enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,5953
EURO
55,0659
ALTIN
6.521,17
BIST
13.685,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
33°C
İstanbul
33°C
Açık
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Pazar Az Bulutlu
31°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C

3 Kişiden 1’i Cinsel İşlev Bozukluğu Yaşıyor

Depresyon, cinsel işlev bozukluğuna neden oluyor Cinsel yaşam, bireyin ruhunu ve bedenini tanıması ile başlıyor. Bedensel ve ruhsal bazı …

3 Kişiden 1’i Cinsel İşlev Bozukluğu Yaşıyor
09.04.2022
34
A+
A-

Depresyon, cinsel işlev bozukluğuna neden oluyor

Cinsel yaşam, bireyin ruhunu ve bedenini tanıması ile başlıyor. Bedensel ve ruhsal bazı hastalıklar ise cinsel yaşam sorununa yol açıyor. Depresyon başta olmak üzere, birçok psikiyatrik hastalığın cinsel yaşamı etkilediğini belirten uzmanlar, her 3 kişiden birinin yaşamının bir döneminde en az 1 kez cinsel işlev bozukluğu yaşadığına dikkat çekti.

Cinsel yaşam bireyin kendi ruhsallığını ve kendi bedenini tanıması ile başlar. Bedensel ve ruhsal bazı hastalıklar cinsel yaşam sorunu olarak çiftleri etkileyebilir” diyen Erinç, “Sağlıklı beden ve sağlıklı bir ruhsal yapının yanında birbirini seven, karşılıklı güvenle örülü ilişkilerde doyumlu bir cinsel yaşam mümkündür.

Hastalıklar, cinsel yaşamı olumsuz etkiliyor

Hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp yetmezliği gibi kalp-damar sistemi hastalıkları, kronik böbrek yetmezliği, karaciğer hastalıkları, solunum yetmezlikleri, bazı genetik hastalıklar (penisin yapısal ve doğumsal hastalıkları, kadın genital organı hastalıkları), diyabet, tiroid hastalıkları, Parkinson hastalığı, epilepsi, omurilik yaralanmaları, tümörler, bazı ilaçlar, geçirilmiş ameliyatlar (prostat ve karın içi ameliyatları) ve büyük damar ameliyatları gibi çok geniş bedensel hastalık grubu cinsel işlev bozukluğu sebebi olabilir.

Psikiyatrik hastalıklar, cinsel işlev bozukluğuna yol açıyor

Depresyon başta olmak üzere birçok psikiyatrik hastalık; kaygı bozukluğu, performans kaygısı, obsesif-kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk, şizofreni gibi psikotik bozukluklar, kişilik özellikleri, beden algı bozuklukları, fobiler veya kaçınmalar, cinsel sapkınlıklar, evlilik sorunları, gebelik korkusu, yas ve stres unsuru olabilecek yaşam olayları, toplumsal cinsiyet rollerine atfedilen her unsur cinsel işlev bozukluğu sebebi olabilir.

Cinsel işlev bozuklukları nelerdir?

1.İstek bozuklukları: Cinsel istekte azalma bozukluğu, cinsellikten tiksinme bozukluğu,

2.Cinsel uyarılma bozuklukları: Kadında cinsel uyarılma bozukluğu, erkekte sertleşme bozukluğu,

3.Orgazm ile ilgili sorunlar: Kadında ve erkekte orgazm bozukluğu, erken boşalma cinsel ilişkide ağrı duyma veya vajinismus cinsel işlev bozuklukları olarak sıralanabilir.

Her 3 kişiden 1’i cinsel işlev bozukluğu yaşıyor

Kültürler arası yapılan araştırmalarda farklı kültür ve ülkelerde farklı oranlarda cinsel sorunların yaşandığı; ancak ortak olarak ‘sık rastlandığı’ söylenebilir” diyen Erinç, çok sayıda çalışmanın değerlendirilmesinde her 3 kişiden 1’inin cinsel yaşamının herhangi bir döneminde en az bir kez cinsel işlev bozukluğu yaşıyor. 

Dolayısıyla riskli popülasyon ‘genç erişkinlik dönemi’dir denilebilir. Ergenlik dönemi, gebelik,loğusalık, menopoz gibi yaşamın fizyolojik-bedensel değişimlerinin olduğu özellikli dönemler cinsel işlevler ve cinsel eğitim açısından özel ilgiyi hak eder.

Türkiye’de cinsel sorunların en önemli kaynağı: Eğitimsizlik

Ülkemizde yapılan bir çalışmada cinsel sorunlarının en önemli kaynağının %62 ile eğitimsizlik ve bilgisizlik olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla cinsel eğitimden yoksun her yaş ve cinsiyetten birey risk altındadır diyebiliriz. Örneğin; plansız gebelikler, cinsel yolla bulaşan hastalık korkusu gibi eğitimle giderilebilecek konular, önlemlerin önceden alınmış olması ve önlemlere dair bilgi sahibi olmak, olası cinsel işlev bozukluğunu engeller. Cinselliğe ilişkin mitleri yani yanlış inançları, yanlış bilgi ve koşullanmaları düzelterek cinsel yaşam sorunlarının çözümüne yardım edilebilir.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.