Carolina Herrera 45. yılını kutladığı İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonunda markanın 80’lerdeki gösterişli dünyasına geri dönüyor. Wes Gordon, Carolina Herrera’nın imza kodlarını bugünün gardırobuna taşıyor. Sonuç ise renk, feminen silüetler ve giyinmenin kendisinden duyulan keyif üzerine kurulu bir koleksiyon.

Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight
Defilenin gerçekleştiği David H. Koch Theater’ın girişinde podyum ile konuklar arasına yerleştirilen binlerce sarı lale, gösterinin daha başlamadan güçlü ve neşeli atmosferini kuruyor. Bu teatral başlangıcın ardından Gordon’ın koleksiyonu da Carolina Herrera’nın tanıdık dünyasını kutlayan parçalarla devam ediyor. Puantiyeler, beyaz gömlekler, belirgin bel hatları ve gece elbiseleri koleksiyon boyunca farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor.
Ancak 80’ler referansı bu kez doğrudan bir nostaljiye dönüşmüyor. Gordon dönemin gösterişli ruhunu daha rahat ve güncel parçalarla bir araya getiriyor. Sarı tüvit, şifon ve kurdele örgünün birleştiği setler; dantel kalem etekler ve pointelle hırkalar; kıvrımlı krinolin eteklere sahip trikolar markanın klasik feminenliğini gündelik gardıroba taşıyor.
Carolina Herrera’nın beyaz gömleği ise koleksiyonun en güçlü referanslarından biri olarak yeniden yorumlanmış. Boru paça pantolonların üzerine yerleştirilen kuşak detayları, transparan eteklerle tamamlanan gömlekler ve bedene oturan gömlek elbiseler, Herrera’nın klasik parçasına farklı oranlar kazandırıyor. İşlemeli kısa ceketler de denim ve dokulu kalem eteklerle birlikte kullanılarak geleneksel gece giyimi ile günlük parçalar arasındaki sınırı esnetiyor. Gece tarafında ise koleksiyon daha romantik ve dramatik bir hale geliyor. Hafif şifon çiçekler ve puantiyelerle hazırlanan transparan elbiseler Carolina Herrera’nın gösterişli tarafını bugünün daha hafif silüetleriyle buluşturuyor.
Koleksiyonda markanın geçmişine yapılan göndermeler yalnızca kıyafetlerle sınırlı değil. Andy Warhol Foundation ile yapılan işbirliği sonucunda, Warhol’un Carolina Herrera portresi işlemeli bir mini elbiseye ve küçük bir çantaya dönüşüyor. The New Yorker işbirliğinde ise Herrera’nın ilk defilesinin gerçekleştiği haftanın dergi kapağı, renkli trikolar ve sarı bir slip elbise üzerinde yeniden yorumlanıyor.
Wes Gordon’ın İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonunda geçmiş ile bugün arasındaki ilişki, nostaljiden çok devamlılık üzerinden kuruluyor. Carolina Herrera’nın beyaz gömleği, puantiyeleri, çiçekleri ve feminen silüetleri hâlâ aynı yerde duruyor ancak bu kez daha rahat, daha çeşitli ve güncel bir gardırobun içinde. 45. yıl kutlaması da tam olarak bu fikre karşılık geliyor: markanın geçmişini hatırlarken, giyinmenin neşesini bugünde tutmak.