enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0408
EURO
53,0791
ALTIN
6.409,16
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

Diş Çürükleri

Diş çürükleri, geçmişten günümüze şeker kamışı ve ondan üretilen ürünlerin gelişimi ile birlikte paralel olarak artış göstermiştir. Diş çürüğü …

Diş Çürükleri
15.04.2022
56
A+
A-

Diş çürükleri, geçmişten günümüze şeker kamışı ve ondan üretilen ürünlerin gelişimi ile birlikte paralel olarak artış göstermiştir. Diş çürüğü ile birlikte dişeti hastalıkları, diş hekimliğinde en çok rastlanan problemler arasındadır. Geçmiş yıllarda diş çürükleri ve dişeti hastalıklarına bağlı olarak diş kayıpları oldukça fazlaydı. Çünkü ağız bakımı ile ilgili yeterli bilgi ve ulaşılabilecek kaynaklar sınırlıydı. Gelişen teknolojiye paralel olarak, diş hekimliği de günümüzde oldukça ilerleme kaydetmiş ve diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının ağız bakımı ve yeme içme alışkanlıkları ile direkt ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak gözlemlediğimiz kadarı ile maalesef ağız ve diş bakımı yeterli ve etkili yapılmamaktadır. Bunun çeşitli sebepleri olduğunu gözlemlemekteyiz. Bebeklikten itibaren ağız ve diş sağlığının aile tarafından önemsenmemesi, ‘zaten bu dişler süt dişi ve düşecek’ tarzındaki yaklaşımlar ve halk arasında kulaktan dolma dediğimiz yanlış bilgiler, insanları diş bakımı yapmaktan ve diş hekimi kontrolüne gitmekten uzaklaştırmaktadır. Unutulmamalıdır ki yapılan çalışmalara göre doğumdan itibaren ilk beş yıllık sürede ağız florası (ağızda yer alan bakteriler) oluşmakta ve ömür boyu bu flora kalıcı olmaktadır. Bu süre zarfında tüketilen şekerli gıdalar zararlı bakterilerin ağız içerisinde çoğalmasına ve yerleşmesine sebep olmaktadır.

Bu yanlış inanışlardan bir tanesi de diş taşı temizlemenin diş minesine zarar verdiği inancıdır. Mikrobiyal dental plak diye adlandırılan diş üzerindeki birikintiler, yeterli temizlenmeyen besin artıklarının mikroorganizmalar tarafından kullanılarak oluşturduğu bir tabakadır. Bu tabaka, kendiliğinden de ne yapılırsa yapılsın oluşmaktadır. Bundan dolayı, sürekli temizlenmesi gereken bir tabakadır. Tükürükteki kalsiyum ile etkileştiğinde ise, diş taşları oluşmakta ve diş eti hastalığına davetiye çıkarmaktadır. Dişeti hastalıkları dişeti çekilmelerine neden olmakta ve diş kayıpları meydana gelmektedir. Belirli bir seviyeye gelene kadar ağrısız seyrettiği için de hastalar tarafından önemsenmemektedir. Dişeti hastalıklarının yanı sıra bu plak, mikroorganizma toksinlerini de barındırdığından ağız içerisinde asidik bir ortam oluşmakta ve diş çürükleri meydana gelmektedir. Bu problemlerden korunmanın tek yolu bebeklik döneminden itibaren etkin ve sürekli diş fırçalama yapmak, diş ara yüzlerini diş ipi gibi araçlarla temizlemek ve altı ayda bir diş hekimi kontrollerini aksatmamaktır. Böylece olası diş problemleri daha başlangıçta iken çözülmüş olacaktır.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.