enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,2325
EURO
53,2503
ALTIN
6.832,25
BIST
14.917,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Çok Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
22°C
Pazar Az Bulutlu
23°C

Erken Yaşta Kalça Kireçlenmesi

Kireçlenme kabaca eklem kıkıdağının ve devamında eklemi oluşturan kemiklerin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan, eklemde ağrı ve hareket …

Erken Yaşta Kalça Kireçlenmesi

Kireçlenme kabaca eklem kıkıdağının ve devamında eklemi oluşturan kemiklerin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan, eklemde ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açan klinik rahatsızlıktır. Ortalama yaşam süresinin gelişen tıbbi olanaklarla artması sonucu son yıllarda daha sık karşılaşılan bir rahatsızlık olmuştur.

Kalça kireçlenmesi genellikle ileri yaş hastalığı (70 yaş sonrası) olmakla beraber bazen erken yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Erken yaşta görülen kalça kireçlenmelerinin iki önemli sebebi vardır. İlki doğumsal kalça çıkıkları yada daha tıbbi ifadeyle gelişimsel kalça eklemi bozukluklarıdır.  Ülkemizde son yıllarda erken tanının artması ile sıklığı azalmış olmakla beraber hala önemli bir ortopedik sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu vakalar bebeklikte tanı konursa duruma göre özel alçılama bazen cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Zamanında tanı konamamış yada tedavi edilmemiş vakalarda kalçanın anatomik yapısı bozuk olduğundan erken yaşta kireçlenme ortaya çıkmaktadır. Özellikle aktivitesi fazla kişilerde kireçlenme daha da erken ortaya çıkabilir.  Bu durumda hastanın tedavisi için aktivite kısıtlaması, fizyoterapi ve kalçadan enjeksiyon tedavileri, eklem bozukluğunun fazla olduğu vakalarda cerrahi olarak eklem düzeltme operasyonları uygulanabilmektedir. Fizyoterapi mutlaka egzersizleri de içermelidir. Kalçada anatomik bozukluk hafifse enjeksiyonlar özellikle PRP enjeksiyonları işe yarayabilmektedir. Hastanın kendi kanındaki trombositlerin yoğunlaştırılarak hasta ekleme uygulandığı PRP enjeksiyonları bir ay arayla 3 kez uygulanmaktadır.  Bu sayede kireçlenme yavaşlatılabilir.Bazen sürtünmeyi azaltıcı kıkırdak iğneleri yapılabilir.  Kireçlenmenin fazla olduğu eklemlerde protez operasyonu gerekli olmaktadır. Burada hastaların protezini olabildiğince geciktirmek asıl hedef olmalıdır. Genç hastalarda daha uzun ömürlü olan seramik protez uygulanmalıdır. Bu seramik protezlerinde bir ömrü olduğundan  ilerde revizyon operasyonu gerekebilmektedir. Bu nedenle operasyonu mümkün olduğunca geciktirmek asıl hedef olmalıdır. Bu durumda kortizon enjeksiyonları hastaya birkaç yıl kazandırabilir. Kalça enjeksiyonları mutlaka ultrason yada skopi rehberliğinde görüntüleme ile yapılmalıdır.

Diğer erken kalça kireçlenme sebebi ise femoroasetabular sıkışma sendromudur. Bu rahatsızlık son 10 yıldır daha iyi tanınmış olup görünürde hiç sebep yokken ortaya çıkan erken kireçlenmelerden sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Bu rahatsızlıkda sorun kalça kemiği (femur  topuzu) ile karşılık gelen eklem yuvası arasında doğuştan bir uyumsuzluk olmasıdır. Bazen femur başı eklem yuvası tarafından aşırılı örtülü olabilir (pincer sıkışma) yada femur başı yuvarlak değil kambur şekilli (cam sıkışma) olabilir(resim). Her iki durumda da özellikle aktif bireylerde eklemde anormal sürtünmeye bağlı kıkırdak hasarı ve erken kireçlenme ortaya çıkabilir. Femoroasetabular sıkışma sendromu olan hastalar genelikle başlarda aktivite sonrası hafif  bir kasık ağrısından şikayet ederler. Sonraları bu ağrı giderek artar ve devamlı hal alır. Bu rahatsızlığın tanısı muayene ve açılı çekilen filmlerle konabilir. MR inceleme de kıkırdağın ve labrum dediğimiz kenar kıkırdağın durumunu göstermesi açısından gerekebilir. Bu hastalarda bulgular hafifse hastanın aktivitesin kısıtlama fizyoterapi, kıkırdak ve PRP enjekiyonları işe yarayabilir. Sıkışmanın fazla olduğu olgularda hastanın artroskopik olarak kemik tıraşlama ve gerekli vakalarda kıkırdak tamiri operasyonu yapılmalıdır.  Başarılı bir cerrahi ile hastanın semptomları büyük oranda geriletebilir ve radikal cerrahi (protez operasyonu) belirgin bir şekilde geciktirilebilir. Burada önemli olan tanının erken konmasıdır.

Erken tanı ve doğru tedavi ile her iki durumda da son derece önemlidir. Bu sayede kireçlenme ilerlemeden erken müdahale ile hasta protez operasyonu gibi radikal cerrahi operasyonlardan korunabilir en kötü ihtimalle bu operasyon uzun süreli geciktirilebilir.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.