Aile içinde, eşler arasında yaşanan sorunların temel nedeni çoğunlukla etkili iletişim kuramamaktan kaynaklanmaktadır.Anlamaya ve anlaşılmaya odaklı bir iletişimden uzak ilişkilerde sorunların çözülemediği gibi yanlış iletişim bu durumu daha da karmaşık hale getirmektedir. Geliştirilmesi gereken olgun bir iletişim bilincidir.Bu çabayı karşılıklı göstermek, bu bilinci karşılıklı geliştirmek asıl etkiyi sağlar.Kişiler bunu kendilerinde ve ilişkilerinde /aile yapılarında değiştirmekte zorlanabilirler.Bu noktada danışmanlık almak, sağlıklı iletişim şekilleri geliştirmekte yardımcı olmaktadır.

AİLE İÇİ İLETİŞİM SÜREÇLERİ / TÜM İLİŞKİLERDE SAĞLIKLI İLETİŞİM BECERİLERİ
İnsan çevresi ile başta kendisi ile sürekli iletişim halindedir. Kendimizi, primer çevremizi ve tüm oluşumlar ile olan ilişkimizi anlayabilmek ve doğru anlaşabilmek için etkin ve etkili iletişimde başarılı olmak gerekir. İletişimini iyileştirmek ve güçlendirmek isteyen kişi öncelikle kendi iletişim bilincini geliştirmeli ve o olgunluğa ulaşmalıdır.İletişimde asıl amacın farkında olarak, iletişim engellerini, başarılı iletişim yollarını, iletişimde faydasız yaklaşımları bilerek kurulan iletişim bilinçli iletişimdir.Davranışların altında yatan niyetleri görerek, sadece kendimize odaklı iletişim yerine empatik ilişki kurarak,iletişimin sadece konuşmaktan ibaret olmadığını bilerek,güven, saygı, açıklık doğrultusunda konuşarak ve dinleyerek iletişim bilincimizi geliştirebiliriz.Asıl mesele anlamaya ve anlaşılmaya niyet ederek buna odaklanarak candan dinlemektir.Tartışma, savunma ve çatışma odaklı başlayan iletişimin ortasında düzelme şansı yoktur.Sonuca odaklanmak yerine, süreçte karşımızda ki kişi her kimse onun duygularını anlamaya odaklanmak başarı şansını artıracaktır.
iletişime otomatik düşünceler ile başlamamak gerekir. Bu düşüncelerde iletişimi olumsuz etkileyen çoğunlukla var olmayan zihnimizin oluşturduğu düşüncelerdir.Bu düşünceler ile başlayan iletişimde taraflar zaten bir şeyin değişmeyeceğini kendilerine kabul ettirip, karşıdaki kişiye bunu hissettirip konuşmayı çıkmaza yönlendirirler.Yani ” sen beni hiç anlamıyorsun, sen böyle demek istedin, kesin bunu kast ettin, benim hep böyle olduğumu düşünüyorsun, sen hep böylesin, böyle demek istedin” bu düşünceler hem var olmayan hem de aşırı genelleme içeren düşüncelerdir.Peki bu düşünceleri aşmak için, konuşmada bu düşünceleri bir kenara bırakıp iletişime devam etmek için ne yapmalı;
Bazen yeteri kadar anlayamıyoruz, bu normal; anlamadığınız yerleri kestirip atmayın ve sorular sorup anlama çalışın. Belki de karşınızdaki kişinin sorular ile aydınlanmaya ihtiyacı vardır. Doğru soruları bulun ve söylediklerini pekiştirin “doğru mu anladım bunu mu demek istedin“.Kişi beklide size “ne güzel söyledin, bende tam bunu söylemek istemiştim, anlatmaya çalıştığım buydu“diyerek anlaşma sağlanacaktır.
Tüm iletişim engellerimizi düzelttiğimiz, iletişim bilincini ve olgunluğumuzu geliştirdiğimiz halde sağlıklı iletişim kuramıyorsak bu tamamen bizimle alakalı değildir. İletişimde anlattıklarımız karşımızdakinin anladığı kadardır. Eşimizi, partnerimizi, ailemizi, çocuğumuzu ve arkadaşlarımızı her düzeyde tanımamız lazım. Değerlerini, gerçekliklerini, bilişsel gelişmişliğini, dünya görüşünü… Bunlar her birey için değiştirebilir düzeyde olmuyor. Değişimin tek taraflı olması iletişimde yorgunluk ve bir süre sonra tamamen konuşmayı kesmeye neden olabiliyor. Karşımızdaki kişinin farkındalığını sağlayıp değişim ve dönüşüm için kendisinin adım atmasını ve yüzleşmesini sağlamak önemli. Kişi kendiside yetersiz kaldığında bu yüzleşme bir uzman ve danışmalık yardımı önemlidir.
Zeynep AKBULUT
Uzm. Aile Danışmanı
(Bu içerik Değişik Platformlar taranarak alıntılanmıştır)