enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0248
EURO
52,7485
ALTIN
6.835,59
BIST
14.369,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
22°C
Pazar Açık
20°C
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Açık
16°C

BEN’CİLİK SEVGİSİZLİKTİR….

Başkalarını düşünme konusunda ne çok şey yazılıp söylenmiştir…. “İğneyi başkasına, çuvaldızı kendine batır.” “Kendin için istediğin bir şeyi …

BEN’CİLİK SEVGİSİZLİKTİR….
22.03.2022
51
A+
A-

Başkalarını düşünme konusunda ne çok şey yazılıp söylenmiştir…. “İğneyi başkasına, çuvaldızı kendine batır.” “Kendin için istediğin bir şeyi başkası için de iste, kendin için istemediğin bir şeyi başkası için de isteme.” gibi…

Fakat son zamanlarda yazılıp çizilenlerin uygulamasını günlük hayatta nedense pek göremiyoruz… Neler değişiyor… Neleri kaybediyoruz ki toplumca?… Kimi zaman bize değer verenlerin kıymetini ya hiç anlamıyoruz, ya da çok geç anlıyoruz… Onu kaybettikten sonra… İş işten geçtikten sonra…

Şimdi aklıma annemin komşularımızla yaptığı sohbetten aklımda kalan bir öykü geldi… İş işten geçmeden önce değer vermenin güzel bir örneği olabilir… O öyküyü aktarmaya çalışacağım… İki erkek kardeş varmış… Her ikisi de babalarından kalma küçük bir çiftlikte çalışıyorlarmış… Kardeşlerden yaşça biraz büyük olanı evliymiş ve beş çocuğu varmış… Diğeri ise bekârmış. Her günün sonunda ürünlerini ve kârlarını eşit olarak paylaşırlarmış…

Günün birinde bekâr kardeş kendi kendine şöyle demiş: “Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç adil değil; ben yalnızım ve pek fazla ihtiyacım yok.” Bu düşünceyle her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice ağabeyinin evindeki tahıl deposuna götürmeye başlamış.

Bu arada evli olan ağabeyi de kendi kendine şöyle diyormuş: “Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç adil değil; üstelik ben evliyim, yaşlandığım zaman bana bakabilecek bir eşim ve çocuklarım var. Oysa kardeşimin yaşlandığı zaman bakacak hiç kimsesi yok.” Böylece ağabeyi de her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice kardeşinin tahıl deposuna götürmeye başlamış.

Depolarındaki tahılın miktarı değişmediği için ikisi de yıllarca ne olup bittiğini bir türlü anlayamamış… Tâ ki bir gece alacakaranlıkta yine gizlice birbirlerinin deposuna tahıl taşırken çarpışıncaya kadar. O anda olan biteni anlamışlar… Derhal çuvallarını yere bırakıp birbirlerini kucaklamışlar…

Başkalarına değer vermenin ne güzel bir örneği değil mi?… Sözde değil, özde… Sadece teoride kalmayan, aynı zamanda pratiğe de dökülebilen bir sevgi… Sahtelerine çokça şahit olduğumuz sevginin gerçek hali bu sanırım… Hiç bir şekilde onay alma ihtiyacı olmadan sevmek, kendinden öte düşünebilmek… Ve beklentisiz vermek… Böylesi sözde değil özde sevgilerle karşılaşabilmeniz dileğiyle…

Dostlukla….

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.