KAYGI NEDİR? Kaygı; kişinin korku verici ya da tehdit edici bir duruma karşı vermiş olduğu bedensel ve ruhsal tepkilerdir. Kişi iç dünyadan ya …

KAYGI NEDİR?
Kaygı; kişinin korku verici ya da tehdit edici bir duruma karşı vermiş olduğu bedensel ve ruhsal tepkilerdir.
Kişi iç dünyadan ya da dış dünyadan gelen bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı bedensel, duygusal, zihinsel tepkilerin tümüne kaygı denir. Kaygı aşırı endişe ve uyarılmışlık halidir.
SINAV KAYGISI NEDİR?
Sınav öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır. Bazı öğrenciler yaklaşan sınavdaki başarı düzeyini genelleyerek, bunu kişiliğinin başarı ya da başarısızlığı olarak değerlendirebilir. Bu durum değerlendirilme korkusuna ve sınavın sürecinden çok sınavın sonucuna odaklanmaya neden olur.
SINAVDAN NEDEN KAYGILANIRIZ?
Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerin çoğunun anne babası diğer insanlara göre daha kaygılı ve mükemmelliyetçi insanlardır. Sınav kaygısının altında yatan şey; yargılanmak, sevilmemek başka insanlar tarafından başarısız görülmek, azarlanılmak, değersiz hissetmek, beceriksiz olduklarının düşünülmesidir.
Sınav kaygısını çok yoğun şekilde yaşayan öğrenciler sadece sınavda göstermiş oldukları başarıyla var olabildiklerini düşünürler. Sınavdan korkmak aslında tıpkı köpekten korkmaya benzer. Korkulan şey köpekten ziyade köpeğin bizi ısırmasıdır, sınav korkusunda da korkulan şey sınavın sonucunda başarısız olacağımız düşüncesidir. İnsanlar düşüncelerini kontrol edebilirler ve dolayısıyla sınavla ilgili düşüncelerimizi kontrol edebiliriz. Olumsuz düşünceler, kaygılar insanlar ne der düşünceleri özgüven eksikliği, ailenin tutumu kısa süreli belleğe kayıt edilir bu durum da «ben yapamam» düşüncesine dönüşür.
Zamanını uygun kullanamama, kötü beslenme, uykusuzluk, yetersiz dinlenme yeni bilgiyi öğrenmeyi engelleyebilir. Sınav sırasında ise dikkat ve odaklanmayı azaltır dolayısıyla bilgi ve potansiyeli kullanmayı engeller, hata yapma olasılığını da artırır
Herhangi bir dersle ilgili yetersiz öğrenme kaygıyı arttıran en önemli faktörler arasındadır.
«BİLGİ KAYGININ PANZEHİRİDİR»
Öğrencinin nasıl çalıştığı, çalışma süresi kadar önemlidir. Yetersiz çalışma, tutarsız ve ilgisiz konuları çalışma, ezberlemeye çalışma, müzik dinlerken ya da eğlence ortasında çalışma, etkisiz çalışma, anlamadan okuma, konuyu tam olarak anlamadan konuyla ilgili soru çözme, tekrar gözden geçirme için not tutmama, tekrar etmeme… Sınavdan önceki gece çalışmak, çalışmadan alınan verimi düşürür. Dikkati derse odaklamayı engeller. Öğrenilmesi istenilen bilginin öğrenme süresini uzatır. Dolayısıyla sınav üzerindeki kontrol azalır ve başarıyı düşürür. Felaket yorumlarını içeren tüm inanç ve düşüncelerdir, bu da kendini aşırı gözlemeye, unutkanlığa ve dikkatini toplamada, sınav sorularını okuyup anlamada, düşüncelerini organize etmede, soruları cevaplarken anahtar kelimeleri, konuları hatırlamada güçlüğe neden olur.
PEK ÇOK ÖĞRENCİ SINAV ÖNCESİ KENDİNİ KAYGILI HİSSEDER.
HAFİF BİR KAYGI SİZİ MOTİVE EDER.
BAŞARIYI ARTIRIR…
GERÇEK DIŞI OLUMSUZ DÜŞÜNCELERE KAPILMAYIN…
KAYGIYLA BAŞ EDEBİLME YOLLARI
Kaygıyla baş edebilmenin ilk ve en önemli adımı öğrencinin kendine güvenmesidir. Öğrenci yapabileceğine olan inancını asla kaybetmemelidir. Başarısızlıklar da başarı gibi hayata dair durumlardır. Başarısız olunacağı gibi bir ihtimalin her zaman olduğunu ama kişinin bu ihtimali kendine ve yapabileceklerine güvenerek ortadan kaldırabileceğine inancı hiçbir zaman yok olmamalıdır.
Hedef sakin olabilmek akıldaki kaygıları bir kenara koyarak, sakin kalmaya çalışmak akla gelen kötü senaryoları ortadan kaldırmak Çünkü kaygı arttıkça performans düşer, performans düştükçe kaygı artar.
