Öncelikle “erken boşalma” kelimesinin yerine “denetimsiz boşalma” ya da “kontrolsüz boşalma” demeyi daha doğru buluyorum. Çünkü ”erken” sözcüğü çok görecelidir. Kime göre, neye göre erken? Denetimsiz boşalmayı tanımlayacak olursak; en az 6 ay düzenli bir cinsel birliktelik ( Cinsel penatrasyon ) yaşayan ve bu birlikteliklerin % 50 sinden fazlasında erkeğin boşalmayı geciktirememesi durumudur. Başka bir deyişle; denetimsiz boşalma, bir erkeğin gönüllü boşalmayı kontrol edemeyip isteğinden önce zirveye çıkıp boşalmasıdır. Normal bir erkek önce heyecanlanır, sonra bu heyecanın keyfini yaşar (Plato) ve ardından da boşalır. Denetimsiz boşalanlarda bu plato fazı ya çok azdır ya da hiç yoktur.

Ülkemizde denetimsiz boşalma sorunu on erkekten yedisinde görülmektedir. Bu çok ciddi bir oranken bu problem ile başvuru sayısı oldukça düşüktür. Bunun nedeni ise; erkekliğe yüklenen anlamın erkeğin cinsel performansındaki başarısı ile özdeşleşmiş olması, utanç duyulması, genelde diğer erkeklerin kendisinden daha iyi performans gösterdiği yanılgısı ( bu problemi yaşayan tek erkeğin kendisi olduğu inancı ) veya kadınların çoğunun cinsel ilişkiden zevk almayı bilmemeleri sebebi ile eşinin erken boşalmanın kendileri için bir avantaja dönüşmesidir. ( Yani ne kadar hızlı olursa kadın görevini daha çabuk yerine getirmiş olur.)
(Bu içerik Değişik Platformlar taranarak alıntılanmıştır)