Akşam saatlerinde ortaya çıkan bacak şişliği, ağırlık, ağrı ve yanma hissinin yalnızca yoğun bir iş gününün sonucu olmayabileceğini belirten kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Semih Barlas, hareketin çalışma rutininin tamamına yayılması gerektiğini söylüyor. Uzmanımıza kulak verelim.

Kapak Fotoğrafı: Uniqlo x JW Anderson
Home office çalışma düzeninde yatağınızdan çalışma masanıza ulaşmak yalnızca birkaç adım sürüyor olabilir. Toplantı odasına gitmek, yazıcıya yürümek ya da bir çalışma arkadaşınızın yanına uğramak gibi ofiste farkında olmadan yaptığınız küçük hareketler de evden çalışırken ortadan kalkabiliyor. Sonuç olarak bilgisayar karşısında geçirilen sekiz saat, bacaklar için neredeyse tamamen hareketsiz bir mesaiye dönüşebiliyor. Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Semih Barlas, uzun süre aynı pozisyonda kalmanın özellikle bacak dolaşımı açısından göz ardı edilmemesi gereken bir alışkanlık olduğunu belirtiyor: “Evden çalışırken kişi kendisini hareketli zannedebilir. Ancak sabah bilgisayarın başına oturup öğle yemeğine kadar, hatta gün boyunca çok az hareket etmek bacakların dolaşım sistemini olumsuz etkileyebilir. Gün sonunda ortaya çıkan şişlik, ağırlık, ağrı veya yanma gibi şikayetler yalnızca yorgunluk olarak değerlendirilmemeli.”
PH5
Bacaklar Günün Sonunda Neden Daha Ağır Hissediliyor?
Bacakların uzun süre aşağıda ve hareketsiz kalması, özellikle günün ilerleyen saatlerinde ayak bileklerinde ve bacaklarda şişlik oluşmasına katkıda bulunabiliyor. Saatlerce aynı pozisyonda oturmak da bacaklarda ödem gelişmesine yol açabilen etkenlerden biri. Prof. Dr. Barlas’a göre özellikle şu belirtilere dikkat etmek gerekiyor:
Günün ilerleyen saatlerinde artan bacak şişliği,
Ayak bileklerinde belirginleşen çorap izleri,
Bacaklarda ağırlık ve dolgunluk hissi,
Uzun süre oturduktan sonra ortaya çıkan ağrı veya rahatsızlık,
Bacaklarda yanma ya da huzursuzluk hissi,
Akşam saatlerinde ayakkabıların daha sıkı gelmesi.
“Bu belirtilerin her biri tek başına bir damar hastalığı anlamına gelmez. Ancak özellikle tekrarlıyor, günün sonunda belirginleşiyor ve dinlenmeye rağmen devam ediyorsa değerlendirilmesi gerekir” diyen Prof. Dr. Barlas, kişinin kendi kendine tanı koymak yerine şikayetlerinin nedenini öğrenmek için bir uzmana başvurmasının önemini vurguluyor.
ADANOLA
Çalışma Alanını Koltuğa Taşımak Sandığınız Kadar Masum Olmayabilir
Dizüstü bilgisayarla koltukta, yatakta ya da uygun olmayan bir sandalyede saatler geçirmek yalnızca bel ve boyun bölgesini etkilemiyor. Fazlasıyla rahat görünen bu çalışma düzeni ayağa kalkma ihtiyacını azaltarak hareketsizliği de artırabiliyor. “Evden çalışırken amaç yalnızca rahat bir pozisyon bulup saatlerce o pozisyonda kalmak olmamalı. Çalışma düzeninin içerisinde hareket de planlanmalı. Bilgisayar başında geçirilen süreyi bölmek, kısa yürüyüşler yapmak, ayağa kalkmak ve bacakları hareket ettirmek günlük rutinin bir parçası haline getirilmeli” diyor Prof. Dr. Barlas. Bacak sağlığını desteklemek için her çalışma molasını uzun bir egzersize dönüştürmeniz gerekmiyor. Gün içinde yapılan kısa ve sık hareketler de hareketsiz geçirilen toplam süreyi azaltmaya yardımcı olabilir. Telefon görüşmelerini yürüyerek yapmak, su almak için düzenli olarak ayağa kalkmak, kısa toplantıları ayakta geçirmek veya iki görev arasında birkaç dakikalık yürüyüş yapmak uygulanabilecek basit değişiklikler arasında yer alıyor. Buradaki asıl amaç, saate bakıp “Bir saat daha oturayım” demek yerine hareketi iş gününün doğal bir parçasına dönüştürmek.