fazla olursa olsun tedavi seçeneği her zaman için bulunmaktadır. Bu noktada doğru tedavi arayışı önem kazanmaktadır. Depresyondaki kişilerin önemli bir kısmı ya tedaviye başvurmamakta ya da psikiyatri dışı tedavi arayışlarına yönelmektedir. Hafif şiddetteki depresyonlar bazen kendiliğinden, sosyal destekle ya da yaşam tarzını değiştirmekle düzelebilmekle birlikte depresyonun psikiyatrik tedavi yöntemleri dışında kanıtlanmış tedavi biçimi bulunmamaktır. Bu sıkıntılı ruhsal durumdan bir an önce kurtulmak için kolaycı ve mucizevi çözüm yöntemlerine yönelmek kişilerde ümitsizliği artırıp tedavi arayışlarını bırakmaya yol açmaktadır. Böylece depresyonun kronikleşmesine zemin hazırlanmış olur. Psikiyatrist ile işbirliği yapan hastalarda ise depresyonun iyileşme oranları oldukça yüksektir. Hafif şiddetteki depresyonda ise tek başına psikoterapi çoğu kez yeterli olmaktadır. 
 
 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.