enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,2030
EURO
52,9606
ALTIN
6.639,41
BIST
14.383,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Hafif Yağmurlu
Salı Çok Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
19°C
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Çok Bulutlu
24°C

Psikoterapi geçmişi yeniden düzelterek yaşamamızı sağlar

”Yetişkin yaşamındaki ilişkilerimiz, çocukluğumuzun sahnelendiği alanlardır. İlişki de bulunan insanlar farkında olsalar da olmasalar da …

Psikoterapi geçmişi yeniden düzelterek yaşamamızı sağlar
20.03.2022
38
A+
A-

”Yetişkin yaşamındaki ilişkilerimiz, çocukluğumuzun sahnelendiği alanlardır. İlişki de bulunan insanlar farkında olsalar da olmasalar da birbirleriyle etkileşimlerinde çocukken ebeveynleriyle ilişkilerinde öğrendiklerini sergilerler. Bir çocuk eğer ebeveynleriyle ilişkide sevgiyi, koşulsuz kabulü, onaylanmayı, ait olmayı, önemsenmeyi, şefkati deneyimlemişse yetişkin hayatındaki ilişkilerinde de sahneye bunları koyacaktır. Yok eğer çocukluk yıllarında duygusal açıdan örseleyici, acı verici yaşantılara maruz kalmışsa yetişkin yaşamında kurduğu ilişkiler bu acının, örselenmişliğin sahnelendiği ve tekrar tekrar yaratıldığı alanlar olacaktır. Bunu bir örnekle açıklayalım. Çocukken ebeveynlerinden biri veya her ikisi de kendisini bir sebepten dolayı terk etmiş, bırakıp gitmiş birisi yetişkin olduğunda ilişkilerinde özellikle flört ilişkilerinde partnerine kendisini her an bırakıp gidecekmiş gibi kuşkuyla yaklaşacak ve bu kuşku nedeniyle aşırı kıskanç davranıp partnerini bunaltacaktır. Bunun sonucunda ise çok korktuğu durum olan terk edilmeyi yaşayacak ve hatta buna nasıl sebep olduğunu anlayamayacaktır bile…

İşin trajik yönü de budur zaten. Çoğu zaman çocukken ebeveynlerimiz tarafından yazılan, yetişkin olduğumuzda ise çocukken öğrendiklerimizin tekrarı olan ve artık kendimizin yazdığı senaryoyu fark etmeyiz bile…

Aynı filmi tekrar ve tekrar sahneye koyar, birbirinin aynısı olan adamları ve kadınları partner olarak seçer, birbirinin aynısı olan senaryoları yazar, aynı acıları yaşar dururuz… Çünkü geçmişten alacaklıyızdır. Bitmemiş meselelerimiz vardır. Hayatımıza aldığımız her kadında/adamda o bitmemiş meseleyi tekrarlar, umutsuzca kapatmaya, bitirmeye çalışırız. Ancak bu beyhude bir çabadır. Ebeveynlerimizin yol açtığı bitmemiş meseleler şimdi ve burada yaşanan ilişkilerle hiçbir zaman tam olarak kapatılamaz.

Çocukken terk edilmiş, sevilmemiş, önemsenmemiş, olduğunuz gibi kabul edilmemiş…iseniz geçmişten her daim alacaklı olursunuz. Tek yapabileceğiniz geçmişten alacaklı olduğunuzu kabul edip, bunun acısını çekip, yasını tutup, geçmişte ebeveynlerinizin yol açtığı bitmemiş meselelerinizin etkilerinin farkında olarak o etkileri şimdi ve buradaki ilişkilere taşımamayı seçmek olabilir. Bunu yapmak kolay değildir . Farkındalıklarımızı arttırarak geçmişin etkileriyle işlevsel olarak başa çıkabilir hale gelebiliriz.”

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.