Her kaygıyla baş edebilmek mümkündür. Kaygı nedeniyle vücudumuzda meydana gelen fizyolojik belirtiler (gerginlik hali, huzursuzluk, panik, hızlı nefes alıp verme, terleme, titreme, yorgunluk hissi vb.) kaygı düzeyi azaltılarak kontrol altına alınabilir. Kaygının kaynağıyla ilgili olarak kontrol sağlamak adına bizi neyin korkuttuğunu yani neyin kaygılandırdığını bilmek oldukça önemlidir. Her öğrencinin kaygısının nedeni farklı olabilir.
Kaygımızı diri tutan olumsuz düşüncelerin bizim düşüncelerimiz olduğu ve eğer istersek onları değiştirebileceğimizi unutmamalıyız. İnsan kaygılı olduğu zaman bildiği her şeyi unuttuğunu, asla hatırlayamayacağını, soruları yapamayacağını ve süresini yetiştiremeyeceğini düşünür. Oysa ki bu durum zihnin kaygıyla çok fazla meşgul olmasından kaynaklanmaktadır.
Sınava hayatın bir rutini ve olması gereken bir şey olarak bakmak sınavı normalleştirmemizi sağlar. Sınav bir yaşam rutini olduğu için de sınavdan önce rutinimizden farklı şekilde davranmamamız gerekir. Örneğin sınav öncesinde kahvaltı rutinimiz ne ise aynı şekilde kahvaltı yapmak önemlidir. Daha önce yemediğimiz bir yiyecekler rutinimiz değiştirilmemelidir, ya da uyku saatlerimizde değişiklikler yapmamız gereklidir.
Kaygı sınav esnasında ciddi şekilde artış gösterebilir. Burada baş etmenin en etkin yolu sınava hazır olmak ve bunun da farkında olmaktır. Öğrenci sınav öncesinde kaygı seviyesinde ciddi bir artış gözlemlediği zaman «ben elimden geleni yaptım, şu an sınava hazırım» diyebilmelidir. O an aklına gelen tüm olumsuz düşüncelere dur diyebilmek ve sınava konsantre olmak önemlidir.
Kaygının nedenleri arasında olan zaman yönetimi konusunda da yapılacak şey; öğrencinin sınav öncesinde zaman tutarak çalışması, en çok oyalandığı konuları belirlemek, zorlandığı dersin hangisi olduğunu bilmesi, soruları okumasını hızlandırıcı teknikler uygulaması gerekir.
Sınav esnasında etrafa bakmak, başkalarını gözlemlemek kaygının artmasına sebep olur. Mümkün olduğu kadar diğer insanları görmezden gelmek gerekir. Etrafa bakılma ihtiyacı duyulduğu zaman boş duvara ya da pencereye bakılmalıdır. Yani bakılan alan nötr olmalıdır ki öğrencinin zihnine gereksiz uyaran girmemiş olsun. Sınav esnasında yine kaygı yüksek bir seviyeye ulaştıysa kalem bırakılmalı, yapılabildiği kadar nefes eğersizleri yapılmalıdır.
Gözler biraz kapalı tutularak bir süre sakinleşmesini beklemek gerekmektedir. Tüm bunları öğrenci «zaman kaybediyorum» düşüncesinden arınarak yapmalıdır.
Sınav esnasında yine kaygının artmasına sebep olan bir diğer durum da öğrencinin kendisine fazla odaklanmasından kaynaklı olarak sürekli «yapabiliyor muyum, doğru işaretlemiş miyimdir, bu soruyu kesin yanlış işaretledim» gibi düşüncelerle zihnini gereksiz yere doldurmasıdır. Bu düşüncelerle uğraşılması zaman yönetimi konusunda da öğrenciyi sıkıntıya düşüreceğinden dolayı zihinden uzaklaştırmak gerekir.
Kaygıyı yenebilmenin başka bir yöntemi de öğrencinin kendisinden ve ailesinin öğrenciden beklentileri gerçekçi beklentiler olmalıdır.
Her öğrencinin her sınavdan başarılı olması mümkün değildir. Sınava giren her öğrenci bu durumun farkında olmalıdır. Başarısızlık söz konusu olduğunda bu sizin değerinizi ya da sevilecek biri olduğunuzu göstermez, sizin değerinizin sınavda göstermiş olduğunuz performansla alakası yoktur.
Yarıştığınız kişi kendinizsiniz. Sınav süresini en iyi şekilde değerlendirmek sizin elinizde. Yapıcı düşünün hiçbir kaygı belirtisinin sizin performansınızı en iyi şekilde kullanabilmenize ve dikkatinizi azaltmasına izin vermeyin.
Ailenizin olumsuz söylemleri sizi rahatsız ediyor kendinize güvenmenize engel oluyor ve kaygınızın artmasına neden oluyorsa lütfen bunu onlarla açık açık konuşun. Aileleriniz de en az sizin kadar kaygı duyuyor ve endişeli davranıyor olabilir. Fakat bu durum sizin performansınızı etkileyen bir şeye dönüşüyorsa bu durumda ailelerin bu konuda bilgilendirilmesi gerekmektedir.
Tüm bu anlatılanlara rağmen sınav kaygısından kurtulamıyorsanız ve bu kaygıyı doğru yönetemediğinize inanıyorsanız sadece profesyonel kişilere başvurun.