enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
12°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
14°C

PROSTAT KANSERİ GENEL

Prostat Kanserinin Genel Özellikler Prostat kanseri dünyada en sık beşinci, erkeklerde ise ikinci en yaygın görülen malignitedir. Genel olarak bakıldığında yeni kanser olgularının gelişmiş ülkelerde %19’unu, gelişmekte olan ülkelerde ise %5,3’ünü oluşturur. İnsidans ve mortalite oranları farklı ülkelerde ve aynı ülkenin farklı bölgelerinde ırk, diyet alışkanlığı, yaşam tarzı, coğrafya, tarama çalışmaları ve önleyici tedavi gibi nedenlerden dolayı değişkenlik gösterebilmektedir. Bununla birlikte, prostat kanseri tanısı büyük oranda PSA testinin kullanıma girmesi ve yaşlanan nüfus nedeniyle Avustralya/Yeni Zelanda ve Kuzey Amerika’da (111.6/100.000), Batı ve Kuzey Avrupa’da ise (94.9/100.000) olarak görülmektedir. Doğu ve Güney-Orta Asya’da insidans daha düşük (10.5/100.000 ve 4.5) olarak tespit edilirken diğer bölgelerde bir artışın olduğu da görülmektedir. Mortalite oranlarıda benzer şekilde ülkeler arasında büyük farklılıklar göstermektedir. Tespit edilen en yüksek oran Karayip

PROSTAT KANSERİ GENEL
12.12.2025
3
A+
A-

Prostat Kanserinin Genel Özellikler

Prostat kanseri dünyada en sık beşinci, erkeklerde ise ikinci en yaygın görülen malignitedir. Genel olarak bakıldığında yeni kanser olgularının gelişmiş ülkelerde %19’unu, gelişmekte olan ülkelerde ise %5,3’ünü oluşturur.

İnsidans ve mortalite oranları farklı ülkelerde ve aynı ülkenin farklı bölgelerinde ırk, diyet alışkanlığı, yaşam tarzı, coğrafya, tarama çalışmaları ve önleyici tedavi gibi nedenlerden dolayı değişkenlik gösterebilmektedir. Bununla birlikte, prostat kanseri tanısı büyük oranda PSA testinin kullanıma girmesi ve yaşlanan nüfus nedeniyle Avustralya/Yeni Zelanda ve Kuzey Amerika’da (111.6/100.000), Batı ve Kuzey Avrupa’da ise (94.9/100.000) olarak görülmektedir. Doğu ve Güney-Orta Asya’da insidans daha düşük (10.5/100.000 ve 4.5) olarak tespit edilirken diğer bölgelerde bir artışın olduğu da görülmektedir.

Mortalite oranlarıda benzer şekilde ülkeler arasında büyük farklılıklar göstermektedir. Tespit edilen en yüksek oran Karayipler’de yılda 28/100.000 iken en düşük oran ise Güneydoğu Asya, Çin ve Kuzey Afrika’da yılda 5/100.000 olgu olduğu görülmektedir. Yaşa standardize 5-yıllık sağkalım oranları verilerine göre en yüksek sağkalım oranı ABD’de %92, Avustralya ve Kanada’da %80, Danimarka, Polonya ve Cezayir’de ise %40 olarak bildirilmiştir.

Prostat kanseri kanser insidansındaki ve mortalitesindeki oranların coğrafik bölgelere göre büyük farklılıklar göstermesi, kanser gelişiminde çevresel faktörlerin, diyet, yaşam tarzı ve genetik yapı gibi multifaktöriyel parametrelere bağlanmıştır.

Prostat kanseri genç erkeklerde nadiren görülür. Tüm olguların sadece %2’si 50 yaşın altındadır. Tanıda ortalama yaş 68’dir, hastaların %63’ü 65 yaşından sonra tanı alır.

PSA’nın klinik kullanıma girmesiyle lokalize hastalık tanısı artarken metastatik hastalık tanısı azalmış, buna bağlı olaraksa hastalığa bağlı yaşam süresi uzamıştır. Prostat kanseri etyopatogenezinde rol alan nedenler tam olarak tespit edilememekle beraber genetik ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığına dair önemli bulgular mevcuttur. Bununla birlikte, son yıllarda yapılan geniş çaplı epidemiyolojik çalışmalar, prostat kanseri’nin doğasını daha anlaşılır hale getirmiş ve bazı risk faktörlerinin ortaya çıkarılmasını sağlamıştır. Bu risk faktörlerinin en önemlilerinden biri herediter Prostat kanseridir.

Prostat kanserinin hem ailesel hem genetik bir özelliğinin olduğu epidemiyolojik çalışmalarla gösterilmiştir. Yapılan çalışmalarda prostat kanserini tetikleyebilecek RNasel (HPC1, herediter prostat kanser 1 bölgesi), ELAC2 (HPC2 bölgesi) ve MSR1 gibi bazı genler belirlenmiştir ancak bir veya birkaç genden meydana gelen değişikliklerle ilgili bazı herediter formları tanımlanabilmiştir. Ayrıca inflamasyon, infeksiyon, genetik özellikler, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, vasektomi, sigara, diet, obesite, alkol tüketimi gibi risk faktörleri mevcuttur.

(Bu içerik Değişik Platformlar taranarak alıntılanmıştır)

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.