Alerji ve yeni doğal tedaviler Alerji günümüzde giderek artan bir hastalık türüdür. Bundan 20 yıl önce % 5 lerde seyrederken günümüzde nerdeyse her beş kişiden birinde alerjik rahatsızlık görülmektedir. Sanayileşmenin bedeli olarak düşünülen bu ...
Bahar aylarının gelmesi ile birlikte, göz yüzeyindeki alerjik problemlerde artış görülür. Bu nedenle, özellikle göz alerjisi bulunan hastalar, bu aylarda göz rahatsızlıklarında artış, kaşıntı, gözlerde dolgunluk, kızarıklık ve batışma gibi göz alerji ...
Küresel ısınma nedeniyle artan sıcaklık ve nem, klimaları günlük yaşantımızın bir parçası haline getirdi. Astım ve alerji hastaları klima kullanırken bazı kurallara uyarlarsa klima onlar için yararlı olur, ancak dikkat etmezlerse tam tersi zarar ...
BESİN ALLERJENLERİ Bazı besinlerde bulunan proteinler, vücutta bağışıklık sisteminin uyarılmasına sebep olur. Uyarılan bağışıklık sistemi, besine karşı bağışıklık yanıtı oluşturur ve besin allerjileri ortaya çıkar. Birçok kişi kendisinde besin ...
Alerji, dışarıdan maruz kalınan veya vücudun kendi maddesine karşı bağışıklık sisteminin verdiği normal dışı bir tepkidir. Bu tepki, genetik faktörlere, vücudun o maddeye karşı duyarlılığına, alerjen maddeye uzun süreli maruz kalınmasına, stres ...
Alerji, vücuda giren ya da temas eden bir maddeye karşı vücudun kendine zarar verecek derecede reaksiyon göstermesidir. Bu reaksiyonlar normal düzeyinde olursa vücudu korumak içindir. Ancak alerjik kişilerde reaksiyonlar zararlı olacak derecede ...
Astım çoğu zaman bir hastalık olarak değil, bir sürpriz olarak karşımıza çıkar. Aile için de, bazen hekim için de. Bir çocuk vardır; yıllardır “biraz hassas” diye anlatılmıştır. Burnu sık sık tıkanır, öksürüğü uzar, kışları zor geçer ama kimse ona hasta demez
Alerji hastalığında en büyük sorun bazen hastalığın kendisi değildir. En büyük sorun, tedavinin etrafında dolaşan korkudur. Çünkü alerji ilaçları çoğu zaman kullanılmaz. Kullanılmadığı için değil, yarım kullanıldığı için. Ve yarım kullanılan her tedavi, hastalığı değil, belirsizliği besler
Alerji geçmiyor. Çünkü biz onu hiçbir zaman gerçekten tedavi etmiyoruz. Belirti çıktığında müdahale ediyor, ses yükseldiğinde susturuyor, rahatlayınca bırakıyoruz. Sonra aynı tablo biraz daha ağır, biraz daha uzun, biraz daha yorucu hâliyle geri geliyor. Ve biz hâlâ şaşırıyoruz.
Bazı hastalıklar gürültüyle gelir. Ateşle, ağrıyla, acil serviste yankılanan panikle. Bazıları ise sessizce yerleşir; bağırmaz, çağırmaz, sadece kalır. Alerji böyledir. Bu yüzden çoğu zaman yok sanılır.
Bu makale, besin alerjilerinin özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde farklı sistemleri etkileyen belirtilerle ortaya çıkabileceğini ve erken fark edilmesinin doğru yönetim açısından kritik olduğunu vurgular. Belirtilerin besin alımıyla ilişkisinin dikkatle izlenmesi, gereksiz diyet kısıtlamalarından kaçınılması ve tanı-takip sürecinin uzman eşliğinde yürütülmesinin hem çocuğun sağlığı hem de yaşam kalitesi için...
Bu makale, bebeklerde alerji gelişiminin tek bir besine bağlı olmadığını; genetik yatkınlık, bağışıklık sistemi ve beslenme seçimlerinin birlikte rol oynadığını vurgular. Anne sütüyle beslenmenin ve ek gıdaya uygun zamanda, kontrollü ve bireysel yaklaşımla geçilmesinin alerji riskini yönetmede önemli olduğu; gereksiz besin kısıtlamalarından kaçınılması gerektiği belirtilmektedir.
Bu makale, çocuklarda alerji testlerinin her belirti için gerekli olmadığını; test kararının klinik bulgular, öykü ve zamanlama ile birlikte verilmesi gerektiğini vurgular. Alerji testlerinin tek başına tanı koydurmadığı, yanlış veya gereksiz testlerin hatalı kısıtlamalara yol açabileceği; doğru yaklaşımın ise hedefli, hekim rehberli ve bütüncül değerlendirme olduğu belirtilmektedir.
Alerjik hastalıklar çocukluk çağında giderek daha sık görülmektedir. Ancak her burun akıntısı, her döküntü ya da her öksürük alerji anlamına gelmez. Bu noktada ailelerin en çok zorlandığı konu şudur: Alerji testine gerçekten gerek var mı, varsa ne zaman ve kime yapılmalı? Erken tanı doğru yönetimi kolaylaştırırken, gereksiz...
Cilt alerjileri, bağışıklık sisteminin belirli maddelere karşı aşırı tepki vermesi sonucu ciltte kızarıklık, kaşıntı, şişlik, döküntü ve kuruluk gibi belirtilerle kendini gösterir.
Kış kapıya dayanırken üşüyen sadece çocukların burnu değil, alerjik hastaların annelerinin de yüreği üşür. Bilmeyen anlamaz. Sokaklar soğur, günler kısalır… Ama alerjik bir çocuğun evinde asıl kış; öksürük nöbetleri, tıkalı burun geceleri ve bitmeyen sınıf hastalıkları ile başlar.
Çok sık duyduğumuz bir cümle bu. Peki gerçekten doğru mu? Evet. Ve bunun birden fazla nedeni var. Gelin hem tıbbi hem de biraz günlük hayat gözlemlerimle birlikte meseleyi sade bir dille konuşalım.