enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8544
EURO
52,9003
ALTIN
6.914,94
BIST
14.201,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
15°C
Pazar Parçalı Bulutlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
17°C
Salı Çok Bulutlu
19°C

Okula Uyum ve Ayrılık Kaygısı

Her geçen gün büyüyen ve gelişen çocukların hayatında çok önemli bir yer tutan, kişiliklerinin oluşumunda oldukça etkili olan bir aşamadır okula …

Okula Uyum ve Ayrılık Kaygısı
27.09.2022
51
A+
A-

Her geçen gün büyüyen ve gelişen çocukların hayatında çok önemli bir yer tutan, kişiliklerinin oluşumunda oldukça etkili olan bir aşamadır okula başlangıç. Her çocuğun geçtiği bu aşama farklı sonuçlar ortaya çıkarabilir. Çocuğun ebeveyni ile olan bağlanma örüntüsüne bağlı olarak çocuklar okula karşı farklı tepkiler ortaya koyabilirler. Toplumumuzun gözünde ebeveyninin yanında uzaklaşmayan ve sözünden çıkmayan çocuklar daha eğitimli ve uslu gibi dururken, okul çağına gelindiğinde bu durum o kadar da işlevsel olmaz.

Güvenli bağlanan çocuklar ebeveyninin yanından ayrılmayan değil, onun varlığında etrafını rahatça keşfeden ve yorumlayan çocuklardır. Yani güvenli bağlanan çocuklar dünyayı keşfederken daha özgür olan çocuklardır. Bağlanma türü okula uyumla oldukça iç içe bir durumdur çünkü okul yeni bir dünyanın keşifi demektir çocuklar için. Güvenli bağlanan çocuklar okula uyum göstermekte daha başarılı iken güvensiz bağlanan çocuklarda bu durum tam tersidir. Ayrıca yapılan araştırmalar göstermektedir ki güvensiz bağlanan çocukların yaşadığı okula uyum problemlerinin psikolojik bir rahatsızlığa dönüşme ihtimali daha yüksektir.

Okula uyum problemlerini arkasında büyü oranda ayrılma korkusu ya da ayrılma kaygısı dediğimiz durum yatar. Ayrılma kaygısı temel olarak çocuğun bakım veren ebeveyninden ya da bakıcısından ayrıldığında gösterdiği kaygı durumudur. Türkiye şartlarında bakıldığında ayrılma kaygısı çocuklarda en çok görülen üç psikolojik rahatsızlıktan birisidir.

Ayrılma kaygısı çocukların okul uyumunu oldukça etkiler çünkü okul onlar için ebeveynlerinden uzun süre ayrı kalacakları bir yerdir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki ayrılma kaygısı alan çocukların %75’ i okula uyum sorunları yaşamaktadır. Ayrıca yine bu tanıya sahip çocuklar daha içe dönük davranışlar sergilemektedirler. Yine yapılan çalışmalar gösttermektedir ki ayrılma kaygısı bozukluğu olan çocuklar hırsızlar, adam kaçıranlar, hayvanlar, canavarlar, karanlık gibi kendilerince tehlike olarak algıladıkları nesne ve durumlardan korkabilirler. Kendilerini bağlanma figürlerinden ayırmaya zorlayan birine öfke ve saldırganlık gösterebilirler. Özellikle karanlıkta veya yalnızken, odasına bakan insanlar görme, yaratıklar görme gibi sıradışı algısal deneyimler geçirebilirler (American Psychiatric Association, [APA], 2013).

Ne Yapılabilir?

Çocuğunuz ile okulun ardından eve gelince günü hakkında sohbet etmek aranızdaki bağı güçlendirir. Yeni bir ortama giren ve zorluklarla mücadele etmesi gereken çocuklar okulda sorunlarla karşılaşabilir. Bu sorunları ciddiye alıp onlarla konuşmak, geçiştirmemek oldukça önemlidir.

Eğer size sorunlarından bahsederse bu durumu ciddiye alınmalıdır.

-Hepimiz bunları yaşadık.

-Bir şey olmaz geçer.

-Bunu sorun etme… gibi cümleler aranızdaki bağı zedeleyebileceği için bu cümleler işlevsel olmayacaktır.

Çocuğa bir birey olarak ciddi ve gerçekci cevaplar verilip, ne olursa olsun yanında olduğunuzu aktarmak daha iyi olacaktır. Bununla birlikte çocukların sorunlarına müdahil olmak, sorunu çözmek yerine önce onlara bir fırsat vermek gereklidir. Çocuğun kendi sorunlarını çözmeye çalışması, çözemese bile bunu doğru şekilde dile getirebilmesi gelişimi için oldukça önemlidir. Karakterini oluşturacak en önemli durumlardan birisi de kendini ne kadar ifade edebildiğinden geçer.

-Bu durumu arkadaşınla konuşup, ona hislerinden bahsedebilirsin.

-Öğretmenine bu durumu anlatırsan o yardımcı olacaktır… gibi cümleler hem çocuğun iletişim becerilerini güçlendirir hem de kendine güvenini arttırır.

Eğer her soruna veli olarak müdahale edilinirse, bu durum çocuğun kendine güvenini ve cesaretini zedeleyebilir. Çocuğu ebeveyne bağımlı hale getirebilir. Çocuğun ebeveynine bağımlı olması gelişimini yavaşlatabileceği gibi psikolojik rahatsızlıklar açısından da risk faktörü haline gelebilir.

Sorunları velisi tarafından çözülen çocuklar daha yüksek oranda içe kapanıklık, iletişim sorunları ve saldırganlık göstermektedir. Bu sebeplerden ötürü çocuğa alan bırakmalı ve gerekli noktalarda müdahil olunmalıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.