enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0248
EURO
52,7485
ALTIN
6.835,59
BIST
14.369,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
22°C
Pazar Açık
20°C
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Açık
16°C

“Mutsuzum”

Çok değil, benim kuşağımın çocukluk döneminde, bugünümüze göre maddi konularda fakirlik vardı. Misafirlikte çikolatalı şeker ikram edilmesi …

“Mutsuzum”
31.03.2022
47
A+
A-

Çok değil, benim kuşağımın çocukluk döneminde, bugünümüze göre maddi konularda fakirlik vardı. Misafirlikte çikolatalı şeker ikram edilmesi, siyah-beyaz TV’de “Kara Şimşek” seyretmek, patlak topun peşinde tarlada akşama kadar koşmak, gazoz kapağı ve kayısı çekirdeği ile birbirimizi ütmeye çalışmak, bayramda alınan yeni ayakkabının sevinci ile sabaha kadar uyuyamamak, pazardan alınan adi plastikten yapılmış arabaya gözü gibi bakmak, boş lokum kutusuna ip takıp arabaymış gibi çekmek ve daha pek çok basit ayrıntılar bizim için lükstü ve bizler mutluyduk. Yumurta koli ile satılamayacak kadar kıymetliydi ve sofrada olduğu gün büyük bir iştahla yenilirdi. Maddi fakirliğe azıcık isyan edilecek olsa “hemen bir üst kuşağımızın karneyle ekmek aldığı veya dedelerimizin İstiklal harbinde buğday tanelerini yerlerden toparladığı, kurumuş deri parçalarını kaynatıp içtikleri” anlatılırdı.

Günümüzde yollarda dilenen çocukların günlük kıyafetleri bile geçmişteki bayram çocuklarının kıyafetlerinden daha gösterişli. Toplumumuzda bol kepçe yeme/içme sonucu şişmanlık arttı, internet nimeti sayesinde sanal yaşamlar/işler çoğaldı, yeşil alanlar/boş tarlalar yerlerini lüks evlere ve AVM’lere bıraktı, tek kişinin yolculuk yaptığı bol koltuklu-modelli araçlar yolları doldurduğu için trafik işlemez oldu.

Sonuçta maddi konularda zenginlik arttı da yeni fakirlikler ön plana geçti; zaman ve duygu fakiri olduk. “Yapacak/gidecek/okuyacak vaktim yok!” dedik ve hakikaten işyerlerimiz mabedimiz, evlerimiz otellerimiz oldu. Tüketebilmek için çok çalışmalıydık, ödenecek faturalarımız, kredi kartı borçlarımız, kullanılmış kredilerimiz… vardı. Olmayan zamanımız ve mutluluğumuzdu. Geçmişte maddiyat yokluğundan yapamadığımız aktiviteleri şimdi de zaman yokluğundan ve haz alamamaktan yapamaz olduk.

Zaman ve duygu fakirliğimiz diğerlerini doğurdu: kendimizi yok saydık, fiziksel ve ruhsal sağlığımızı kaybettik, eşimizle paylaşımlarımız azaldı, çocuklarımıza güzel rol-model olamadık, akraba/komşu/arkadaş ilişkilerimiz yok oldu, bireysel/sosyal sorumluluklarımız yük oldu, güler yüzlü olma/sevme/ âşık olma/selamlaşma/hal-hatır sorma/dertleşme/yardımlaşma/teşekkür etme-şükretme/ paylaşma… gibi insani özelliklerimizi unuttuk.

“Mutsuzum” ifadesi o kadar çok duyulur oldu ki pek çoğumuz “toplumsal olarak hasta olduğumuzu” düşünmeye başladı. Gerçekten “mutsuzum” diyen her insan hasta mı?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.