enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,7414
EURO
52,9243
ALTIN
6.918,07
BIST
14.252,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Az Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
14°C
Cumartesi Az Bulutlu
16°C
Pazar Az Bulutlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C

Mikrobiyata

Vücudumuzu paylaştığımız mikroorganizmalar topluluğuna Mikrobiyota, bu topluluğun toplam gen yapısı ve etkileştiği çevrenin hepsine de Mikrobiyom …

Mikrobiyata
14.04.2022
54
A+
A-

Vücudumuzu paylaştığımız mikroorganizmalar topluluğuna Mikrobiyota, bu topluluğun toplam gen yapısı ve etkileştiği çevrenin hepsine de Mikrobiyom adı verilir.

İnsan mikrobiyotası deri, üreme organları, solunum ve en çok da bağırsak sisteminde yerleşmiştir. Beslenme, ilaç kullanımı, genetik yapı, doğum şekli, anne sütü alımı, yaş ve yaşanılan coğrafik bölgeye göre değişiklik gösterir.

Mikrobiyota gıdaların sindirimi, bağışıklık sisteminin desteklenmesi, bazı vitaminlerin üretimi, bağırsak sağlığı, inflamasyonun önlenmesi, ideal vücut ağırlığının korunması, beyin faaliyetleri gibi çok farklı vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli roller üstleniyor.

Bağırsak mikrobiyotası bağışıklık sisteminin oluşması, gelişmesi için de önemlidir. Bağışıklık sistemimizin % 75-80 kadarı bağırsaklardadır!

Modern yaşam tarzı, şekerli-yağlı gıdalar, stres, ilaç kullanımı, çevre kirliliği, kimyasallar, alkol ve işlenmiş gıdalar bağırsak mikrobiyomunuzu olumsuz yönde etkileyip dengesini bozarak disbiyozise neden olur. Bu da soğukalgınlığı, allerjiler, eklem ağrıları, akne, inflamatuvar bağırsak hastalığı, obezite, tip 2 diyabet ve metabolik sendrom gibi hastalıkların gelişmesine zemin oluştu­rabilmektedir.

Bağırsaklara “ikinci beyin” denmesinin nedeni mikrobiyotanın beyin işlevini etkileyebilmesi. Bağırsak mikrobiyotası ile depresyon ve otistik spektrum bozukluğu gibi sinir sistemi rahatsızlıkları arasında bağlantılar olduğu gözlemlenmiştir. Duygusal iyilik hali, özgüven ve dinlendirici bir uykuyu teşvik eden serotonin adlı nörokimyasalın % 70’i bağırsaklarda üretiliyor.

Prebiyotikler iyi bakterilerin gıdalarıdır, mikrobiyotaya çoğalmaları için elverişli bir ortam oluştururlar.Liften zengin gıdalar (sebze ve meyveler) mikrobiyom için en uygun prebiyotik besinlerdir. Soğan, pırasa ve kuşkonmaz prebiyotiklere örnektir.

Probiyotikler, sindirim sisteminde doğal olarak bulunan, faydalı mikroorganizmalardır. Bol miktarda posalı gıdalarla beslenerek bağırsakları onlar için mükemmel hale getirirseniz probiyotikler çoğalıp sağlığımıza destek olacaktır. Yoğurt tarhana, boza, şıra, sirke, kefir, turşu gibi probiyotik besinler tüketilmeli.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.